Başında fos olan 29 kelime var. Fos ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde fos olan kelimeler listesine ya da sonu fos ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında fos bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
FOSFATLATMAK
FOSFATLAMAK, FOSFATLATMA, FOSİLLEŞMEK, FOSURDATMAK
FOSFATLAMA, FOSFORIŞIL, FOSİLLEŞME, FOSURDAMAK, FOSURDATMA
FOSFATSIZ, FOSFORIŞI, FOSFORSUZ, FOSLATMAK, FOSURDAMA
FOSEPTİK, FOSFATLI, FOSFORLU, FOSLAMAK, FOSLATMA
FOSİLLİ, FOSLAMA, FOSURTU
FOSFAT, FOSFOR, FOSGEN, FOSNOT
FOSİL
FOS
Fos Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
FOS, SOF
2 Harfli Kelimeler
OF
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- FOSFATLATMAK
-
-
[-i]
Fosfatlama işini yaptırmak
-
[-i]
Fosfatlama işini yaptırmak
- FOSFATLATMA
-
-
[isim]
Fosfatlatmak işi
-
[isim]
Fosfatlatmak işi
- FOSİLLEŞMEK
-
-
[nesnesiz]
Fosil durumuna gelmek; taşıllaşmak
-
[mecaz]
Gerilemek, köhneleşmek
-
[mecaz]
Düşünme gücünü yitirmek
-
[nesnesiz]
Fosil durumuna gelmek; taşıllaşmak
- FOSFATLAMAK
-
-
[-i]
Ekilen topraklara fosfatlı gübre vermek
-
Madensel bir parçanın yüzeyinde koruyucu bir fosfat tabakası oluşturmak
-
[-i]
Ekilen topraklara fosfatlı gübre vermek
- FOSURDATMAK
-
-
[-i]
Tütün, sigara vb.ni duman çıkararak içmek
- "Ah, hep benim aptallığım, avucumun içinde yemek varken tuttum da sigarayı açıktan fosurdattım."
-
[-i]
Tütün, sigara vb.ni duman çıkararak içmek
- FOSURDATMA
-
-
[isim]
Fosurdatmak işi
-
[isim]
Fosurdatmak işi
- FOSFORIŞIL
-
Kelime Kökeni: Fransızca phosphore + Türkçe ışıl
-
[sıfat, fizik]
Fosforışı özelliği olan
- "Başlıca fosforışıl cisimler kalsiyum sülfür, radyum sülfür, stronsiyum sülfür ve çinko sülfürdür."
-
[sıfat, fizik]
Fosforışı özelliği olan
- FOSFATLAMA
-
-
[isim]
Fosfatlamak işi
-
[isim]
Fosfatlamak işi
- FOSURDAMAK
-
-
[nesnesiz]
Solurken ağızdan ses çıkarmak
-
[nesnesiz]
Solurken ağızdan ses çıkarmak
- FOSİLLEŞME
-
-
[isim, jeoloji]
Fosilleşmek durumu; taşıllaşma
-
[isim, jeoloji]
Fosilleşmek durumu; taşıllaşma
- FOSFATSIZ
-
-
[sıfat]
İçinde fosfat olmayan
-
[sıfat]
İçinde fosfat olmayan
- FOSFORSUZ
-
-
[sıfat]
Fosfor içermeyen
-
[zarf]
Fosfor olmadan
- "Böyle fosforsuz, azotsuz, karbonsuz yaşamak zekâsını söndürememişti ama biraz hafifleşmişti."
-
[sıfat]
Fosfor içermeyen
- FOSURDAMA
-
-
[isim]
Fosurdamak işi
-
[isim]
Fosurdamak işi
- FOSLATMAK
-
-
[-i, argo]
Yanlışını veya hilesini ortaya çıkararak birini bozmak, utandırmak
-
[-i, argo]
Yanlışını veya hilesini ortaya çıkararak birini bozmak, utandırmak
- FOSFORIŞI
-
Kelime Kökeni: Fransızca phosphore + Türkçe ışı
-
[isim, fizik]
Bazı cisimlerin veya canlı varlıkların normal sıcaklığında hissedilir bir artış olmadan karanlıkta ışık verme özelliği
-
[isim, fizik]
Bazı cisimlerin veya canlı varlıkların normal sıcaklığında hissedilir bir artış olmadan karanlıkta ışık verme özelliği
- FOSLAMAK
-
-
[nesnesiz, argo]
Fos çıkmak
- "Bir düşündüm, bizim eskicilik fosladı."
-
[nesnesiz, argo]
Fos çıkmak
- FOSFORLU
-
-
[sıfat]
Bileşiminde fosfor olan
- "Beyoğlu, karanlık içinde fosforlu bir kaya gibi pırıl pırıl yanıyordu."
-
[mecaz]
Işıklı, parlak olan
-
[mecaz]
Alımlı, gösterişli olan
-
[sıfat]
Bileşiminde fosfor olan
- FOSEPTİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca fosse septique
-
[isim]
Bakınız lağım çukuru
-
[isim]
Bakınız lağım çukuru
- FOSLATMA
-
-
[isim]
Foslatmak işi
-
[isim]
Foslatmak işi
- FOSFATLI
-
-
[sıfat]
İçinde fosfat olan
- "Fosfatlı yapay gübre."
-
[sıfat]
İçinde fosfat olan