İçinde hal olan 8 harfli 33 kelime var. İçerisinde HAL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında hal olan kelimeler listesine ya da sonu hal ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Hal Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A H L

3 Harfli Kelimeler

HAL

2 Harfli Kelimeler

AH, AL, HA, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

HALLOLUŞ

  1. [isim] Hallolmak işi
MUHALLİK

  1. [isim] Muhal olma durumu
HALİLİYE

  1. [isim] Şanlıurfa iline bağlı ilçelerden biri
HALASKAR

Kelime Kökeni: Arapça ḫalāṣ + Farsça -kār

  1. [isim, eskimiş] Bakınız kurtarıcı
    • "Halaskâr Gazi."
HÜSNÜHAL

Kelime Kökeni: Arapça ḥusn + ḥāl

  1. [isim, eskimiş] Bakınız iyi hâl
TIRHALLI

  1. [sıfat] Aynı şartlar altında bulunanların aynı durumda olduklarını anlatmak için söylenen tırhallı, hep bir hâlli deyiminde geçen bir söz
    • "Hem yalnız bu değil, hepsi böyle, tırhallı, bir hâlli..." (Memduh Şevket Esendal)
İSTİHALE

Kelime Kökeni: Arapça istiḥāle

  1. [isim, eskimiş] Biçim değiştirme
    • "Hasan'ın gönlünü dolduran sevgi artık bir istihale devresine giriyor gibiydi." (Osman Cemal Kaygılı)
  2. [biyoloji] Bakınız başkalaşma
  3. [jeoloji] Bakınız başkalaşım
HALKACIK

  1. [isim] Küçük boyutlardaki halka
    • "Çekmenin ta dip tahtasına burgulanmış bir halkacık. Bunun ne münasebeti var diye kurcalarken çekmenin o tahtası yerinden oynadı." (Aka Gündüz)
HALKİYAT

Kelime Kökeni: Arapça ḫalḳiyyāt

  1. [isim, eskimiş] Bakınız halk bilimi
HAMHALAT

  1. [sıfat, mecaz] Bakınız görgüsüz
    • "Hamhalat bir adam."
  2. Bakınız çorak
    • "Demeye kalmadı, yolumuzun iki yanında hamhalat, suratsız tarlalar peyda oldu." (Bedri Rahmi Eyüboğlu)
HALLEDİŞ

  1. [isim] Halletmek işi
HALTERCİ

  1. [isim] Halter sporu yapan kimse
    • "Tanrı misafiri getirdim sana anne, dedi halterciler gibi geniş omuzlu, güleç yüzlü adam." (Neşe Cehiz)
MÜDAHALE

Kelime Kökeni: Arapça mudāḫale

  1. [isim] Bakınız karışma
    • "Sözümü adi bir müdahale zanneder diye korktum." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. [hukuk] Bir dava sonucu verilecek olan kararın, dolaylı olarak etkileyeceği üçüncü kişilerin davaya katılmaları
  3. [tıp] Bir hastalığın seyrine el koyma
PAHALICA

  1. [sıfat] Biraz pahalı
HALLETME

  1. [isim] Halletmek işi
    • "Ben bu meseleyi birdenbire halletmenin kolayını buldum." (Ömer Seyfettin)
HASBİHAL

Kelime Kökeni: Arapça ḥasb + ḥāl

  1. [isim, eskimiş] Bakınız sohbet
    • "Dayıyla yeğen arasında o uzun, o bitmez tükenmez hasbihâllerin mevzusu neydi?" (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
HALİSLİK

  1. [isim] Halis olma durumu
HALİMLİK

  1. [isim] Halim olma durumu
    • "O zaman ortada ne halimlik ne selimlik kalacak, bunların yerini tam bir gaddarlı, gaddar bir azamet alacaktır." (Tarık Buğra)
HALKAMSI

  1. [sıfat] Halkayı andıran, halkaya benzeyen, halka gibi
HERHALDE

  1. [zarf] Büyük bir ihtimalle; yalım, herhâl
    • "Bir yerde köfte filan kızartılıyordu herhâlde." (Orhan Veli Kanık)
  2. Bakınız belki
    • "Herhâlde gelirim."
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü