Başında görgü olan 11 kelime var. Görgü ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde görgü olan kelimeler listesine ya da sonu görgü ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında görgü bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
GÖRGÜLENMEK, GÖRGÜSÜZLÜK
GÖRGÜCÜLÜK, GÖRGÜLENME, GÖRGÜSÜZCE
GÖRGÜLÜCE
GÖRGÜSÜZ
GÖRGÜCÜ, GÖRGÜLÜ
GÖRGÜL
GÖRGÜ
Görgü Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
5 Harfli Kelimeler
GÖRGÜ
4 Harfli Kelimeler
GÖRÜ, ÖRGÜ
3 Harfli Kelimeler
GÖR, GÜR, ÖRÜ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- GÖRGÜLENMEK
-
-
[nesnesiz]
Görgülü duruma gelmek
-
[nesnesiz]
Görgülü duruma gelmek
- GÖRGÜSÜZLÜK
-
-
[isim]
Görgüsüz olma durumu
-
Görgüsüzce davranış
- "Kitabı bir süs kabul etmek, kültür görgüsüzlüğünün en somut örneğini oluşturur."
-
[isim]
Görgüsüz olma durumu
- GÖRGÜSÜZCE
-
-
[sıfat]
Görgüsüz bir biçimde olan
- "Bundan ötürü de hâllerinde görgüsüzce bir çalım, budalaca bir durum sezilir."
-
[zarf]
Görgüsüz bir biçimde
-
[sıfat]
Görgüsüz bir biçimde olan
- GÖRGÜCÜLÜK
-
-
[isim, felsefe]
Bakınız deneycilik
-
[isim, felsefe]
Bakınız deneycilik
- GÖRGÜLENME
-
-
[isim]
Görgülenmek durumu
-
[isim]
Görgülenmek durumu
- GÖRGÜLÜCE
-
-
[zarf]
Görgülü bir biçimde
-
[zarf]
Görgülü bir biçimde
- GÖRGÜSÜZ
-
-
[sıfat]
Görgüsü olmayan; çakal, hamhalat, kaba saba
- "Mağazalar, görgüsüz yeni zenginlerin zevklerine uygun yemek odası takımları ile doldurmuşlardır vitrinlerini."
-
[sıfat]
Görgüsü olmayan; çakal, hamhalat, kaba saba
- GÖRGÜCÜ
-
-
[sıfat]
Bakınız deneyci
-
[sıfat]
Bakınız deneyci
- GÖRGÜLÜ
-
-
[sıfat]
Görgüsü olan
- "Bildiğini iyi bilen, görgülü, kendine güveni tam olan bir erkekti."
-
[sıfat]
Görgüsü olan
- GÖRGÜL
-
-
[sıfat]
Bir kurama değil yalnızca görgüye dayalı; ampirik
-
[sıfat]
Bir kurama değil yalnızca görgüye dayalı; ampirik
- GÖRGÜ
-
-
[isim]
Bir toplum içinde var olan ve uyulması gereken saygı ve incelik davranışları; terbiye (I)
- "İçinde yaşadığımız aynı çevre, aynı görgü, beni tamamıyla onlara benzetmiyor."
-
Bir kimsenin, yaşayarak ve deneyerek elde ettiği birikim, deneyim; tecrübe
- "Bu sanatçıların çoğunun başarısında dış ülkelerde edindikleri sahne görgü ve kültürü etken olmuştur."
-
Görmüş olma durumu
- "Görgü tanığı."
-
[isim]
Bir toplum içinde var olan ve uyulması gereken saygı ve incelik davranışları; terbiye (I)