İçinde hal olan 9 harfli 34 kelime var. İçerisinde HAL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında hal olan kelimeler listesine ya da sonu hal ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Hal Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A H L
3 Harfli Kelimeler
HAL
2 Harfli Kelimeler
AH, AL, HA, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SİLAHALTI
-
-
[isim, askerlik]
Askerlik görevi
-
[isim, askerlik]
Askerlik görevi
- İTHALATÇI
-
-
[isim]
İthalatla uğraşan kimse; dış alımcı
-
[isim]
İthalatla uğraşan kimse; dış alımcı
- HALİFELİK
-
-
[isim, tarih]
Halife olma durumu
-
Halifenin görevi; hilafet
-
Halife niteliği ve makamı
- "Müslüman Araplar arasında bir Arap halifeliği hükûmeti peşinde olanlar vardı."
-
Halifenin egemenliği altındaki ülkeler
-
[isim, tarih]
Halife olma durumu
- HALİHAZIR
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥāl + ḥāżir
-
[isim]
Şimdiki durum, bugünkü durum
- "Hâlihazırdaki böcek türlerinin toplamının bir milyondan fazla olduğu varsayılmaktadır."
-
[isim]
Şimdiki durum, bugünkü durum
- HALELENME
-
-
[isim]
Halelenmek işi
-
[isim]
Halelenmek işi
- HEMHALLİK
-
-
[isim]
Hemhâl olma durumu
-
[isim]
Hemhâl olma durumu
- HALLAÇLIK
-
-
[isim]
Hallacın yaptığı iş; atımcılık
-
[isim]
Hallacın yaptığı iş; atımcılık
- MİHALGAZİ
-
-
[isim]
Eskişehir iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Eskişehir iline bağlı ilçelerden biri
- HALKALAMA
-
-
[isim]
Halkalamak işi
-
[isim]
Halkalamak işi
- HALAYIKLI
-
-
[sıfat]
Halayığı olan
- "Kırk halayıklı saray yavrularına kaç senedir boya fırçası dokunmadı."
-
[sıfat]
Halayığı olan
- MUHALLEBİ
-
-
[isim]
Süt, şeker ve pirinç ununun kaynatılmasıyla yapılan bir tatlı
- "Tatlıya öyle düşkünmüş ki geceleri usulcacık kalkar, tel dolaptaki muhallebiyi, revaniyi, kadayıfı ne bulursa hepsini süpürürmüş."
-
[isim]
Süt, şeker ve pirinç ununun kaynatılmasıyla yapılan bir tatlı
- YUHALAMAK
-
-
[-i]
Birine "yuha" diye bağırmak
- "Şiir gecesinde Behçet Kemal'i yuhalamak için düzen kurduklarını işittik."
-
[-i]
Birine "yuha" diye bağırmak
- YUHALANMA
-
-
[isim]
Yuhalanmak işi
-
[isim]
Yuhalanmak işi
- HALICILIK
-
-
[isim]
Halı dokuma sanatı veya sanayisi
- "Halıcılık bir Türk sanatıdır."
-
Halıcının yaptığı iş
-
[isim]
Halı dokuma sanatı veya sanayisi
- İNTİHALCİ
-
-
[isim, edebiyat]
Başka bir yazarın eserinden konu veya biçim alan kimse; aşırmacı
-
[isim, edebiyat]
Başka bir yazarın eserinden konu veya biçim alan kimse; aşırmacı
- METHALDAR
-
Kelime Kökeni: Arapça medḫal + Farsça -dār
-
[sıfat, eskimiş]
Bir işe karışmış olan, bir işte parmağı olan
-
[sıfat, eskimiş]
Bir işe karışmış olan, bir işte parmağı olan
- PAHALANMA
-
-
[isim]
Pahalanmak işi; pahalılanma, pahalılaşma
-
[isim]
Pahalanmak işi; pahalılanma, pahalılaşma
- MUHALEFET
-
Kelime Kökeni: Arapça muḫālefet
-
[isim]
Bir tutuma, bir görüşe, bir davranışa karşı olma durumu; aykırılık
- "Gizlice muhalefete kalktı mı dikkat etmeliyiz."
-
Karşı görüşte, tutumda olan kimseler topluluğu
-
Demokraside iktidarın dışında olan parti veya partiler
-
[isim]
Bir tutuma, bir görüşe, bir davranışa karşı olma durumu; aykırılık
- HALLETMEK
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥall + Türkçe etmek
-
[-i]
Güç görünen bir olay veya duruma çözüm yolu bulmak
- "Bir arkadaşa, sinema işlerinden anlayan bir arkadaşa bu konuşmayı anlattığım zaman o muammayı halletti."
-
Yoluna koymak, olumlu sonuca bağlamak
- "Bakınız, tesadüf bunu ne kadar güzel düşünüp halletti."
-
Bir cismi bir sıvı içinde eritmek
-
[matematik]
Bakınız çözmek
-
[argo]
Cinsel ilişki kurmak
-
[ağızlardan]
Bir yemeği yenecek duruma getirmek
-
[-i]
Güç görünen bir olay veya duruma çözüm yolu bulmak
- LİSANIHAL
-
Kelime Kökeni: Arapça lisān + ḥāl
-
[isim]
Hâl diliyle, davranışla düşünce ve istenileni anlatma
- "Konuşmuyor ama ne dediğini lisanıhâl ile anlatıyordu."
-
[isim]
Hâl diliyle, davranışla düşünce ve istenileni anlatma