İçinde hl olan 6 harfli 21 kelime var. İçerisinde HL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında hl olan kelimeler listesine ya da sonu hl ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MAHLEP

Kelime Kökeni: Arapça maḥleb

  1. [isim, bitki bilimi] Bakınız İdris ağacı
  2. Bu ağacın bahar olarak kullanılan, nohut büyüklüğündeki yemişi
MUHLİS

Kelime Kökeni: Arapça muḫliṣ

  1. [sıfat, eskimiş] Dostluğunda ve inançlarında içten olan
ŞAHLIK

  1. [isim] Şah olma durumu
  2. [tarih] Afgan ve İran hükümdarlığı
  3. Bir kimsenin saltanat dönemi
IHLAMA

  1. [isim] Ihlamak işi
OHLAMA

  1. [isim] Ohlamak işi
MAHLUL

Kelime Kökeni: Arapça maḥlūl

  1. [sıfat, eskimiş] Hallolmuş, çözülmüş, dağılmış
  2. [hukuk] Mirasçısı olmayan bir kimseden hükûmete kalan (mülk)
    • "Padişaha arz edilecek maruzat ile bir emri olursa küçük bir parayla evkaftan mahlul bir evceğiz verilemez mi?" (Abdülhak Şinasi Hisar)
  3. [isim, kimya] Bakınız eriyik
MAHLUK

Kelime Kökeni: Arapça maḫlūḳ

  1. [isim, eskimiş] Bakınız yaratık
    • "İnsanlar, koku duygusunun çeşitlerini ve manalarını görmekte her mahluktan daha fazla miyopturlar." (İbrahim Alâeddin Gövsa)
MAHLAS

Kelime Kökeni: Arapça maḫlaṣ

  1. [isim] Bakınız takma ad
MAHLUT

Kelime Kökeni: Arapça maḫlūṭ

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız katışık
  2. [isim, kimya] Bakınız karışım
ŞUHLUK

  1. [isim] Şuh olma durumu
    • "Buna mutlaka bir sebep aramak lazımdı ve Leylâ yaradılışında bir kız için bu sebebin şuhluk ve âşıktaşlık maceraları dışında aranılmasına imkân yoktu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
SAHLEP

Kelime Kökeni: Arapça saḥleb

  1. [isim, eskimiş] Bakınız salep
ZIRHLI

  1. [sıfat] Zırh giymiş veya zırh kaplanmış
    • "Garp'ın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar / Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var" (Mehmet Akif Ersoy)
  2. [isim] Büyük bir bölümü mermilere ve uçak bombalarına karşı bir zırhla korunmuş, genellikle büyük tonajlı açık deniz gemisi
    • "5-18 Mart muharebesi bizim zaferimizle bitmişti, düşman zırhlılarının canına okumuşuz." (Aka Gündüz)
MÜHLİK

Kelime Kökeni: Arapça muhlik

  1. [sıfat, eskimiş] Öldürücü, tehlikeli
MÜHLET

Kelime Kökeni: Arapça muhlet

  1. [isim] Bakınız vade
AHLAKİ

Kelime Kökeni: Arapça aḫlāḳī

  1. [sıfat] Ahlaka uygun, ahlakla ilgili; aktöresel, sağtöresel, törel, etik
    • "Bütün vaktim babamın verdiği fennî, ahlaki kitapları okumakla, kardeşlerimin manasız, münasebetsiz iddialarını dinlemekle geçer." (Ömer Seyfettin)
İZAHLI

  1. [sıfat] Bakınız açıklamalı
    • "Bu gramofonda haftada bir izahlı müzik dinliyorduk." (Haldun Taner)
TAHLİS

Kelime Kökeni: Arapça taḫlīṣ

  1. [isim, eskimiş] Bakınız kurtarma
TAHLİL

Kelime Kökeni: Arapça taḥlīl

  1. [isim] Bileşik bir maddenin birleşimindeki yalın maddelerin niteliğini veya niceliğini anlamak için yapılan iş; analiz
  2. Bakınız çözümleme
    • "Biz yine sırasıyla bu seyahatlerin tahliline geçerek mühim noktalara işaret etmeye çalışalım." (Asaf Halet Çelebi)
TAHLİF

Kelime Kökeni: Arapça taḥlīf

  1. [isim, eskimiş] Ant içirme, yemin ettirme
DEHLİZ

Kelime Kökeni: Farsça dehlīz

  1. [isim] Üstü kapalı, dar ve uzun geçit
    • "Mihrabın sağ tarafında dehliz gibi kuytu bir köşeye açılan bir kapı vardır." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. Bazı evlerin bodrumlarında yanlarda açılan küçük pencerelerden ışık alan uzun ve dar galeri
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü