İçinde hal olan 7 harfli 32 kelime var. İçerisinde HAL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında hal olan kelimeler listesine ya da sonu hal ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Hal Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
HAL
2 Harfli Kelimeler
AH, AL, HA, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- İLMİHAL
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿilm + ḥāl
-
[isim, din bilimi]
İslam dininin kurallarını öğretmek için yazılmış kitap
-
[isim, din bilimi]
İslam dininin kurallarını öğretmek için yazılmış kitap
- İTHALAT
-
Kelime Kökeni: Arapça idḫālāt
-
[isim, ticaret]
Başka bir ülkeden mal getirme veya satın alma; dış alım
- "Devletin ithalatı, ihracattan fazla olursa iflasa sürüklenir."
-
Bir ülke için başka bir ülkeden alınan malların bütünü
-
[isim, ticaret]
Başka bir ülkeden mal getirme veya satın alma; dış alım
- HALKAVİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥalḳavī
-
[sıfat, eskimiş]
Halka biçiminde olan
-
[sıfat, eskimiş]
Halka biçiminde olan
- MERHALE
-
Kelime Kökeni: Arapça merḥale
- HALLİCE
-
-
[sıfat]
Durumu benzerlerine göre biraz daha iyi olan
-
[sıfat]
Durumu benzerlerine göre biraz daha iyi olan
- HALBUKİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥāl + Türkçe bu + Farsça ki
-
[bağlaç]
Bakınız oysa
- "Hâlbuki ev sahibi tamirattan kaçınıyor."
-
[bağlaç]
Bakınız oysa
- TEHALÜF
-
Kelime Kökeni: Arapça teḫāluf
-
[isim, eskimiş]
Bakınız aykırılık
- "Ancak siz vakalar ve şahıslarda tehalüf gördüğünüzden kendi yapacaklarınızla onların yaptıklarını birbirlerinden farklı bulursunuz."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız aykırılık
- TEHALÜK
-
Kelime Kökeni: Arapça tehāluk
-
[isim, eskimiş]
Can atma, çok isteme
- "Yeni neşriyattan ne görürse hepsinin üzerine ayrı bir tehalükle atılırdı."
-
[isim, eskimiş]
Can atma, çok isteme
- HALALIK
-
-
[isim]
Hala olma durumu; bibilik
-
Halaya yakışan davranış
-
[isim]
Hala olma durumu; bibilik
- HALAÇÇA
-
-
[isim]
Bakınız Halaç Türkçesi
-
[isim]
Bakınız Halaç Türkçesi
- MAHALLE
-
Kelime Kökeni: Arapça maḥalle
-
[isim]
Bir şehrin bir kasabanın, büyükçe bir köyün en az beş yüz nüfusa sahip parçalarından her biri
- "Mahallemizin Topal Osman Efendi isimli imamının kayınvalidesi Fitnat Hanım, biz çocuklar için unutulamayacak bir müstesna tip idi."
-
Bu parçalarda oturan insanların tamamı
- "Bir dakika sonra çığlık bütün mahalleyi ayaklandırdı."
-
[isim]
Bir şehrin bir kasabanın, büyükçe bir köyün en az beş yüz nüfusa sahip parçalarından her biri
- HALECAN
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫalecān
-
[isim]
Bakınız kalp çarpıntısı
- "O gün lakayıt gibi bir şey olmuş idiyse de bugün mektupları halecanından tıkana tıkana, bayılmaya ramak kalmak bir hâlde olarak bağlayabildi."
-
[isim]
Bakınız kalp çarpıntısı
- HALİYLE
-
-
[zarf]
Olduğu gibi
- "Hâliyle bırakmak."
-
Olağan bir sonuç olarak, ister istemez
- "Hâliyle, apartmanların en malumatfuruş röntgencilerinin ekseriya giriş katlarından çıkması tesadüf sayılmayabilir."
-
[zarf]
Olduğu gibi
- HALKEVİ
-
-
[isim]
Halkı eğitip millî birliğe ve ülküye yöneltmek amacıyla açılan kuruluş
- "Halkevi Başkanı Reşat Bey uzun boylu, dazlak kafalı bir adam. Mebus olmak sevdasında."
-
Bu kuruluşun görev yaptığı yapı
-
[isim]
Halkı eğitip millî birliğe ve ülküye yöneltmek amacıyla açılan kuruluş
- HALATÇI
-
-
[isim]
Halat yapıp satan kimse
-
[isim]
Halat yapıp satan kimse
- HALAYIK
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫalāʾiḳ
-
[isim]
Bakınız cariye
- "Ailemizin emektar Arap halayıklarından biri de bize aşçılık etmekteydi."
-
[isim]
Bakınız cariye
- HALETME
-
-
[isim]
Haletmek işi
-
[isim]
Haletmek işi
- HALVETİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫalvetī
-
[isim, din bilimi]
İbadetlerini ıssız yerlerde yapan bir tarikat
-
Bu tarikattan olan kimse
-
[isim, din bilimi]
İbadetlerini ıssız yerlerde yapan bir tarikat
- CEHALET
-
Kelime Kökeni: Arapça cehālet
-
[isim]
Bakınız bilgisizlik
- "Cehaleti yayma ve algı yönetimi alanında sosyal medya ne kadar güçlü?"
-
[isim]
Bakınız bilgisizlik
- İNTİHAL
-
Kelime Kökeni: Arapça intiḥāl
-
[isim]
Başkalarının yazılarından bölümler, dizeler alıp kendisininmiş gibi gösterme veya başkalarının konularını benimseyip değişik bir biçimde anlatma; aşırma
-
[isim]
Başkalarının yazılarından bölümler, dizeler alıp kendisininmiş gibi gösterme veya başkalarının konularını benimseyip değişik bir biçimde anlatma; aşırma