İçinde ha olan 7 harfli 268 kelime var. İçerisinde HA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ha olan kelimeler listesine ya da Sonu ha ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A H Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

AH, HA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

HACILIK

  1. [isim] Hacı olma durumu

HASIRCI

  1. [isim] Hasır ören veya satan kimse

HALKOYU

  1. [isim] Büyük bir topluluğun türlü siyasi ve toplumsal sorunlardaki görüşünün alınması ve ona göre uygulamaya girişilmesi için yapılan oylamada halkın bildirdiği olumlu veya olumsuz oy

MUHABİR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Basın ve yayın organlarına haber toplayan, bildiren veya yazan kimse
    • "Ben de Tanin muhabiri olarak aynı trenle gidecektim." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Herhangi bir kuruluşun çalışmasıyla ilgili olarak merkezle başka bir ülke arasında bağlantıyı sağlayan görevli
    • "Banka muhabir üyesi."

CHARTER

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Bakınız dolmuş uçak

HABASET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kötülük, alçaklık
    • "Senin ne habasetlere kadir olduğunu ben bilirim." (Reşat Nuri Güntekin)

ŞİŞHANE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Namlusu altı yivli tüfek veya top

HABİTUS

Kelime Kökeni : Latince

  1. [isim] Bitkinin yerindeki durumu, dallanması, köklerinin toprak içerisindeki dağılmasını belirten morfolojik görünüş

HAVADAR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Havası bol, temiz olan (yer), yeleken, yeleç

İFTİHAR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Övünme, kıvanma, kıvanç, övünç
    • "O an kendi babası da bir Türk olduğu için derin bir iftihar duydu." (Ömer Seyfettin)

HACİMLİ

  1. [sıfat] Hacmi olan, oylumlu

HALAYIK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kadın köle, cariye
    • "Ailemizin emektar Arap halayıklarından biri de bize aşçılık etmekteydi." (Reşat Nuri Güntekin)

HANENDE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Şarkıcı

HARCAMA

  1. [isim] Harcamak işi, parayı elden çıkarma, sarf
  2. Bir şey almak için elden çıkarılan para, gider
    • "Günlük harcamalar o kadar arttı ki..."

HAFTAYA
...
HALAÇÇA
...
HAŞIRTI

  1. [isim] Haşırdarken çıkan ses

CEPHANE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Ateşli silahlarla atılmak için hazırlanan her türlü patlayıcı madde, mühimmat

HARARET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Sıcaklık
    • "Odanın harareti."
  2. Susama, susuzluk
    • "Çay, harareti giderir."
  3. Coşkunluk, ateşlilik
    • "Onu bileğinden tutup çekerek hararetle kucaklamak ister gibi yaptı," (Peyami Safa)

MUHATAP

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kendisine söz söylenilen kimse, kendisiyle konuşulan kimse
    • "Konuşmalardan usanmıştım, hiçbir konuşmaya muhatap ve tanık olmayayım." (Haldun Taner)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü