İçinde ev olan 9 harfli 130 kelime var. İçerisinde EV bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ev olan kelimeler listesine ya da sonu ev ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ev Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E V

2 Harfli Kelimeler

EV, VE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

FEVKALADE

Kelime Kökeni: Arapça fevḳ + ʿāde

  1. [sıfat] Alışılmış olandan ayrı
    • "Eserin aslına fevkalade sadakat gösterilmiş olması da ayrıca kayda şayandır." (Asaf Halet Çelebi)
  2. Aşırı, çok fazla olan
    • "Yalnız tansiyon fevkalade. Katiyen et yememesi lazım." (Nâzım Hikmet)
  3. [zarf] Bakınız olağanüstü
  4. [zarf] Aşırı bir biçimde
    • "Babası çocuğun bu hayallerinden dolayı fevkalade müteessir oluyor, ona hiçbir sanat da öğretemiyordu." (Asaf Halet Çelebi)
  5. [ünlem] "Çok iyi, çok üstün, çok güzel" anlamlarında beğeni ifade eden bir söz
    • "Yemek nasıldı?- Fevkalade!"
DEVONİYEN

Kelime Kökeni: Fransızca dévonien

  1. [isim, jeoloji] Birinci Çağın dördüncü dönemi ve bu dönemde oluşmuş yer tabakaları
LEVAZIMAT

Kelime Kökeni: Arapça levāzimāt

  1. [isim, eskimiş] Gerekenler, lazım olan şeyler
    • "Çamaşırlarını, elbiselerini, bütün eşya ve levazımatını da İngiltere'den getirtti." (Refik Halit Karay)
  2. [askerlik] Askerî araç gereçlerin tümü
MÜTEVELLİ

Kelime Kökeni: Arapça mutevellī

  1. [isim, hukuk] Bir vakfın yönetimi kendisine verilmiş olan kimse
SEVİNÇSİZ

  1. [sıfat] Sevinci olmayan, sevinç vermeyen
  2. [zarf] Sevinci olmayan, sevinç vermeyen bir biçimde
    • "İsteyip de elde ettiği şeyleri sevinçsiz karşılıyordu artık." (Necati Cumalı)
DEVLEŞMEK

  1. [nesnesiz] Çok büyümek, irileşmek
  2. [mecaz] Aşırı bir gelişme göstermek
    • "Günlük gazeteler bugünküler kadar devleşmemişti henüz." (Yusuf Ziya Ortaç)
MANEVRALI

  1. [sıfat] Manevra yapılan
BOLŞEVİZM

Kelime Kökeni: Fransızca bolchevisme

  1. [isim] Bakınız Bolşeviklik
GEVELENME

  1. [isim] Gevelenmek işi
MÜTENEVVİ

Kelime Kökeni: Arapça mutenevviʿ

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız çeşitli
    • "Meclis üzerinde birkaç gün zarfında tabiat gibi kadir ve mütenevvi olan ruhunun hâkimiyetini kurdu." (Hamdullah Suphi Tanrıöver)
GEVEZELİK

  1. [isim] Geveze olma durumu; yeşillik, zevzeklik, lafazanlık, mavra
    • "Gevezeliklerine tam zamanında son vermişler." (Nâzım Hikmet)
  2. Düzensiz, gelişigüzel konuşma, yazma
    • "Hikâyeye girmeden evvel uzun uzun gevezelikler yapmamalıyız." (Sait Faik Abasıyanık)
CEVAPLAMA

  1. [isim] Cevaplamak işi; yanıtlama
    • "Bütün soruları doğru cevaplama beklentisi içinde olmayın." (Tugay Keçeci)
ÜRETİMEVİ

  1. [isim] Bakınız fabrika
NEVAZİŞLİ

  1. [sıfat] İçinde iltifat bulunan gönül alan; nüvazişli
MEVKUFLUK

  1. [isim] Mevkuf olma durumu
  2. Bakınız tutukluluk
CEVRETMEK

Kelime Kökeni: Arapça cevr + Türkçe etmek

  1. [-e, eskimiş] Eziyet etmek
    • "Yol ortasında bir kıza sataşmak, cevretmek, yangından mal kaçırır gibi kapıp kaçıvermek kadar küstahlık olmaz." (Etem İzzet Benice)
ALEVLENME

  1. [isim] Alevlenmek işi
    • "İçin için yanıp alevlenmeye doğru gitmekte de Enderun körüklemeleri yüzünden geri kalmadılar." (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. [tıp] Sessizce sürmekte olan bir hastalığın belirtilerinin artması; eksaserbasyon
GEVŞETİCİ

  1. [sıfat] Rahatlatma, gevşetme özelliği olan
    • "Kas gevşetici ilaçlar."
CENAZEEVİ

  1. [isim] Bakınız ölüevi
ZEVZEKLİK

  1. [isim] Bakınız gevezelik
    • "Analar, babalar, çocuklarının durmadan soru sormasını bir çeşit zevzeklik sayar." (Haldun Taner)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü