İçinde fos olan 32 kelime var. İçerisinde FOS bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında fos olan kelimeler listesine ya da Sonu fos ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
FOSFATLATMAK
FOSFATLAMAK, FOSFATLATMA, FOSİLLEŞMEK, FOSURDATMAK
FOSFATLAMA, FOSFORIŞIL, FOSİLLEŞME, FOSURDAMAK, FOSURDATMA
FOSFATSIZ, FOSFORIŞI, FOSFORSUZ, FOSLATMAK, FOSURDAMA
FOSEPTİK, FOSFATLI, FOSFORLU, FOSLAMAK, FOSLATMA, LENFOSİT
DEFOSUZ, FOSİLLİ, FOSLAMA, FOSURTU
FOSFAT, FOSFOR, FOSGEN, FOSNOT
FOSİL, ZİFOS
FOS
F O S Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
FOS, SOF
2 Harfli Kelimeler
OF
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- FOSFATLATMAK
-
-
[-i]
Fosfatlama işini yaptırmak
-
[-i]
Fosfatlama işini yaptırmak
- FOSİLLEŞMEK
-
-
[nsz]
Fosil durumuna gelmek, taşıllaşmak
-
Gerilemek, köhneleşmek
-
[nsz]
Fosil durumuna gelmek, taşıllaşmak
- FOSURDATMAK
-
-
[-i]
Tütün, sigara vb.ni duman çıkararak içmek
- "Ah hep benim aptallığım, avucumun içinde yemek varken tuttum da sigarayı açıktan fosurdattım." (Aka Gündüz)
-
[-i]
Tütün, sigara vb.ni duman çıkararak içmek
- FOSFATLATMA
-
-
[isim]
Fosfatlatmak işi
-
[isim]
Fosfatlatmak işi
- FOSFATLAMAK
-
-
[-i]
Ekilen topraklara fosfatlı gübre vermek
-
Madensel bir parçanın yüzeyinde koruyucu bir fosfat tabakası oluşturmak
-
[-i]
Ekilen topraklara fosfatlı gübre vermek
- FOSURDATMA
-
-
[isim]
Fosurdatmak işi
-
[isim]
Fosurdatmak işi
- FOSURDAMAK
-
-
[nsz]
Solurken ağızdan ses çıkarmak
-
[nsz]
Solurken ağızdan ses çıkarmak
- FOSFATLAMA
-
-
[isim]
Fosfatlamak işi
-
[isim]
Fosfatlamak işi
- FOSFORIŞIL
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Fosforışı özelliği olan
- "Başlıca fosforışıl cisimler kalsiyum sülfür, radyum sülfür, stronsiyum sülfür ve çinko sülfürdür."
-
[sıfat]
Fosforışı özelliği olan
- FOSİLLEŞME
-
-
[isim]
Fosilleşmek durumu, taşıllaşma
-
[isim]
Fosilleşmek durumu, taşıllaşma
- FOSFATSIZ
-
-
[sıfat]
İçinde fosfat olmayan
-
[sıfat]
İçinde fosfat olmayan
- FOSURDAMA
-
-
[isim]
Fosurdamak işi
-
[isim]
Fosurdamak işi
- FOSFORIŞI
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bazı cisimlerin veya canlı varlıkların normal sıcaklığında hissedilir bir artış olmadan karanlıkta ışık verme özelliği
-
[isim]
Bazı cisimlerin veya canlı varlıkların normal sıcaklığında hissedilir bir artış olmadan karanlıkta ışık verme özelliği
- FOSFORSUZ
-
-
[sıfat]
Fosforu olmayan
- "Böyle fosforsuz, azotsuz, karbonsuz yaşamak, zekâsını söndürememişti ama biraz hafifleşmişti." (Ömer Seyfettin)
-
[sıfat]
Fosforu olmayan
- FOSLATMAK
-
-
[-i]
Yanlışını veya hilesini ortaya çıkararak birini bozmak, utandırmak
-
[-i]
Yanlışını veya hilesini ortaya çıkararak birini bozmak, utandırmak
- FOSFATLI
-
-
[sıfat]
İçinde fosfat olan
- "Fosfatlı yapay gübre."
-
[sıfat]
İçinde fosfat olan
- FOSEPTİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Lağım çukuru
-
[isim]
Lağım çukuru
- FOSLAMAK
-
-
[nsz]
Fos çıkmak
-
[nsz]
Fos çıkmak
- FOSFORLU
-
-
[sıfat]
Birleşiminde fosfor olan
-
Işıklı, parlak
- "Beyoğlu, karanlık içinde fosforlu bir kaya gibi pırıl pırıl yanıyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Alımlı, gösterişli
-
[sıfat]
Birleşiminde fosfor olan
- FOSLATMA
-
-
[isim]
Foslatmak işi
-
[isim]
Foslatmak işi