İçinde ev olan 4 harfli 29 kelime var. İçerisinde EV bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ev olan kelimeler listesine ya da sonu ev ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ev Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
EV, VE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DEVA
-
Kelime Kökeni: Arapça devāʾ
-
[isim]
Bakınız çare
- "Deva bulmaz bir can kaygısına düşer."
-
[isim]
Bakınız çare
- NEVA
-
Kelime Kökeni: Farsça nevā
-
[isim, eskimiş]
Ses, ahenk, nağme
-
[müzik]
Klasik Türk müziğinde bir makam adı ve yegâhtan bir oktav tiz olan "re" perdesi
-
[isim, eskimiş]
Ses, ahenk, nağme
- DEVE
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Geviş getiren memelilerden, boynu uzun, sırtında bir veya iki hörgücü olan, yük taşımakta kullanılan hayvan (Camelus)
-
[isim, hayvan bilimi]
Geviş getiren memelilerden, boynu uzun, sırtında bir veya iki hörgücü olan, yük taşımakta kullanılan hayvan (Camelus)
- SEVK
-
Kelime Kökeni: Arapça sevḳ
-
[isim]
Gönderme, götürme
- "Sevk gününü, raporun ismini, uğrayacağı limanları yazdım."
-
Sürükleme, itme
-
[isim]
Gönderme, götürme
- EVLA
-
Kelime Kökeni: Arapça evlāʾ
-
[sıfat]
Daha iyi
- "Bir şeyi bilmek, onun cahili olmaktan evladır, diyen bir hadis vardır."
-
[sıfat]
Daha iyi
- ZEVK
-
Kelime Kökeni: Arapça ẕevḳ
- KİEV
-
-
[isim]
Ukrayna'nın başkenti
-
[isim]
Ukrayna'nın başkenti
- ÖDEV
-
-
[isim]
Yapılması, yerine getirilmesi, insanlık duygusu, töre ve yasa bakımından gerekli olan iş veya davranış; vazife
- "Şimdiye kadar ihmal ettiğim için kendimi suçlu saydığım bir ödevi yerine getirdim."
-
Öğretmenin öğrencilere okul dışında yapmaları için verdiği çalışma
- "Öğretmenleri ödev vermiş, ders çalışıyorlar."
-
[isim]
Yapılması, yerine getirilmesi, insanlık duygusu, töre ve yasa bakımından gerekli olan iş veya davranış; vazife
- EVCİ
-
-
[isim]
Tatil günlerini evinde geçiren yatılı öğrenci, er vb
-
[isim]
Tatil günlerini evinde geçiren yatılı öğrenci, er vb
- EVLİ
-
-
[sıfat]
Evlenmiş olan (kadın veya erkek)
- "İlk tanıştığı adamlara derhâl evli olup olmadıklarını sorar."
-
Herhangi bir sayıda ev bulunan (yer)
- "Yirmi evli bir sokak."
-
Evi olan
-
[sıfat]
Evlenmiş olan (kadın veya erkek)
- ALEV
-
-
[isim]
Yanan maddelerin veya gazların türlü biçimlerdeki ışıklı uzantısı; alaz, yalım, yalın (I), yalaz, yalaza, şule
- "Alevi ve bağrışmaları gören kadın erkek herkes evimizin bahçesine doldu."
-
Bakınız sıcaklık
- "İşte şimdi damarlarımda bu iksirin alevleri dolaşıyor."
-
[isim]
Yanan maddelerin veya gazların türlü biçimlerdeki ışıklı uzantısı; alaz, yalım, yalın (I), yalaz, yalaza, şule
- REVÜ
-
Kelime Kökeni: Fransızca revue
-
[isim]
Çeşitli dans ve oyunlardan oluşmuş, zengin görünümlü sahne gösterisi
- "Güzel bir kadın, filmlerdeki asker revü kızları gibi bir selam verdi."
-
[isim]
Çeşitli dans ve oyunlardan oluşmuş, zengin görünümlü sahne gösterisi
- FEVÇ
-
Kelime Kökeni: Arapça fevc
-
[isim, eskimiş]
İnsan kalabalığı
-
[isim, eskimiş]
İnsan kalabalığı
- EVİÇ
-
Kelime Kökeni: Arapça evc
-
[isim, müzik]
Klasik Türk müziğinde bir tür birleşik makam
-
[isim, müzik]
Klasik Türk müziğinde bir tür birleşik makam
- GREV
-
Kelime Kökeni: Fransızca grève
-
[isim]
İsteklerini işverene kabul ettirmek için işçilerin, hep birden işlerini hep birden bırakması; iş bırakımı
- "Tartışma, grevin nereden çıktığını aklına takanlar yüzünden büyüyüp genişledi."
-
[isim]
İsteklerini işverene kabul ettirmek için işçilerin, hep birden işlerini hep birden bırakması; iş bırakımı
- ZEVÇ
-
Kelime Kökeni: Arapça zevc
-
[isim, eskimiş]
Bakınız koca (I)
-
[isim, eskimiş]
Bakınız koca (I)
- NEVİ
-
Kelime Kökeni: Arapça nevʿ
-
[isim]
Çeşit, cins, tür
- "Bu kadının hastalığı, isterinin çok şiddetli bir nevidir."
-
[isim]
Çeşit, cins, tür
- EVET
-
-
[ünlem]
“Öyledir” anlamında kullanılan bir doğrulama veya onaylama sözü; olur, oldu, tamam, ya (II), beli, ha (I), he (II)
- "Evet, bu bahsin en canlı noktası buradadır."
-
“Dediğin gibi olsun, öyle kabul edelim” anlamlarında kullanılan bir söz; peki, pekiyi, pekâlâ
-
Olumlu cümlelerde anlamı pekiştiren bir söz
-
Sözü açan veya bağlayan bir söz
- "Evet, işverenlik görevini hiç de başarıyla yerine getiremiyordum. İlk tekdiri almıştım."
-
[ünlem]
“Öyledir” anlamında kullanılan bir doğrulama veya onaylama sözü; olur, oldu, tamam, ya (II), beli, ha (I), he (II)
- MEVT
-
Kelime Kökeni: Arapça mevt
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ölüm
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ölüm
- EVYE
-
Kelime Kökeni: Fransızca évier
-
[isim]
Mutfakta bulaşık yıkamak için kullanılan, musluklu ve gidere bağlı tekne
-
[isim]
Mutfakta bulaşık yıkamak için kullanılan, musluklu ve gidere bağlı tekne