İçinde ev olan 5 harfli 87 kelime var. İçerisinde EV bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ev olan kelimeler listesine ya da sonu ev ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ev Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E V

2 Harfli Kelimeler

EV, VE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

EVCİK

  1. [isim] Küçük, sevimli ev
    • "Birbirinden bahçelerle, evlerle ayrılmış; güneş, çiçek, ağaç içinde evciklerdi." (Sait Faik Abasıyanık)
EVGİN

  1. [sıfat, ağızlardan] Bakınız acil
    • "Bu, evgin bir iştir, fazla geciktirmeyiniz."
  2. Bakınız aceleci
DEVRE

Kelime Kökeni: Arapça devre

  1. [isim] Belirlenmiş zaman dilimi; fasıl
    • "Bu kadar uzun bir bekleyiş devresi, tatsız ara veriş yeter." (Aka Gündüz)
  2. [fizik] Bakınız çevrim
AYEVİ

  1. [isim] Bakınız hale
DEVCE

  1. [sıfat] Dev gibi
    • "O kendini birdenbire devce bir kuvvetin sardığını hissetti." (Cahit Uçuk)
  2. [zarf] Deve benzer bir biçimde
DEVİM

  1. [isim, fizik] Bakınız devinim
EVCEK

  1. [zarf] Bütün ev halkı birlikte; evce
    • "Sinemaya evcek gidiyoruz." (Tarık Buğra)
DEVİR

Kelime Kökeni: Arapça devr

  1. [isim] Bir şeyin kendi ekseni etrafında yaptığı dolanma hareketi
    • "Tekerin devri."
  2. Bakınız aktarılma
    • "Malın arabadan vagona devri."
  3. Bakınız çağ
    • "Bana sorarsanız devrimiz nasihat devri olmaktan çıktı." (Burhan Felek)
  4. Bir malın mülkiyetini veya bir mal üzerindeki hakkı bir başkasına geçirme
  5. Bir görevin bir kimseden bir başkasına geçmesi
    • "Devir teslim töreni."
  6. Sürekli ve düzenli değişme; çevrim
  7. [fizik] Bir hareket, birbirinin aynı olan ve eşit zamanlarda yapılan başka hareketlerden oluştuğunda hareketlerin her biri veya bunların yapılması için geçen her zaman aralığı; periyot
  8. [eskimiş] Bir şeyin etrafında başlangıç noktasına tekrar gelmek üzere dolanma
    • "Şehrin çevresinde iki devir yaptık."
CEVİR

Kelime Kökeni: Arapça cevr

  1. [isim, eskimiş] Bakınız eziyet
    • "Kendi kafamın cevrinden kurtulmak için de geldim." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
EVAZE

Kelime Kökeni: Fransızca évasé

  1. [sıfat] Etek ucuna doğru genişleyen (giysi)
    • "Evaze etek."
ZEVCE

Kelime Kökeni: Arapça zevce

  1. [isim] Bir erkeğin evlenmiş olduğu kadın
    • "Zevcesinden aldığı yüz kızartıcı mektuplar alenen nasıl okunur ve neler anlatılır?" (Necip Fazıl Kısakürek)
MEVZU

Kelime Kökeni: Arapça mevżūʿ

  1. [isim] Bakınız konu
    • "Para aklımdan geçen bir mevzu olmamıştır." (Aka Gündüz)
CEVİZ

Kelime Kökeni: Arapça cevz

  1. [isim, bitki bilimi] Cevizgillerin örnek bitkisi olan, uzun ömürlü, gövdesi kalın, kerestesi değerli, yurdumuzda çok yetişen ağaç (Juglans regia)
    • "Dikiliyor ansızın karşıma / Boynum kalınlığındaki ceviz." (Orhan Veli Kanık)
  2. [sıfat] Bu ağacın kerestesinden yapılmış
    • "Yedekleri ise ceviz dolabın alt tarafına kaldırılmıştı." (Necati Cumalı)
  3. Bu ağacın dışı kabuklu, içi yağlı ve nişastalı yemişi; koz
    • "Cebimdeki paranın yarısını ayırıp avuç avuç ceviz alıyorum, sevinçle dolduruyorum ceplerimi." (Reha Mağden)
MEVTA

Kelime Kökeni: Arapça mevtā

  1. [isim, eskimiş] Ölü, ölmüş kimse
    • "Kimi mevtasına kefen biçmiyor / Kimi helal rızkı yiyip içmiyor." (Seyrani)
EVSEL

  1. [sıfat] Evle ilgili, evde oluşan veya kullanılan
CEVAZ

Kelime Kökeni: Arapça cevāz

  1. [isim, eskimiş] Bakınız izin
ÇEVİK

Kelime Kökeni: Farsça çābuk

  1. [sıfat] Kolaylık ve çabuklukla davranan; tetik (II), atik (I), atik tetik, kırnak
    • "Sofrada Atatürk'ün pek kuvvetli ve çevik birkaç arkadaşı vardı." (Falih Rıfkı Atay)
KEVEN

  1. [isim, bitki bilimi] Bakınız geven
KEVEL

Kelime Kökeni: Farsça kebl

  1. [isim] Kuzu veya koyun postundan yapılmış kürk
TÜREV

  1. [isim] Türemiş veya üretilmiş şey
  2. [dil bilgisi] Ad ve fiillerin kök veya gövdelerine yapım eki getirilerek türetilmiş kelime; müştak (I): sev-gi, sev-in-mek, göz-lük vb
  3. [kimya] Bir madde üzerinde yapılan kimyasal işlemler sonucu elde edilen bir başka madde
  4. [matematik] Değişken artması sıfıra giderken, fonksiyonun artmasının değişken artmasına oranının limiti
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü