İçinde ev olan 6 harfli 118 kelime var. İçerisinde EV bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ev olan kelimeler listesine ya da sonu ev ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ev Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E V

2 Harfli Kelimeler

EV, VE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

PEŞREV

Kelime Kökeni: Farsça pīş-rev

  1. [isim, müzik] Klasik Türk müziğinde faslın giriş taksiminden sonra, şarkıdan önce çalınan parça
    • "Bir giriş bölümünü birlikte dinliyoruz, ağır bir peşrev eşliğinde birbirimizi yokluyoruz." (Reha Mağden)
  2. [spor] Güreşe tutuşmadan önce pehlivanların ellerini birbirine ve uyluklarına vurarak ve hafifçe sıçrayarak yaptıkları gösteri
  3. [edebiyat] Halk hikâyelerinde, türkülerin okunup çalınışı sırasında türkü aralarına katılan mâni türünden küçük türküler
DEVLET

Kelime Kökeni: Arapça devlet

  1. [isim, hukuk, toplum bilimi] Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık; ülke
  2. Bu tüzel varlığın yönetim organları
    • "Devlet hizmetinde epeyce ileride sayılanlardan olsa gerek." (Memduh Şevket Esendal)
  3. [mecaz] Yüksek makam
  4. [mecaz] Bakınız mutluluk
    • "Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi / Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi" (Muhibbi)
  5. [mecaz] Kişinin bahtı
MEVSUF

Kelime Kökeni: Arapça mevṣūf

  1. [sıfat, eskimiş] Nitelenmiş, nitelikleriyle belirlenmiş
  2. [isim, dil bilgisi] Bakınız tamlanan
NEVROZ

Kelime Kökeni: Fransızca névrose

  1. [isim, ruh bilimi] Genellikle bunalım ve beden görevleri üzerinde yakınmalarla beliren, kişiliğin ve uyumun bütününü etkilemeyen, ruhsal kaynaklı sinir hastalığı; sinirce
ŞEVKLİ

  1. [sıfat] Şevki olan
    • "Ben onun kadar şevkli oyuncu tanımadım." (Haldun Taner)
EDEVAT

Kelime Kökeni: Arapça edevāt

  1. [isim] Bir iş için gerekli olan malzemelerin, parçaların tümü
    • "Taş binanın bir odasını mantarlardan, çivilerden ve balıkçı edevatından bir döşeme bürümüştü." (Sait Faik Abasıyanık)
ÇAYEVİ

  1. [isim] Çay, kahve vb. içeceklerin hazırlandığı, satıldığı ve içildiği küçük iş yeri; çaycı, çayhane
MEVLİT

Kelime Kökeni: Arapça mevlid

  1. [isim] Hz. Muhammed'in doğumunu, hayatını anlatan mesnevi
  2. Bu mesnevinin okunduğu dinî tören
    • "Daha mevlit bitmeden dört aydır yağmayan yağmur dışarısını sel içinde bıraktı." (Ömer Seyfettin)
  3. [eskimiş] Doğma, doğum
  4. [eskimiş] Doğum yeri, insanın doğduğu yer
CEVVAL

Kelime Kökeni: Arapça cevvāl

  1. [sıfat] Davranışları çabuk ve kesin olan
    • "Orhan Tahsin'in cevval zekâsına, onun coşkulu ve hiç boş olmayan, hep kültür özüyle dolu konuşmalarına her kadın kolay ayak uyduramazdı." (Haldun Taner)
KIZEVİ

  1. [isim] Bakınız kız tarafı
MEVALİ

Kelime Kökeni: Arapça mevālī

  1. [isim, tarih] Osmanlı Devleti'nde görev yapan yüksek dereceli ilim adamları
  2. Özgür bırakılmış köleler
HEVENK

Kelime Kökeni: Farsça āveng

  1. [isim] Bir ipe, bir çubuğa geçirilmiş, dizilmiş veya birbirine bağlanmış yaş meyve ve sebze bağı
    • "Tavanda hevenk hevenk üzümler, elmalar, armutlar, ayvalar sarkıyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
TEVKİF

Kelime Kökeni: Arapça tevḳīf

  1. [isim, eskimiş] Bakınız durdurma
  2. [hukuk] Bir suç dolayısıyla birini tutuklama
SEVİNÇ

  1. [isim] İstenen veya hoşa giden bir şeyin olmasıyla duyulan coşku; kıvanç, meserret, sürur
    • "İçim sevinç dolu, annemin yanına gidiyorum, öpüşüyoruz." (Adalet Ağaoğlu)
DEVELİ

  1. [isim] Kayseri iline bağlı ilçelerden biri
ÖLÜEVİ

  1. [isim] Cenaze sahibinin evi
  2. Bir ferdi veya yakını ölmüş olan aile; cenazeevi, yasevi
TEVKİL

Kelime Kökeni: Arapça tevkīl

  1. [isim, eskimiş] Vekil etme
MEVZUN

Kelime Kökeni: Arapça mevzūn

  1. [sıfat, eskimiş] Biçimli, düzgün, oranlı olan
    • "Mevzun vücut."
  2. [edebiyat] Bakınız ölçülü
    • "Olsa olsa mevzun cümlelerden mürekkep bir parçayı iyi kıraat etmiş olur." (Yahya Kemal Beyatlı)
ŞEVKET

Kelime Kökeni: Arapça şevket

  1. [isim, eskimiş] Bakınız büyüklük
EVİRME

  1. [isim, fizik] Bakınız evirtim
  2. [mantık] Bir önermenin konusunu yüklem, yüklemini de konu durumuna getirerek vargısı doğru olan yeni bir önerme çıkarma; akis
    • ""Hiçbir insan ölümsüz değildir" önermesinden evirme yoluyla "hiçbir ölümsüz insan değildir" önermesi çıkarılabilir."
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü