İçinde ge olan 5 harfli 67 kelime var. İçerisinde GE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ge olan kelimeler listesine ya da Sonu ge ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÜÇGEN

  1. [isim] Üç tepe noktası, üç açısı, üç kenarı olan geometri biçimi, müselles
    • "Tabanı otuz metre kadar tutan bir eşkenar üçgen biçimindedir." (Tarık Buğra)
  2. [sıfat] Bu biçimde olan

ERGEN

  1. [sıfat] Döl verebilecek duruma gelmiş olan, erin, yeni yetme, akil baliğ, baliğ
  2. Henüz evlenmemiş, bekâr

GEÇİŞ

  1. [isim] Geçme işi veya biçimi
    • "Bekleme sabırsızlığını çoktan kaybetmiş olduğum için vaktin geçişini pek fark etmiyordum." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Herhangi bir durumdaki değişme, intikal
    • "Geçiş dönemi."
  3. Resimde iki ayrı rengi birbirine bağlayan ara ton
  4. Ses organlarının bir durumdan ötekine geçmesi
  5. Bir parça süresince bir tondan başka bir tona atlama

ÖRGEN

  1. [isim] Organ, uzuv

GEÇÇE

  1. [zarf] Biraz geç olarak, geç saatlere yakın
    • "Sağ olsun, akşamları evine biraz geççe gelir." (Peyami Safa)

BÖLGE

  1. [isim] Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka
    • "Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, seçildikleri bölgeyi veya kendilerini seçenleri değil, bütün Milleti temsil ederler." (Anayasa)
  2. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye
    • "Bel bölgesi. Koltuk altı bölgesi."

GÖLGE

  1. [isim] Saydam olmayan bir cisim tarafından ışığın engellenmesiyle ışıklı yerde oluşan karanlık
    • "Etrafına gölge salmayan, yemiş vermeyen hangi kütük baltadan kurtulur?" (Halide Edip Adıvar)
    • "... bu iki yazarın usta hikâyeci vasıflarına gölge düşürmüştür." (Abdülhak Şinasi Hisar)
    • "O bir gölge gibi kalkıp gittiği zaman farkında olmadım." (Sait Faik Abasıyanık)
    • "Enişte, delikanlıları gölgede bırakacak kadar çalıştı; hâlâ ayak üstünde." (Sermet Muhtar Alus)
  2. Güneş ışınlarından korunacak yer
    • "Sakın kesme, gölgesinde yorgun çiftçi dinlensin." (Memduh Şevket Esendal)
    • "Gölge etme, başka ihsan istemem." (Diyojen)
  3. Ne olduğu anlaşılamayan karaltı, silüet
    • "Pencereden dışarıya bir gölge çıktı, arkasından seğirttiler." (Aka Gündüz)
  4. Resimde bir şekli cisimlendirmek için, onun ışık almaması gereken yerlerine vurulan az çok koyu renk
  5. Röfle
  6. Yetkisi olmadığı hâlde etkili olan
    • "Gölge başkan. Gölge kabine."
  7. Birinin yanından hiç ayrılmayan kimse
  8. Koruma, kayırma himaye
    • "Onun gölgesi altında yaşıyor."

BELGE

  1. [isim] Bir gerçeğe tanıklık eden yazı, fotoğraf, resim, film vb. vesika, doküman
    • "Mahkemenin elinde bu iddiaları yalanlayacak bir belge yoktu." (Tarık Buğra)

ÇİZGE

  1. [isim] Bir olayın çeşitli durumlarını göstermeye veya birkaç şey arasında karşılaştırma yapmaya yarayan çizgilerden oluşmuş biçim, grafik

GEREK

  1. [sıfat] Bir şeyin yapılabilmesi veya olabilmesi ona bağlı olan, lazım
    • "Mecnunlara Leyla gerek, bana seni gerek seni." (Yunus Emre)
    • "Gereği gibi davranmak."
    • "Meclis ... gerek gördüğü takdirde ilgilinin Yüce Divana sevkine karar verir." (Anayasa)
    • "Bunların bir bildikleri olsa gerek." (Memduh Şevket Esendal)
  2. [isim] İcap
    • "... millî güvenlik gereklerinin ihlal edilmesi ... hâlinde belirli bir toplantı ve gösteri yürüyüşünü yasaklayabilir." (Anayasa)

GEZME

  1. [isim] Gezmek işi, seyran

GEBEŞ

  1. [sıfat] Aptal, sersem
  2. Bodur ve şişman
  3. Karnı şiş olan

GEÇİT

  1. [isim] Geçmeye yarayan yer, geçecek yer
    • "Başka türlü düşünmek, köprüyü bırakıp çayda geçit aramaya benzer." (Tarık Buğra)
  2. İki dağ arasında dar ve uzun yol

GEOİT

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Yerkürenin geometrik olmayan gerçek biçimi

LİGER
...
GENOM

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Gametlerde bulunan kromozomlar

GELME

  1. [isim] Gelmek işi
  2. [sıfat] Gelmiş olan
    • "Avrupa'dan gelme bir televizyon."
  3. [sıfat] Yetişme
    • "İyi aileden gelme çocuk."
  4. Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi

BAGET

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bateri çalmaya yarayan ince, kısa çubuk
  2. Tıraşlanmış, dikdörtgen biçiminde değerli taş
  3. Düşük gramajlı ince, uzun ekmek
  4. Tavuk, piliç vb. kanatlılarda but ile paça arasında kalan etli bölüm

GEDİZ
...
GEBZE
...
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü