İçinde hl olan 7 harfli 36 kelime var. İçerisinde HL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında hl olan kelimeler listesine ya da sonu hl ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

AHLAKLI

  1. [sıfat] Ahlak kurallarına bağlı, bunlara uygun davranan (kimse)
    • "Bir insan ne kadar hür olursa o kadar düşünür, ne kadar düşünürse o kadar ahlaklı olurdu." (Ömer Seyfettin)
TAHLİLİ

Kelime Kökeni: Arapça taḥlīlī

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız çözümlemeli
AHLAKEN

Kelime Kökeni: Arapça aḫlāḳen

  1. [zarf] Bakınız ahlakça
    • "Zavallı vatanım Abdalya, sen ahlaken bu kadar düşecek mi idin?" (Haldun Taner)
TEHLİKE

Kelime Kökeni: Arapça tehluke

  1. [isim] Büyük zarar veya yok olmaya yol açabilecek durum; muhatara
    • "Görülüyor ki atom harbi tehlikesi şimdiden tesirini göstermeye başlamıştır." (Nâzım Hikmet)
  2. Gerçekleşme ihtimali bulunan fakat istenmeyen sakıncalı durum
AGAHLIK

  1. [isim] Agâh olma durumu
    • "Agâhlık onun için bir devlettir." (Mustafa Tatcı)
SİLAHLI

  1. [sıfat] Silahı olan
FERAHLI

  1. [sıfat] Bakınız ferah (II)
    • "Muntazaman bir mektebe gidiniz. Hava çok alan ziyalı dershanelerden, geniş ferahlı bahçelerden, temiz ve sade teneffüs salonlarından ziyade gözlerinize jimnastikhaneler çarpar." (Ömer Seyfettin)
EHLİYET

Kelime Kökeni: Arapça ehliyyet

  1. [isim] Bakınız sürücü belgesi
  2. Bakınız uzluk
    • "Üstat, ehliyetin son olgunluk merhalesini ifade ettiğinden yaş, baş ve sakal mefhumlarını da ihtiva ederdi." (Ahmet Haşim)
  3. Bakınız yeterlilik
IHLAMUR

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, bitki bilimi] Ihlamurgillerden, kerestesi beğenilen, büyük bir gölge ağacı (Tilia)
    • "Büyük köşk çam ve ıhlamurlarla çevrili olduğundan loşlukta kalmıştı." (Refik Halit Karay)
  2. Bu ağacın güzel kokulu çiçeği
    • "Sobanın üstündeki çaydanlıkta kaynayan ıhlamurun kokusu bütün evi sarmış." (Ahmet Ümit)
  3. Bu çiçeğin kurutulup kaynatılmasıyla elde edilen içecek
    • "Kalksam, bir ıhlamur kaynatıp içsem." (Sait Faik Abasıyanık)
SİYAHLI

  1. [sıfat] Siyahı bulunan
    • "Kavisli yollarına kakılmış beyazlı siyahlı çakıl taşları henüz sulanmış." (Refik Halit Karay)
GÜNAHLI

  1. [sıfat] Bakınız günahkâr
AHLAMAK

  1. [nesnesiz] İç çekmek, ah etmek, ah çeker gibi ses çıkarmak
    • "Hatta kızın küçümseyişlerine katlandı, gözyaşları döktü, inledi, ahladı." (Tarık Buğra)
TALİHLİ

  1. [sıfat] Bakınız bahtlı
    • "Çünkü hayatta talihli adam azdır; böyle olduğu için de bu sıfat pek az kullanılmış, pek az kimseye verilebilmektedir." (Şemsettin Kutlu)
ŞEYHLİK

  1. [isim] Şeyh olma durumu; meşihat
SALİHLİ

  1. [isim] Manisa iline bağlı ilçelerden biri
HOHLAMA

  1. [isim] Hohlamak işi
İHLASLI

  1. [sıfat] İhlası yerinde ve sağlam olan (kimse)
AHLAKÇI

  1. [isim] Ahlak konularını inceleyen filozof veya bu konularla uğraşan kimse
    • "Edipler konuşulan tabii lisanla yazmaya, şairler millî edebiyatı, millî şiiri, millî vezni meydana koymaya; hukukçular millî hukuku, ahlakçılar millî ahlakı, terbiyeciler millî terbiyeyi bulmaya çalışıyorlar." (Ömer Seyfettin)
  2. [sıfat] Her şeyi ahlak açısından değerlendiren; törelci, aktöreci, moralist
MÜHLİYE

  1. [isim, bitki bilimi] Bakınız mülhiye
AHLAKÇA

  1. [zarf] Ahlak anlayışına göre, ahlak değerleri bakımından, ahlaken
    • "Hepsinin başında iş olmazsa ahlakça çürür insan." (Kerim Korcan)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü