Başında genç olan 9 kelime var. Genç ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde genç olan kelimeler listesine ya da sonu genç ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında genç bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
GENÇLEŞTİRİLMEK
GENÇLEŞTİRİLME
GENÇLEŞTİRMEK
GENÇLEŞTİRME
GENÇLEŞMEK
GENÇLEŞME
GENÇLİK, GENÇTEN
GENÇ
Genç Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
GENÇ
3 Harfli Kelimeler
GEÇ, GEN
2 Harfli Kelimeler
ÇE, EN, GE, NE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- GENÇLEŞTİRİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Gençleştirme işi yapılmak
-
[nesnesiz]
Gençleştirme işi yapılmak
- GENÇLEŞTİRİLME
-
-
[isim]
Gençleştirilmek işi
-
[isim]
Gençleştirilmek işi
- GENÇLEŞTİRMEK
-
-
[-i]
Yeniden gençliğine ve dinçliğine kavuşturmak
-
Genç göstermek
- "Yatağımda ve iç gömleğimde beni çocuklaştıran, gençleştiren biricik koku lavanta çiçeklerinin kokusudur."
-
Bir kuruluşu genç üyelerle canlandırmak
-
[-i]
Yeniden gençliğine ve dinçliğine kavuşturmak
- GENÇLEŞTİRME
-
-
[isim]
Gençleştirmek işi
-
[isim]
Gençleştirmek işi
- GENÇLEŞMEK
-
-
[nesnesiz]
Yeniden gençlik ve canlılık kazanmak; gencelmek
-
Genç görünmek
- "Yaşlandıkça gençleşen bir adam yalnız verdiği eserlerden değil bundan sonra meydana getireceklerinden dolayı mühimdir."
-
Bir kuruluş genç üyelerle yenileşmek
-
[nesnesiz]
Yeniden gençlik ve canlılık kazanmak; gencelmek
- GENÇLEŞME
-
-
[isim]
Gençleşmek işi; gencelme
-
[isim]
Gençleşmek işi; gencelme
- GENÇLİK
-
-
[isim]
Genç olma durumu; şebabet
- "İlk gençliğinde at delisiydi."
-
İnsan hayatının ergenlikle orta yaş arasındaki dönemi
- "Hemen Yunus'un gençliğinde yavuklusu iken kaybettiği güzel kızı hatırladım."
-
Genç insanların bütünü
- "O gençliğin politikaya katılması yüzünden Balkan Harbi'ne girmişiz."
-
[mecaz]
Genç bir kimsenin tutumu
- "Gençliğimi kapının eşiğinde bırakıp eve giriyorum."
-
[isim]
Genç olma durumu; şebabet
- GENÇTEN
-
-
[sıfat]
Genç sayılan (kimse)
- "Ev sahibi Hacı Ali'yi tanıdım. Gençten bir adamdı."
-
[sıfat]
Genç sayılan (kimse)
- GENÇ
-
-
[sıfat]
Yaşı ilerlememiş olan, ihtiyar karşıtı
- "Eliyle işaret etti genç adama."
-
Çocukluktan çıkmış yetişkin kimse
-
Gelişmesini tamamlamamış olan (bitki, hayvan)
- "Genç ağaç. Genç at."
-
Gençlikteki özelliklerini koruyan; dinç
-
Zihin bakımından yeterince gelişmemiş; toy (I)
-
[mecaz]
Yeni gelişmekte olan, kısa bir geçmişi olan
- "Atatürk'ün tabutu arkasından ağlayan on beş milyon Türk'ün yaşadığı genç Türkiye mutluydu."
-
[sıfat]
Yaşı ilerlememiş olan, ihtiyar karşıtı