İçinde ha olan 7 harfli 268 kelime var. İçerisinde HA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ha olan kelimeler listesine ya da Sonu ha ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A H Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AH, HA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- HACILIK
-
-
[isim]
Hacı olma durumu
-
[isim]
Hacı olma durumu
- HASIRCI
-
-
[isim]
Hasır ören veya satan kimse
-
[isim]
Hasır ören veya satan kimse
- HALKOYU
-
-
[isim]
Büyük bir topluluğun türlü siyasi ve toplumsal sorunlardaki görüşünün alınması ve ona göre uygulamaya girişilmesi için yapılan oylamada halkın bildirdiği olumlu veya olumsuz oy
-
[isim]
Büyük bir topluluğun türlü siyasi ve toplumsal sorunlardaki görüşünün alınması ve ona göre uygulamaya girişilmesi için yapılan oylamada halkın bildirdiği olumlu veya olumsuz oy
- MUHABİR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Basın ve yayın organlarına haber toplayan, bildiren veya yazan kimse
- "Ben de Tanin muhabiri olarak aynı trenle gidecektim." (Falih Rıfkı Atay)
-
Herhangi bir kuruluşun çalışmasıyla ilgili olarak merkezle başka bir ülke arasında bağlantıyı sağlayan görevli
- "Banka muhabir üyesi."
-
[isim]
Basın ve yayın organlarına haber toplayan, bildiren veya yazan kimse
- CHARTER
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
Bakınız dolmuş uçak
-
[isim]
Bakınız dolmuş uçak
- HABASET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kötülük, alçaklık
- "Senin ne habasetlere kadir olduğunu ben bilirim." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Kötülük, alçaklık
- ŞİŞHANE
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Namlusu altı yivli tüfek veya top
-
[isim]
Namlusu altı yivli tüfek veya top
- HABİTUS
-
Kelime Kökeni : Latince
-
[isim]
Bitkinin yerindeki durumu, dallanması, köklerinin toprak içerisindeki dağılmasını belirten morfolojik görünüş
-
[isim]
Bitkinin yerindeki durumu, dallanması, köklerinin toprak içerisindeki dağılmasını belirten morfolojik görünüş
- HAVADAR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Havası bol, temiz olan (yer), yeleken, yeleç
-
[sıfat]
Havası bol, temiz olan (yer), yeleken, yeleç
- İFTİHAR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Övünme, kıvanma, kıvanç, övünç
- "O an kendi babası da bir Türk olduğu için derin bir iftihar duydu." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Övünme, kıvanma, kıvanç, övünç
- HACİMLİ
-
-
[sıfat]
Hacmi olan, oylumlu
-
[sıfat]
Hacmi olan, oylumlu
- HALAYIK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kadın köle, cariye
- "Ailemizin emektar Arap halayıklarından biri de bize aşçılık etmekteydi." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Kadın köle, cariye
- HANENDE
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Şarkıcı
-
[isim]
Şarkıcı
- HARCAMA
-
-
[isim]
Harcamak işi, parayı elden çıkarma, sarf
-
Bir şey almak için elden çıkarılan para, gider
- "Günlük harcamalar o kadar arttı ki..."
-
[isim]
Harcamak işi, parayı elden çıkarma, sarf
- HAFTAYA
- ...
- HALAÇÇA
- ...
- HAŞIRTI
-
-
[isim]
Haşırdarken çıkan ses
-
[isim]
Haşırdarken çıkan ses
- CEPHANE
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Ateşli silahlarla atılmak için hazırlanan her türlü patlayıcı madde, mühimmat
-
[isim]
Ateşli silahlarla atılmak için hazırlanan her türlü patlayıcı madde, mühimmat
- HARARET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Sıcaklık
- "Odanın harareti."
-
Susama, susuzluk
- "Çay, harareti giderir."
-
Coşkunluk, ateşlilik
- "Onu bileğinden tutup çekerek hararetle kucaklamak ister gibi yaptı," (Peyami Safa)
-
[isim]
Sıcaklık
- MUHATAP
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kendisine söz söylenilen kimse, kendisiyle konuşulan kimse
- "Konuşmalardan usanmıştım, hiçbir konuşmaya muhatap ve tanık olmayayım." (Haldun Taner)
-
[isim]
Kendisine söz söylenilen kimse, kendisiyle konuşulan kimse