İçinde ge olan 8 harfli 157 kelime var. İçerisinde GE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ge olan kelimeler listesine ya da sonu ge ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GEOMETRİ

Kelime Kökeni: Fransızca géométrie

  1. [isim] Nokta, çizgi, açı, yüzey ve cisimlerin birbirleriyle ilişkilerini, ölçümlerini, özelliklerini inceleyen matematik dalı; hendese
  2. Bu konu ile ilgili olan kitap veya ders
GERGEDAN

Kelime Kökeni: Farsça kergeden

  1. [isim, hayvan bilimi] Gergedangillerden, Afrika, Hindistan ve Güneydoğu Asya’nın bazı bölgelerinde yaşayan, burnunun üstünde bir veya iki boynuzu bulunan, kalın derili, saldırgan bir hayvan (Rhinoceros inducus)
GEÇERLİK

  1. [isim] Bakınız geçerlilik
    • "Bu para geçerlikten kaldırıldı."
  2. Sürümü olma durumu
    • "Bu malın geçerliği kalmadı."
GELİŞKİN

  1. [sıfat] Gelişmiş olan; mütekâmil
GEÇİRGEN

  1. [sıfat, fizik] Gaz, sıvı vb.ni içinden kolaylıkla geçiren
  2. [jeoloji] Sıvıların geçmesine elverişli (kayaç); geçirimli
SÖMÜRGEN

  1. [sıfat] Bakınız sömürücü
    • "Her sömürgen gibi onların da ömürleri kısacıktı çünkü sömürgenler hazıra konar, enerjilerini fark edip devreye sokmazlardı." (Mehmet Niyazi Özdemir)
GEÇKİNCE

  1. [sıfat] Yaşı biraz ilerlemiş olan
OLAGELME

  1. [isim] Olagelmek işi veya durumu
GEVŞEMEK

  1. [nesnesiz] Sertlik ve gerginliği bozulmak
    • "Kar kalkmış, hava açmış, ayaz gevşemişti." (Aka Gündüz)
  2. Bakınız çözülmek
    • "Boynuna dolanan kolları gevşedi."
  3. [mecaz] Yumuşamak, yatışmak, sakinleşmek
    • "Poker lafını işitmesin, eli ayağı gevşiyor." (Attilâ İlhan)
  4. [argo] Sevmek, hoşlanmak
  5. [ekonomi] Para piyasasında değer yitirmek
DİZGESEL

  1. [sıfat] Bakınız sistemli
GEREKLİK

  1. [isim] Gerek olma durumu; iktiza
GERÇEKLİ

  1. [sıfat] Gerçeklenmiş, gerçek olduğu anlaşılmış
  2. Gerçeği olan, gerçeği bulunan
    • "Evet, sanatta biz iki gerçekli toplum hâline getirilmişizdir." (Kemal Tahir)
ERGENLİK

  1. [isim] Cinsel organların fizyolojik gelişmesiyle başlayan, büluğa ermişlikle yetişkinlik arasındaki dönem; büluğ çağı, ergenlik çağı, ilk gençlik, yeni yetmelik
    • "Amcası ona, çocukluk günlerinde de ergenliğinde de istemeden vermiştir." (Tarık Buğra)
  2. Çocukluk çağından yetişkinlik çağına geçen kimselerin yüzünde çıkan sivilceler
GEZİNMEK

  1. [nesnesiz] Eğlenmek, vakit geçirmek için gezmek; dolaşmak
    • "Başı bir düşünceyle ağırlaşmış gibi öne düşük, elleri cebinde, geziniyordu." (Peyami Safa)
  2. Belirli bir çevre içinde gezip durmak; gezelemek
    • "Bir akşam rıhtım boyunda geziniyordum." (Sait Faik Abasıyanık)
  3. [müzik] Özellikle doğaçlama yapılan müzikte, ezgiyi belli bir makam anlayışı içinde değişik perdeler üzerinde çalmak; dolaşmak
GERGİNCE

  1. [sıfat] Biraz gergin
DÖVÜLGEN

  1. [sıfat] Dövülerek levha durumuna geçebilen (maden)
GEÇİŞKEN

  1. [sıfat] Bir durumdan başka bir duruma geçme özelliği olan
  2. [mecaz] Birbirine etki edebilen
DİRENGEN

  1. [sıfat] Bakınız inatçı
GELGEÇÇİ

  1. [sıfat] Gelip geçici, sebatkâr olmayan (kimse)
    • "Edipler yerlerini arabacılara, gelgeççi müşterilere bırakırlar." (Salâh Birsel)
SERGERDE

Kelime Kökeni: Farsça ser + gerde

  1. [isim, eskimiş] Bakınız elebaşı
    • "Bir sergerde ortaya çıkarak devlete vergi ödemek istemeyenleri bir partide toplamıştır." (Aydın Boysan)
  2. Gönüllü askerlerin başı
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü