İçinde ger olan 8 harfli 20 kelime var. İçerisinde GER bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ger olan kelimeler listesine ya da Sonu ger ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

E G R Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

ERG

2 Harfli Kelimeler

ER, GE, RE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

AYDINGER

  1. [isim] Parlak yüzeyli, saydam, mimarlıkta çizim için kullanılan özel bir kâğıt

GERİLMEK

  1. [nsz] Germe işi yapılmak, gergin duruma gelmek, belirli bir uzama ile çekilmek
    • "Koltuğunda şöyle bir gerilmiş, gülümseyerek yüzüme bakıyordu." (Yusuf Ziya Ortaç)
  2. Gergin bir biçimde açılmak
    • "Gülmek istedim, dudaklarım titreyip gerildi." (Aka Gündüz)
  3. Kasılmak
  4. Kızmak, öfkelenmek, sinirlenmek
  5. İlişki ve davranış bozulacak duruma gelmek

GERİLEME

  1. [isim] Gerilemek işi
  2. Bir dokunun, bir organın bir evrim geçirmesi veya bir yapının basitleşmesi
  3. Sonuçlardan ilkelere, etkilerden sebeplere ve birleşiklerden yalınçlara doğru usa vurma işlemi
  4. Kavrama yeteneğinin giderek zayıflaması durumu
  5. Geri çekilme, ricat

SÜNGERSİ

  1. [sıfat] Sünger gibi gözenekleri olan, süngere benzeyen

GERÇEKTE

  1. [zarf] Aslında, tam anlamıyla, hakikatte
    • "Kumpanyanın kurulmasında başı çeken gerçekte, ecnebi bir banka." (Atilla İlhan)

GEREKLİK

  1. [isim] Gerek olma durumu, lüzum, icap, iktiza

GERİNMEK

  1. [nsz] Kolları açarak gövdeyi gergin bir duruma sokmak
    • "Geç uyanmıştı, geç ve güç. Yatakta uzun uzun gerindi, esnedi." (Atilla İlhan)
  2. Rahatlık, mutluluk, övünç duymak
    • "Çapkın delikanlının hareketlerini ciddiye alan genç kız tatlı tatlı gerinirken kuru dudaklarından mesut tebessümler uçuşuyordu." (Haldun Taner)

GEREKMEK

  1. [nsz] Bir şeyin yapılabilmesi veya gerçekleşmesi bazı nesne, fiil vb.ne bağlı olmak, gerek olmak, lazım olmak, icap etmek, iktiza etmek
    • "Tepeören denilen köye şafak sökmeden varmamız gerekiyordu." (Halide Edip Adıvar)

GERGEDAN

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Gergedangillerden, sıcak ülkelerde yaşayan, burnunun üstünde bir veya iki boynuzu bulunan, kalın derili, saldırgan bir hayvan (Rhinoceros inducus)

GERÇEKÇİ

  1. [sıfat] Gerçeği gören ve ona göre davranan veya gerçeğe uygun olarak yapılan, realist
    • "Halkçı olduğu kadar gerçekçiydi Atatürk." (Sabahattin Eyuboğlu)
  2. Gerçekçilik yanlısı olan, realist
    • "Geçmişi geçmişte bırakıp bugüne bakmak daha gerçekçi bir yaklaşımdır." (Haldun Taner)

GERDİRME

  1. [isim] Gerdirmek işi

GERGİNCE

  1. [sıfat] Biraz gergin

GEREKSİZ

  1. [sıfat] Gereği olmayan, yararsız, lüzumsuz
  2. Yararsız, lüzumsuz bir biçimde
    • "Ona danışmayı gereksiz görerek Sevim'e yöneldi." (Necati Cumalı)

GERİATRİ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Yaşlılık bilimi

KİMYAGER

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kimyacı

SÜNGERLİ

  1. [sıfat] Süngerle döşenmiş veya süngerden yapılmış olan

GERÇEKLİ

  1. [sıfat] Gerçeklenmiş, gerçek olduğu anlaşılmış, muhakkak

SERGERDE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Kötü, olumsuz işlerde elebaşı

SÜNGERCİ

  1. [isim] Sünger avcısı

GERGİSİZ

  1. [sıfat] Gergisi olmayan

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü