İçinde hal olan 8 harfli 33 kelime var. İçerisinde HAL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında hal olan kelimeler listesine ya da sonu hal ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Hal Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
HAL
2 Harfli Kelimeler
AH, AL, HA, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- HALLOLUŞ
-
-
[isim]
Hallolmak işi
-
[isim]
Hallolmak işi
- MUHALLİK
-
-
[isim]
Muhal olma durumu
-
[isim]
Muhal olma durumu
- HALİLİYE
-
-
[isim]
Şanlıurfa iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Şanlıurfa iline bağlı ilçelerden biri
- HALASKAR
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫalāṣ + Farsça -kār
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kurtarıcı
- "Halaskâr Gazi."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kurtarıcı
- HÜSNÜHAL
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥusn + ḥāl
-
[isim, eskimiş]
Bakınız iyi hâl
-
[isim, eskimiş]
Bakınız iyi hâl
- TIRHALLI
-
-
[sıfat]
Aynı şartlar altında bulunanların aynı durumda olduklarını anlatmak için söylenen tırhallı, hep bir hâlli deyiminde geçen bir söz
- "Hem yalnız bu değil, hepsi böyle, tırhallı, bir hâlli..."
-
[sıfat]
Aynı şartlar altında bulunanların aynı durumda olduklarını anlatmak için söylenen tırhallı, hep bir hâlli deyiminde geçen bir söz
- İSTİHALE
-
Kelime Kökeni: Arapça istiḥāle
-
[isim, eskimiş]
Biçim değiştirme
- "Hasan'ın gönlünü dolduran sevgi artık bir istihale devresine giriyor gibiydi."
-
[biyoloji]
Bakınız başkalaşma
-
[jeoloji]
Bakınız başkalaşım
-
[isim, eskimiş]
Biçim değiştirme
- HALKACIK
-
-
[isim]
Küçük boyutlardaki halka
- "Çekmenin ta dip tahtasına burgulanmış bir halkacık. Bunun ne münasebeti var diye kurcalarken çekmenin o tahtası yerinden oynadı."
-
[isim]
Küçük boyutlardaki halka
- HALKİYAT
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫalḳiyyāt
-
[isim, eskimiş]
Bakınız halk bilimi
-
[isim, eskimiş]
Bakınız halk bilimi
- HAMHALAT
-
- HALLEDİŞ
-
-
[isim]
Halletmek işi
-
[isim]
Halletmek işi
- HALTERCİ
-
-
[isim]
Halter sporu yapan kimse
- "Tanrı misafiri getirdim sana anne, dedi halterciler gibi geniş omuzlu, güleç yüzlü adam."
-
[isim]
Halter sporu yapan kimse
- MÜDAHALE
-
Kelime Kökeni: Arapça mudāḫale
-
[isim]
Bakınız karışma
- "Sözümü adi bir müdahale zanneder diye korktum."
-
[hukuk]
Bir dava sonucu verilecek olan kararın, dolaylı olarak etkileyeceği üçüncü kişilerin davaya katılmaları
-
[tıp]
Bir hastalığın seyrine el koyma
-
[isim]
Bakınız karışma
- PAHALICA
-
-
[sıfat]
Biraz pahalı
-
[sıfat]
Biraz pahalı
- HALLETME
-
-
[isim]
Halletmek işi
- "Ben bu meseleyi birdenbire halletmenin kolayını buldum."
-
[isim]
Halletmek işi
- HASBİHAL
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥasb + ḥāl
-
[isim, eskimiş]
Bakınız sohbet
- "Dayıyla yeğen arasında o uzun, o bitmez tükenmez hasbihâllerin mevzusu neydi?"
-
[isim, eskimiş]
Bakınız sohbet
- HALİSLİK
-
-
[isim]
Halis olma durumu
-
[isim]
Halis olma durumu
- HALİMLİK
-
-
[isim]
Halim olma durumu
- "O zaman ortada ne halimlik ne selimlik kalacak, bunların yerini tam bir gaddarlı, gaddar bir azamet alacaktır."
-
[isim]
Halim olma durumu
- HALKAMSI
-
-
[sıfat]
Halkayı andıran, halkaya benzeyen, halka gibi
-
[sıfat]
Halkayı andıran, halkaya benzeyen, halka gibi
- HERHALDE
-
-
[zarf]
Büyük bir ihtimalle; yalım, herhâl
- "Bir yerde köfte filan kızartılıyordu herhâlde."
-
Bakınız belki
- "Herhâlde gelirim."
-
[zarf]
Büyük bir ihtimalle; yalım, herhâl