İçinde görgü olan 11 kelime var. İçerisinde GÖRGÜ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında görgü olan kelimeler listesine ya da sonu görgü ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

GÖRGÜLENMEK, GÖRGÜSÜZLÜK

10 Harfli Kelimeler

GÖRGÜCÜLÜK, GÖRGÜLENME, GÖRGÜSÜZCE

9 Harfli Kelimeler

GÖRGÜLÜCE

8 Harfli Kelimeler

GÖRGÜSÜZ

7 Harfli Kelimeler

GÖRGÜCÜ, GÖRGÜLÜ

6 Harfli Kelimeler

GÖRGÜL

5 Harfli Kelimeler

GÖRGÜ

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Görgü Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

G G R Ö Ü

5 Harfli Kelimeler

GÖRGÜ

4 Harfli Kelimeler

GÖRÜ, ÖRGÜ

3 Harfli Kelimeler

GÖR, GÜR, ÖRÜ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GÖRGÜLENMEK

  1. [nesnesiz] Görgülü duruma gelmek
GÖRGÜSÜZLÜK

  1. [isim] Görgüsüz olma durumu
  2. Görgüsüzce davranış
    • "Kitabı bir süs kabul etmek, kültür görgüsüzlüğünün en somut örneğini oluşturur." (Tarık Dursun K)
GÖRGÜSÜZCE

  1. [sıfat] Görgüsüz bir biçimde olan
    • "Bundan ötürü de hâllerinde görgüsüzce bir çalım, budalaca bir durum sezilir." (Haldun Taner)
  2. [zarf] Görgüsüz bir biçimde
GÖRGÜCÜLÜK

  1. [isim, felsefe] Bakınız deneycilik
GÖRGÜLENME

  1. [isim] Görgülenmek durumu
GÖRGÜLÜCE

  1. [zarf] Görgülü bir biçimde
GÖRGÜSÜZ

  1. [sıfat] Görgüsü olmayan; çakal, hamhalat, kaba saba
    • "Mağazalar, görgüsüz yeni zenginlerin zevklerine uygun yemek odası takımları ile doldurmuşlardır vitrinlerini." (Necati Cumalı)
GÖRGÜCÜ

  1. [sıfat] Bakınız deneyci
GÖRGÜLÜ

  1. [sıfat] Görgüsü olan
    • "Bildiğini iyi bilen, görgülü, kendine güveni tam olan bir erkekti." (Necati Cumalı)
GÖRGÜL

  1. [sıfat] Bir kurama değil yalnızca görgüye dayalı; ampirik
GÖRGÜ

  1. [isim] Bir toplum içinde var olan ve uyulması gereken saygı ve incelik davranışları; terbiye (I)
    • "İçinde yaşadığımız aynı çevre, aynı görgü, beni tamamıyla onlara benzetmiyor." (Osman Cemal Kaygılı)
  2. Bir kimsenin, yaşayarak ve deneyerek elde ettiği birikim, deneyim; tecrübe
    • "Bu sanatçıların çoğunun başarısında dış ülkelerde edindikleri sahne görgü ve kültürü etken olmuştur." (Metin And)
  3. Görmüş olma durumu
    • "Görgü tanığı."
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü