İçinde ev olan 5 harfli 87 kelime var. İçerisinde EV bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ev olan kelimeler listesine ya da sonu ev ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ev Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
EV, VE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- EVCİK
-
-
[isim]
Küçük, sevimli ev
- "Birbirinden bahçelerle, evlerle ayrılmış; güneş, çiçek, ağaç içinde evciklerdi."
-
[isim]
Küçük, sevimli ev
- EVGİN
-
- DEVRE
-
Kelime Kökeni: Arapça devre
-
[isim]
Belirlenmiş zaman dilimi; fasıl
- "Bu kadar uzun bir bekleyiş devresi, tatsız ara veriş yeter."
-
[fizik]
Bakınız çevrim
-
[isim]
Belirlenmiş zaman dilimi; fasıl
- AYEVİ
-
-
[isim]
Bakınız hale
-
[isim]
Bakınız hale
- DEVCE
-
-
[sıfat]
Dev gibi
- "O kendini birdenbire devce bir kuvvetin sardığını hissetti."
-
[zarf]
Deve benzer bir biçimde
-
[sıfat]
Dev gibi
- DEVİM
-
-
[isim, fizik]
Bakınız devinim
-
[isim, fizik]
Bakınız devinim
- EVCEK
-
-
[zarf]
Bütün ev halkı birlikte; evce
- "Sinemaya evcek gidiyoruz."
-
[zarf]
Bütün ev halkı birlikte; evce
- DEVİR
-
Kelime Kökeni: Arapça devr
-
[isim]
Bir şeyin kendi ekseni etrafında yaptığı dolanma hareketi
- "Tekerin devri."
-
Bakınız aktarılma
- "Malın arabadan vagona devri."
-
Bakınız çağ
- "Bana sorarsanız devrimiz nasihat devri olmaktan çıktı."
-
Bir malın mülkiyetini veya bir mal üzerindeki hakkı bir başkasına geçirme
-
Bir görevin bir kimseden bir başkasına geçmesi
- "Devir teslim töreni."
-
Sürekli ve düzenli değişme; çevrim
-
[fizik]
Bir hareket, birbirinin aynı olan ve eşit zamanlarda yapılan başka hareketlerden oluştuğunda hareketlerin her biri veya bunların yapılması için geçen her zaman aralığı; periyot
-
[eskimiş]
Bir şeyin etrafında başlangıç noktasına tekrar gelmek üzere dolanma
- "Şehrin çevresinde iki devir yaptık."
-
[isim]
Bir şeyin kendi ekseni etrafında yaptığı dolanma hareketi
- CEVİR
-
Kelime Kökeni: Arapça cevr
-
[isim, eskimiş]
Bakınız eziyet
- "Kendi kafamın cevrinden kurtulmak için de geldim."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız eziyet
- EVAZE
-
Kelime Kökeni: Fransızca évasé
-
[sıfat]
Etek ucuna doğru genişleyen (giysi)
- "Evaze etek."
-
[sıfat]
Etek ucuna doğru genişleyen (giysi)
- ZEVCE
-
Kelime Kökeni: Arapça zevce
-
[isim]
Bir erkeğin evlenmiş olduğu kadın
- "Zevcesinden aldığı yüz kızartıcı mektuplar alenen nasıl okunur ve neler anlatılır?"
-
[isim]
Bir erkeğin evlenmiş olduğu kadın
- MEVZU
-
Kelime Kökeni: Arapça mevżūʿ
-
[isim]
Bakınız konu
- "Para aklımdan geçen bir mevzu olmamıştır."
-
[isim]
Bakınız konu
- CEVİZ
-
Kelime Kökeni: Arapça cevz
-
[isim, bitki bilimi]
Cevizgillerin örnek bitkisi olan, uzun ömürlü, gövdesi kalın, kerestesi değerli, yurdumuzda çok yetişen ağaç (Juglans regia)
- "Dikiliyor ansızın karşıma / Boynum kalınlığındaki ceviz."
-
[sıfat]
Bu ağacın kerestesinden yapılmış
- "Yedekleri ise ceviz dolabın alt tarafına kaldırılmıştı."
-
Bu ağacın dışı kabuklu, içi yağlı ve nişastalı yemişi; koz
- "Cebimdeki paranın yarısını ayırıp avuç avuç ceviz alıyorum, sevinçle dolduruyorum ceplerimi."
-
[isim, bitki bilimi]
Cevizgillerin örnek bitkisi olan, uzun ömürlü, gövdesi kalın, kerestesi değerli, yurdumuzda çok yetişen ağaç (Juglans regia)
- MEVTA
-
Kelime Kökeni: Arapça mevtā
-
[isim, eskimiş]
Ölü, ölmüş kimse
- "Kimi mevtasına kefen biçmiyor / Kimi helal rızkı yiyip içmiyor."
-
[isim, eskimiş]
Ölü, ölmüş kimse
- EVSEL
-
-
[sıfat]
Evle ilgili, evde oluşan veya kullanılan
-
[sıfat]
Evle ilgili, evde oluşan veya kullanılan
- CEVAZ
-
Kelime Kökeni: Arapça cevāz
-
[isim, eskimiş]
Bakınız izin
-
[isim, eskimiş]
Bakınız izin
- ÇEVİK
-
Kelime Kökeni: Farsça çābuk
-
[sıfat]
Kolaylık ve çabuklukla davranan; tetik (II), atik (I), atik tetik, kırnak
- "Sofrada Atatürk'ün pek kuvvetli ve çevik birkaç arkadaşı vardı."
-
[sıfat]
Kolaylık ve çabuklukla davranan; tetik (II), atik (I), atik tetik, kırnak
- KEVEN
-
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız geven
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız geven
- KEVEL
-
Kelime Kökeni: Farsça kebl
-
[isim]
Kuzu veya koyun postundan yapılmış kürk
-
[isim]
Kuzu veya koyun postundan yapılmış kürk
- TÜREV
-
-
[isim]
Türemiş veya üretilmiş şey
-
[dil bilgisi]
Ad ve fiillerin kök veya gövdelerine yapım eki getirilerek türetilmiş kelime; müştak (I): sev-gi, sev-in-mek, göz-lük vb
-
[kimya]
Bir madde üzerinde yapılan kimyasal işlemler sonucu elde edilen bir başka madde
-
[matematik]
Değişken artması sıfıra giderken, fonksiyonun artmasının değişken artmasına oranının limiti
-
[isim]
Türemiş veya üretilmiş şey