İçinde haber olan 26 kelime var. İçerisinde HABER bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında haber olan kelimeler listesine ya da sonu haber ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

15 Harfli Kelimeler

HABERLEŞEBİLMEK

14 Harfli Kelimeler

HABERLEŞEBİLME, HABERLEŞTİRMEK

13 Harfli Kelimeler

HABERLEŞİLMEK, HABERLEŞTİRME, MUHABERECİLİK

12 Harfli Kelimeler

HABERLEŞİLME

11 Harfli Kelimeler

HABERDARLIK, HABERLEŞMEK, HABERSİZLİK

10 Harfli Kelimeler

BİHABERLİK, HABERCİLİK, HABERLEŞME, HABERLİLİK, HABERSİZCE, MUHABERECİ

9 Harfli Kelimeler

İLMÜHABER, MUHABERAT

8 Harfli Kelimeler

HABERDAR, HABERLİK, HABERSİZ, MUHABERE

7 Harfli Kelimeler

BİHABER, HABERCİ, HABERLİ

5 Harfli Kelimeler

HABER

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Haber Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A B E H R

5 Harfli Kelimeler

HABER, HARBE

4 Harfli Kelimeler

HARE, HEBA, REHA

3 Harfli Kelimeler

ABE, BAR, BRE, HAB, HAR, HER, RAB

2 Harfli Kelimeler

AB, AH, AR, BE, EH, ER, HA, HE, RA, RE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

HABERLEŞEBİLMEK

  1. [nesnesiz, -le] Haberleşme ihtimali veya imkânı bulunmak
    • "Seninle haberleşebilmek için o patikayı kullanarak ben veya görevlendireceğim adamlarımdan biri kimselere görünmeden konağa girip çıkabilir." (Hasan Erdem)
HABERLEŞTİRMEK

  1. [-i] Haberleşme işini yaptırmak
    • "Ali Ersan, sporcularımızın uçakta yiyip içtiklerinden okuyup yazdıklarına kadar her şeyi hem haberleştirdi hem de fotoğrafladı." (Altan Öymen)
HABERLEŞEBİLME

  1. [isim] Haberleşebilmek işi
    • "Böylece insanlar haberleşebilme ortamına kavuşurlar; oysa modernleşmeden önce ülkenin bu şekilde bütünleşmesi söz konusu değildir." (Şerif Mardin)
MUHABERECİLİK

  1. [isim] Muhabereci olma durumu
HABERLEŞTİRME

  1. [isim] Haberleştirmek işi
    • "Söz konusu olayların analizin merkezine alınması, hem uzun soluklu bir haberleştirme sürecine konu olmaları hem de politik bir mücadeleye evrilmeleri nedeniyledir." (Turgay Yerlikaya)
HABERLEŞİLMEK

  1. [-le] Haberleşme işi yapılmak
    • "Mesele vilayetin bağlı kazalarıyla haberleşilmek suretiyle vilayet idare meclisinde görüşülerek beş altı seneden beri gerek İslam ve gerek Hristiyan ahaliden birçoğunun Amerika’ya gitmeleri…" (Âdem Kara)
HABERLEŞİLME

  1. [isim] Haberleşilmek işi
    • "Hakemler, Fransa Elçiliği ile Haiti Hariciye Nezareti arasında haberleşilme suretiyle belirlenecektir." (Mehmet Temel)
HABERSİZLİK

  1. [isim] Habersiz olma durumu; bihaberlik
    • "Hem devrim hem memleketten, milletten habersizlik... Evet, habersizlik..." (Kemal Tahir)
HABERDARLIK

  1. [isim] Haberdar olma durumu
    • "Zikrin özünden ibaret olan bu haberdarlık ve agâhlık, halkla sohbette meydana gelir." (Necip Fazıl Kısakürek)
HABERLEŞMEK

  1. [nesnesiz, -le] Bir durumu karşılıklı olarak iletmek, karşılıklı olarak haber alıp vermek; iletişmek, muhabere etmek
HABERCİLİK

  1. [isim] Habercinin yaptığı iş
    • "Batı medyasında Türkiye’ye yönelik geliştirilen habercilik dili ve söylemi, bir yandan tarafsız habercilik anlayışından oldukça uzak bir tutum sergilemekte…" (Turgay Yerlikaya)
HABERLİLİK

  1. [isim] Haberli olma durumu
HABERLEŞME

  1. [isim] Haberleşmek işi; iletişme, muhabere, enformasyon
  2. [teknik] Bakınız iletişim
  3. Bakınız yazışma
    • "Sivas telgraf merkeziyle İstanbul telgraf merkezi arasında işte şu haberleşme oldu…" (Atatürk)
HABERSİZCE

  1. [zarf] Haber vermeden, haberi olmadan; habersiz, gizlice
    • "Patronun deliye döndüğünden habersizce geldi, elindeki şemsiyeye yapıştı." (Rıfat Ilgaz)
MUHABERECİ

  1. [isim, askerlik] Muhabere sınıfından olan asker
BİHABERLİK

  1. [isim] Bakınız habersizlik
MUHABERAT

Kelime Kökeni: Arapça muḫāberāt

  1. [isim] Haberleşmeler, haberleşme dolayısıyla yapılan yazışmalar
    • "Bu yolda cereyan etmiş olan muhaberattan bazılarını arz etmekliğime müsaadenizi rica ederim." (Atatürk)
İLMÜHABER

Kelime Kökeni: Arapça ʿilm + ḫaber

  1. [isim] Birinin yer, hâl, medeni durum vb.ni gösteren resmî belge
  2. Bir şeyin teslim alındığını gösteren belge; alındı kâğıdı
HABERLİK

  1. [sıfat] Haber durumunda olan
    • "Böyle kendi kendine yorum yaparken aklına birden, ya haberlik bir şeyler yakalarsam nerede yayınlatacağım sorusu takılmıştı." (Mustafa Yoker)
MUHABERE

Kelime Kökeni: Arapça muḫābere

  1. [isim] Bakınız haberleşme
  2. Bakınız yazışma
    • "Mektupçu evrak okur, cevap yazar, muhabere işlerini idare ederdi." (Sâmiha Ayverdi)
  3. [teknik] Bakınız iletişim
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü