İçinde hal olan 7 harfli 32 kelime var. İçerisinde HAL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında hal olan kelimeler listesine ya da sonu hal ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Hal Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A H L

3 Harfli Kelimeler

HAL

2 Harfli Kelimeler

AH, AL, HA, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

İLMİHAL

Kelime Kökeni: Arapça ʿilm + ḥāl

  1. [isim, din bilimi] İslam dininin kurallarını öğretmek için yazılmış kitap
İTHALAT

Kelime Kökeni: Arapça idḫālāt

  1. [isim, ticaret] Başka bir ülkeden mal getirme veya satın alma; dış alım
    • "Devletin ithalatı, ihracattan fazla olursa iflasa sürüklenir." (Cemil Meriç)
  2. Bir ülke için başka bir ülkeden alınan malların bütünü
HALKAVİ

Kelime Kökeni: Arapça ḥalḳavī

  1. [sıfat, eskimiş] Halka biçiminde olan
MERHALE

Kelime Kökeni: Arapça merḥale

  1. [isim] Bakınız evre
    • "Bu yolun üstünde Edirne bir konak, hürriyet bir merhaledir." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Bakınız aşama
    • "Bu gece yolculuğumuzun son merhalesine varacaktık." (Hamdullah Suphi Tanrıöver)
  3. [eskimiş] Bir yolcunun sekiz saatte gidebileceği mesafe
HALLİCE

  1. [sıfat] Durumu benzerlerine göre biraz daha iyi olan
HALBUKİ

Kelime Kökeni: Arapça ḥāl + Türkçe bu + Farsça ki

  1. [bağlaç] Bakınız oysa
    • "Hâlbuki ev sahibi tamirattan kaçınıyor." (Nâzım Hikmet)
TEHALÜF

Kelime Kökeni: Arapça teḫāluf

  1. [isim, eskimiş] Bakınız aykırılık
    • "Ancak siz vakalar ve şahıslarda tehalüf gördüğünüzden kendi yapacaklarınızla onların yaptıklarını birbirlerinden farklı bulursunuz." (Abdülhak Şinasi Hisar)
TEHALÜK

Kelime Kökeni: Arapça tehāluk

  1. [isim, eskimiş] Can atma, çok isteme
    • "Yeni neşriyattan ne görürse hepsinin üzerine ayrı bir tehalükle atılırdı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
HALALIK

  1. [isim] Hala olma durumu; bibilik
  2. Halaya yakışan davranış
HALAÇÇA

  1. [isim] Bakınız Halaç Türkçesi
MAHALLE

Kelime Kökeni: Arapça maḥalle

  1. [isim] Bir şehrin bir kasabanın, büyükçe bir köyün en az beş yüz nüfusa sahip parçalarından her biri
    • "Mahallemizin Topal Osman Efendi isimli imamının kayınvalidesi Fitnat Hanım, biz çocuklar için unutulamayacak bir müstesna tip idi." (Sâmiha Ayverdi)
  2. Bu parçalarda oturan insanların tamamı
    • "Bir dakika sonra çığlık bütün mahalleyi ayaklandırdı." (Etem İzzet Benice)
HALECAN

Kelime Kökeni: Arapça ḫalecān

  1. [isim] Bakınız kalp çarpıntısı
    • "O gün lakayıt gibi bir şey olmuş idiyse de bugün mektupları halecanından tıkana tıkana, bayılmaya ramak kalmak bir hâlde olarak bağlayabildi." (Ahmet Midhat Efendi)
HALİYLE

  1. [zarf] Olduğu gibi
    • "Hâliyle bırakmak."
  2. Olağan bir sonuç olarak, ister istemez
    • "Hâliyle, apartmanların en malumatfuruş röntgencilerinin ekseriya giriş katlarından çıkması tesadüf sayılmayabilir." (Elif Şafak)
HALKEVİ

  1. [isim] Halkı eğitip millî birliğe ve ülküye yöneltmek amacıyla açılan kuruluş
    • "Halkevi Başkanı Reşat Bey uzun boylu, dazlak kafalı bir adam. Mebus olmak sevdasında." (Cevdet Kudret)
  2. Bu kuruluşun görev yaptığı yapı
HALATÇI

  1. [isim] Halat yapıp satan kimse
HALAYIK

Kelime Kökeni: Arapça ḫalāʾiḳ

  1. [isim] Bakınız cariye
    • "Ailemizin emektar Arap halayıklarından biri de bize aşçılık etmekteydi." (Reşat Nuri Güntekin)
HALETME

  1. [isim] Haletmek işi
HALVETİ

Kelime Kökeni: Arapça ḫalvetī

  1. [isim, din bilimi] İbadetlerini ıssız yerlerde yapan bir tarikat
  2. Bu tarikattan olan kimse
CEHALET

Kelime Kökeni: Arapça cehālet

  1. [isim] Bakınız bilgisizlik
    • "Cehaleti yayma ve algı yönetimi alanında sosyal medya ne kadar güçlü?" (Tayfun Uzbay)
İNTİHAL

Kelime Kökeni: Arapça intiḥāl

  1. [isim] Başkalarının yazılarından bölümler, dizeler alıp kendisininmiş gibi gösterme veya başkalarının konularını benimseyip değişik bir biçimde anlatma; aşırma
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü