İçinde hl olan 5 harfli 13 kelime var. İçerisinde HL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında hl olan kelimeler listesine ya da sonu hl ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ŞEHLA
-
Kelime Kökeni: Arapça şehlāʾ
-
[sıfat]
Kusurlu sayılmayacak kadar hafif şaşı (göz)
- "Çakır Emine'nin şehla olan gözünün tarafındaki yanağına elimin tersiyle tokadı yapıştırdım."
-
[sıfat]
Kusurlu sayılmayacak kadar hafif şaşı (göz)
- ZIHLI
-
-
[sıfat]
Zıhı olan
-
[sıfat]
Zıhı olan
- MEHLE
-
-
[isim, ağızlardan]
Kasaplık hayvanların omuz başından çıkan külbastılık veya pastırmalık yumuşak et
-
[isim, ağızlardan]
Kasaplık hayvanların omuz başından çıkan külbastılık veya pastırmalık yumuşak et
- MIHLI
-
-
[sıfat]
Bakınız çivili
-
[mecaz]
Dimdik, sabit
- "O telaş durumunda kımıldanamayarak sürekli mıhlı duruşları gözlerimi yoruyor ve yüreğimi eziyor."
-
[sıfat]
Bakınız çivili
- RAHLE
-
Kelime Kökeni: Arapça raḥle
-
[isim]
Üzerinde kitap okunan, yazı yazılan, bazıları açılıp kapanabilen alçak, küçük masa
- "İlk defa yeni usul bir rahleye oturtuldum."
-
[isim]
Üzerinde kitap okunan, yazı yazılan, bazıları açılıp kapanabilen alçak, küçük masa
- İHLAL
-
Kelime Kökeni: Arapça iḫlāl
-
[isim]
Bozma, zarar verme
-
Yasa ve düzene uymama
-
[isim]
Bozma, zarar verme
- İHLAK
-
Kelime Kökeni: Arapça ihlāk
-
[isim, eskimiş]
Helak etme, yok etme
-
[isim, eskimiş]
Helak etme, yok etme
- AHLAT
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, bitki bilimi]
Gülgillerden, kendi kendine yetişen, üzerine armut aşılanan ağaç; yaban armudu, dağ armudu, çakal armudu (Pyrus elaeagnifolia)
- "Bozkırda şurada burada, tek tük, sulaklarda söğüt ağaçları vardır. Bir tepede, bir yamaçta da ahlat ağaçları olur."
-
[bitki bilimi]
Bu ağacın, armuda benzeyen, iyice olgunlaştıktan sonra yenilebilen yemişi; yaban armudu, dağ armudu, çakal armudu
- "Onlara söylemedim ama gün boyu girip çıkıp samanlığa sakladığı tüm ahlatları yedim, tükettim."
-
[argo]
Kaba adam, yol iz bilmez kimse
-
[isim, bitki bilimi]
Gülgillerden, kendi kendine yetişen, üzerine armut aşılanan ağaç; yaban armudu, dağ armudu, çakal armudu (Pyrus elaeagnifolia)
- AHLAK
-
Kelime Kökeni: Arapça aḫlāḳ
-
[isim]
Bir toplum içinde kişilerin uymak zorunda oldukları davranış biçimleri ve kuralları; aktöre, sağtöre
- "Ahlak düzelmeden hiçbir şey düzelmez."
-
Huylar
- "Bu şoförler hepinizin ahlakını bozdu."
-
[isim]
Bir toplum içinde kişilerin uymak zorunda oldukları davranış biçimleri ve kuralları; aktöre, sağtöre
- KEHLE
-
Kelime Kökeni: Arapça kehle
-
[isim, eskimiş]
Bakınız bit (I)
- "Günah kirli, kehle yüklü / Çamaşırlarımı yudum"
-
[isim, eskimiş]
Bakınız bit (I)
- AHLAF
-
Kelime Kökeni: Arapça aḫlāf
-
[isim, eskimiş]
Bizden sonrakiler, gelecek kuşaklar, eslaf karşıtı
-
[isim, eskimiş]
Bizden sonrakiler, gelecek kuşaklar, eslaf karşıtı
- İHLAS
-
Kelime Kökeni: Arapça iḫlāṣ
-
[isim]
Temiz sevgi ve yürekten bağlılık
-
Katışıksız, tam doğruluk
-
[din bilimi]
Kulun ibadet ve davranışlarının içten ve samimi olması
-
[isim]
Temiz sevgi ve yürekten bağlılık
- RUHLU
-
-
[sıfat]
Görünüşü veya ruhsal durumu herhangi bir nitelikte olan
- "Allah ince ruhlu, kibar yaratmıştı bu kızı."
-
[mecaz]
Canlı, etkili
-
[sıfat]
Görünüşü veya ruhsal durumu herhangi bir nitelikte olan