İçinde ev olan 4 harfli 29 kelime var. İçerisinde EV bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ev olan kelimeler listesine ya da sonu ev ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ev Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E V

2 Harfli Kelimeler

EV, VE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DEVA

Kelime Kökeni: Arapça devāʾ

  1. [isim] Bakınız çare
    • "Deva bulmaz bir can kaygısına düşer." (Falih Rıfkı Atay)
NEVA

Kelime Kökeni: Farsça nevā

  1. [isim, eskimiş] Ses, ahenk, nağme
  2. [müzik] Klasik Türk müziğinde bir makam adı ve yegâhtan bir oktav tiz olan "re" perdesi
DEVE

  1. [isim, hayvan bilimi] Geviş getiren memelilerden, boynu uzun, sırtında bir veya iki hörgücü olan, yük taşımakta kullanılan hayvan (Camelus)
SEVK

Kelime Kökeni: Arapça sevḳ

  1. [isim] Gönderme, götürme
    • "Sevk gününü, raporun ismini, uğrayacağı limanları yazdım." (Refik Halit Karay)
  2. Sürükleme, itme
EVLA

Kelime Kökeni: Arapça evlāʾ

  1. [sıfat] Daha iyi
    • "Bir şeyi bilmek, onun cahili olmaktan evladır, diyen bir hadis vardır." (Abdülhak Şinasi Hisar)
ZEVK

Kelime Kökeni: Arapça ẕevḳ

  1. [isim] Hoşa giden veya çekici bir şeyin elde edilmesinin veya düşünülmesinin insanda uyandırdığı hoş duygu
    • "İçtik bu nadir içkiyi yıllarca kanmadık / Bir böyle zevke tek bir ömür yetmiyor yazık" (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. Bakınız beğeni
  3. [mecaz] Bakınız eğlence
    • "Su gibi para harcıyor, zevkine zevk, rahatına rahat katıyor." (Necati Cumalı)
KİEV

  1. [isim] Ukrayna'nın başkenti
ÖDEV

  1. [isim] Yapılması, yerine getirilmesi, insanlık duygusu, töre ve yasa bakımından gerekli olan iş veya davranış; vazife
    • "Şimdiye kadar ihmal ettiğim için kendimi suçlu saydığım bir ödevi yerine getirdim." (Nâzım Hikmet)
  2. Öğretmenin öğrencilere okul dışında yapmaları için verdiği çalışma
    • "Öğretmenleri ödev vermiş, ders çalışıyorlar." (Ahmet Ümit)
EVCİ

  1. [isim] Tatil günlerini evinde geçiren yatılı öğrenci, er vb
EVLİ

  1. [sıfat] Evlenmiş olan (kadın veya erkek)
    • "İlk tanıştığı adamlara derhâl evli olup olmadıklarını sorar." (Refik Halit Karay)
  2. Herhangi bir sayıda ev bulunan (yer)
    • "Yirmi evli bir sokak."
  3. Evi olan
ALEV

  1. [isim] Yanan maddelerin veya gazların türlü biçimlerdeki ışıklı uzantısı; alaz, yalım, yalın (I), yalaz, yalaza, şule
    • "Alevi ve bağrışmaları gören kadın erkek herkes evimizin bahçesine doldu." (Etem İzzet Benice)
  2. Bakınız sıcaklık
    • "İşte şimdi damarlarımda bu iksirin alevleri dolaşıyor." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
REVÜ

Kelime Kökeni: Fransızca revue

  1. [isim] Çeşitli dans ve oyunlardan oluşmuş, zengin görünümlü sahne gösterisi
    • "Güzel bir kadın, filmlerdeki asker revü kızları gibi bir selam verdi." (Sait Faik Abasıyanık)
FEVÇ

Kelime Kökeni: Arapça fevc

  1. [isim, eskimiş] İnsan kalabalığı
EVİÇ

Kelime Kökeni: Arapça evc

  1. [isim, müzik] Klasik Türk müziğinde bir tür birleşik makam
GREV

Kelime Kökeni: Fransızca grève

  1. [isim] İsteklerini işverene kabul ettirmek için işçilerin, hep birden işlerini hep birden bırakması; iş bırakımı
    • "Tartışma, grevin nereden çıktığını aklına takanlar yüzünden büyüyüp genişledi." (Nermi Uygur)
ZEVÇ

Kelime Kökeni: Arapça zevc

  1. [isim, eskimiş] Bakınız koca (I)
NEVİ

Kelime Kökeni: Arapça nevʿ

  1. [isim] Çeşit, cins, tür
    • "Bu kadının hastalığı, isterinin çok şiddetli bir nevidir." (Peyami Safa)
EVET

  1. [ünlem] “Öyledir” anlamında kullanılan bir doğrulama veya onaylama sözü; olur, oldu, tamam, ya (II), beli, ha (I), he (II)
    • "Evet, bu bahsin en canlı noktası buradadır." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. “Dediğin gibi olsun, öyle kabul edelim” anlamlarında kullanılan bir söz; peki, pekiyi, pekâlâ
  3. Olumlu cümlelerde anlamı pekiştiren bir söz
  4. Sözü açan veya bağlayan bir söz
    • "Evet, işverenlik görevini hiç de başarıyla yerine getiremiyordum. İlk tekdiri almıştım." (Adalet Ağaoğlu)
MEVT

Kelime Kökeni: Arapça mevt

  1. [isim, eskimiş] Bakınız ölüm
EVYE

Kelime Kökeni: Fransızca évier

  1. [isim] Mutfakta bulaşık yıkamak için kullanılan, musluklu ve gidere bağlı tekne
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü