İçinde ev olan 10 harfli 145 kelime var. İçerisinde EV bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ev olan kelimeler listesine ya da sonu ev ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ev Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E V
2 Harfli Kelimeler
EV, VE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MÜTEVECCİH
-
Kelime Kökeni: Arapça muteveccih
-
[sıfat, eskimiş]
Bir yere gitmeye, bir şeyi yapmaya karar veren
-
Bakınız yönelik
-
[sıfat, eskimiş]
Bir yere gitmeye, bir şeyi yapmaya karar veren
- ZEVKLENMEK
-
-
[nesnesiz]
Zevk duymak; hoşlanmak
- "Kazandığını görmekle de zevklendiler."
-
[mecaz]
Bir kimse ile alay etmek, eğlenmek
-
[mecaz]
Haz alınacak, güzel bir duruma gelmek
-
[nesnesiz]
Zevk duymak; hoşlanmak
- MEVCUDİYET
-
Kelime Kökeni: Arapça mevcūdiyyet
- DEVAMCILIK
-
-
[isim]
Bakınız müdavimlik
-
[isim]
Bakınız müdavimlik
- HEVESLENME
-
-
[isim]
Bakınız isteklenme
- "Göründüğü gibi değil, hiç heveslenme. Gelenlerin çoğu pişman oluyor baksana."
-
[isim]
Bakınız isteklenme
- KONUKSEVER
-
-
[sıfat]
Konuklarına iyi davranan, onları iyi ağırlayan ve kendisine konuk gelmesinden hoşlanan; misafirperver
- "Türkler konukseverdir."
-
[sıfat]
Konuklarına iyi davranan, onları iyi ağırlayan ve kendisine konuk gelmesinden hoşlanan; misafirperver
- EVLADÜİYAL
-
Kelime Kökeni: Arapça evlād + ʿ iyāl
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ev halkı
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ev halkı
- SEVEBİLMEK
-
-
[-i]
Sevme ihtimali veya imkânı bulunmak
- "Bize yararları dokunabilir, biz onları sevebiliriz."
-
[-i]
Sevme ihtimali veya imkânı bulunmak
- EVCİMENLİK
-
-
[isim]
Evcimen olma durumu
-
[isim]
Evcimen olma durumu
- SEVKİTABİİ
-
Kelime Kökeni: Arapça sevḳ + ṭabīʿī
-
[isim, eskimiş, ruh bilimi]
Bakınız içgüdü
-
[isim, eskimiş, ruh bilimi]
Bakınız içgüdü
- ÇEVRELEMEK
-
-
[-i]
İçine almak
- "Açık başımı çevreleyen beyaz saçlarım."
-
Bakınız kuşatmak
- "Çadırlarımızı kurduk, keçi yünü battaniyelerimizi omuzlarımıza alıp yaktığımız ateşi çevreledik."
-
Bir desen veya resimde çevre çizgisini iyice belirterek çizmek
-
[mecaz]
Bir konunun sınırlarını çizmek, tahdit etmek
-
[-i]
İçine almak
- DEVŞİRMECİ
-
-
[sıfat]
Devşiren, toplayan, bir araya getiren
-
[sıfat]
Devşiren, toplayan, bir araya getiren
- MÜKEVVENAT
-
Kelime Kökeni: Arapça mukevvenāt
-
[isim, eskimiş]
Yaratıkların bütünü
-
[isim, eskimiş]
Yaratıkların bütünü
- DEVŞİRTMEK
-
-
[-i]
Devşirme işini yaptırmak
-
[-i]
Devşirme işini yaptırmak
- DEVİNDİRME
-
-
[isim]
Devindirmek işi
-
[isim]
Devindirmek işi
- SEVECENLİK
-
-
[isim]
Acıyarak ve koruyarak sevme; şefkat, şefkatlilik, müşfiklik
- "Önce aklını sonra sevecenliğini kullandı, sonra da açıkça barbarlaştı."
-
[isim]
Acıyarak ve koruyarak sevme; şefkat, şefkatlilik, müşfiklik
- EVRİMLEŞME
-
-
[isim]
Evrimleşmek durumu
-
[isim]
Evrimleşmek durumu
- EVHAMLILIK
-
-
[isim]
Bakınız kuruntululuk
-
[isim]
Bakınız kuruntululuk
- DEVELOPMAN
-
Kelime Kökeni: Fransızca développement
-
[isim]
Fotoğrafçılıkta kullanılan, kimyevi bir tür banyo maddesi
-
[isim]
Fotoğrafçılıkta kullanılan, kimyevi bir tür banyo maddesi
- SERLEVHALI
-
-
[sıfat]
Bakınız başlıklı
-
[sıfat]
Bakınız başlıklı