İçinde hl olan 7 harfli 36 kelime var. İçerisinde HL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında hl olan kelimeler listesine ya da sonu hl ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AHLAKLI
-
-
[sıfat]
Ahlak kurallarına bağlı, bunlara uygun davranan (kimse)
- "Bir insan ne kadar hür olursa o kadar düşünür, ne kadar düşünürse o kadar ahlaklı olurdu."
-
[sıfat]
Ahlak kurallarına bağlı, bunlara uygun davranan (kimse)
- TAHLİLİ
-
Kelime Kökeni: Arapça taḥlīlī
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız çözümlemeli
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız çözümlemeli
- AHLAKEN
-
Kelime Kökeni: Arapça aḫlāḳen
-
[zarf]
Bakınız ahlakça
- "Zavallı vatanım Abdalya, sen ahlaken bu kadar düşecek mi idin?"
-
[zarf]
Bakınız ahlakça
- TEHLİKE
-
Kelime Kökeni: Arapça tehluke
-
[isim]
Büyük zarar veya yok olmaya yol açabilecek durum; muhatara
- "Görülüyor ki atom harbi tehlikesi şimdiden tesirini göstermeye başlamıştır."
-
Gerçekleşme ihtimali bulunan fakat istenmeyen sakıncalı durum
-
[isim]
Büyük zarar veya yok olmaya yol açabilecek durum; muhatara
- AGAHLIK
-
-
[isim]
Agâh olma durumu
- "Agâhlık onun için bir devlettir."
-
[isim]
Agâh olma durumu
- SİLAHLI
-
-
[sıfat]
Silahı olan
-
[sıfat]
Silahı olan
- FERAHLI
-
-
[sıfat]
Bakınız ferah (II)
- "Muntazaman bir mektebe gidiniz. Hava çok alan ziyalı dershanelerden, geniş ferahlı bahçelerden, temiz ve sade teneffüs salonlarından ziyade gözlerinize jimnastikhaneler çarpar."
-
[sıfat]
Bakınız ferah (II)
- EHLİYET
-
Kelime Kökeni: Arapça ehliyyet
-
[isim]
Bakınız sürücü belgesi
-
Bakınız uzluk
- "Üstat, ehliyetin son olgunluk merhalesini ifade ettiğinden yaş, baş ve sakal mefhumlarını da ihtiva ederdi."
-
Bakınız yeterlilik
-
[isim]
Bakınız sürücü belgesi
- IHLAMUR
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, bitki bilimi]
Ihlamurgillerden, kerestesi beğenilen, büyük bir gölge ağacı (Tilia)
- "Büyük köşk çam ve ıhlamurlarla çevrili olduğundan loşlukta kalmıştı."
-
Bu ağacın güzel kokulu çiçeği
- "Sobanın üstündeki çaydanlıkta kaynayan ıhlamurun kokusu bütün evi sarmış."
-
Bu çiçeğin kurutulup kaynatılmasıyla elde edilen içecek
- "Kalksam, bir ıhlamur kaynatıp içsem."
-
[isim, bitki bilimi]
Ihlamurgillerden, kerestesi beğenilen, büyük bir gölge ağacı (Tilia)
- SİYAHLI
-
-
[sıfat]
Siyahı bulunan
- "Kavisli yollarına kakılmış beyazlı siyahlı çakıl taşları henüz sulanmış."
-
[sıfat]
Siyahı bulunan
- GÜNAHLI
-
-
[sıfat]
Bakınız günahkâr
-
[sıfat]
Bakınız günahkâr
- AHLAMAK
-
-
[nesnesiz]
İç çekmek, ah etmek, ah çeker gibi ses çıkarmak
- "Hatta kızın küçümseyişlerine katlandı, gözyaşları döktü, inledi, ahladı."
-
[nesnesiz]
İç çekmek, ah etmek, ah çeker gibi ses çıkarmak
- TALİHLİ
-
-
[sıfat]
Bakınız bahtlı
- "Çünkü hayatta talihli adam azdır; böyle olduğu için de bu sıfat pek az kullanılmış, pek az kimseye verilebilmektedir."
-
[sıfat]
Bakınız bahtlı
- ŞEYHLİK
-
-
[isim]
Şeyh olma durumu; meşihat
-
[isim]
Şeyh olma durumu; meşihat
- SALİHLİ
-
-
[isim]
Manisa iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Manisa iline bağlı ilçelerden biri
- HOHLAMA
-
-
[isim]
Hohlamak işi
-
[isim]
Hohlamak işi
- İHLASLI
-
-
[sıfat]
İhlası yerinde ve sağlam olan (kimse)
-
[sıfat]
İhlası yerinde ve sağlam olan (kimse)
- AHLAKÇI
-
-
[isim]
Ahlak konularını inceleyen filozof veya bu konularla uğraşan kimse
- "Edipler konuşulan tabii lisanla yazmaya, şairler millî edebiyatı, millî şiiri, millî vezni meydana koymaya; hukukçular millî hukuku, ahlakçılar millî ahlakı, terbiyeciler millî terbiyeyi bulmaya çalışıyorlar."
-
[sıfat]
Her şeyi ahlak açısından değerlendiren; törelci, aktöreci, moralist
-
[isim]
Ahlak konularını inceleyen filozof veya bu konularla uğraşan kimse
- MÜHLİYE
-
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız mülhiye
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız mülhiye
- AHLAKÇA
-
-
[zarf]
Ahlak anlayışına göre, ahlak değerleri bakımından, ahlaken
- "Hepsinin başında iş olmazsa ahlakça çürür insan."
-
[zarf]
Ahlak anlayışına göre, ahlak değerleri bakımından, ahlaken