İçinde en olan 8 harfli 627 kelime var. İçerisinde EN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında en olan kelimeler listesine ya da sonu en ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
En Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
EN, NE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MENDİLLİ
-
-
[sıfat]
Mendili olan
- "Mendilli eliyle karşıdan el kol işaretlerine başladı."
-
[sıfat]
Mendili olan
- MENSUCAT
-
Kelime Kökeni: Arapça mensūcāt
-
[isim]
Dokumalar
-
[isim]
Dokumalar
- FELEMENK
-
-
[isim, tarih]
Bugünkü Hollanda, Belçika ve Kuzeydoğu Fransa'ya eskiden verilen ad
-
[isim, tarih]
Bugünkü Hollanda, Belçika ve Kuzeydoğu Fransa'ya eskiden verilen ad
- MESKENET
-
Kelime Kökeni: Arapça meskenet
- TENEZZÜH
-
Kelime Kökeni: Arapça tenezzuh
-
[isim, eskimiş]
Bakınız gezinti
-
[isim, eskimiş]
Bakınız gezinti
- ÇENGELSİ
-
-
[sıfat]
Çengeli andıran, çengel biçimli; çengelimsi
-
[sıfat]
Çengeli andıran, çengel biçimli; çengelimsi
- YEĞLENİŞ
-
-
[isim]
Yeğlenmek durumu
-
[isim]
Yeğlenmek durumu
- GİZLENME
-
-
[isim]
Gizlenmek işi
-
[isim]
Gizlenmek işi
- ÜSTLENİM
-
-
[isim]
Üstlenmek işi
-
[isim]
Üstlenmek işi
- DİKENSİZ
-
-
[sıfat]
Dikeni olmayan
-
[zarf, mecaz]
Sıkıntısız, üzüntüsüz bir biçimde
- "Her güzel dakika gibi hiç dikensiz geçen bu rüya ve saadet hayatı da bitmek lazım geliyordu."
-
[sıfat]
Dikeni olmayan
- GÜVENSİZ
-
-
[sıfat]
Başkalarına güvenmeyen; itimatsız
- "Neticede halk, güvensiz ülkelerde ithal malları yüzde yüze varan nispetlerde pahalıya alıyor ve giderek fakirleşiyor."
-
[sıfat]
Başkalarına güvenmeyen; itimatsız
- DÜZENBAZ
-
Kelime Kökeni: Türkçe düzen + Farsça -bāz
-
[sıfat]
Yalan dolanla iş gören, çıkarı için hile yapan; entrikacı, dessas, dubaracı, kampanacı
-
[sıfat]
Yalan dolanla iş gören, çıkarı için hile yapan; entrikacı, dessas, dubaracı, kampanacı
- ÇEMENSİZ
-
-
[sıfat]
Çemeni olmayan
-
[sıfat]
Çemeni olmayan
- SERZENİŞ
-
Kelime Kökeni: Farsça serzeniş
-
[isim]
Bakınız yakınma (II)
- "Nihayet uzun uzun münakaşalardan, serzenişlerden, çekişmelerden sonra Seyfi, kadını ikna ediyor."
-
[isim]
Bakınız yakınma (II)
- GÖNENMEK
-
-
[nesnesiz]
Mutlu, mesut olmak, rahat bir hayat sürmek, sevinç duymak; sevinmek, abat olmak
-
[nesnesiz]
Mutlu, mesut olmak, rahat bir hayat sürmek, sevinç duymak; sevinmek, abat olmak
- TÜYLENME
-
-
[isim]
Tüylenmek işi
-
[isim]
Tüylenmek işi
- DERLENME
-
-
[isim]
Derlenmek işi
-
[isim]
Derlenmek işi
- TEENAGER
-
Kelime Kökeni: İngilizce teenager
-
[sıfat]
Bakınız ergen
-
[sıfat]
Bakınız ergen
- EFELENME
-
-
[isim]
Efelenmek işi
- "Dur hele yerinde bakalım sen, efelenmeyi bırak!"
-
[isim]
Efelenmek işi
- LEVANTEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca levantin
-
[isim]
Özellikle Tanzimat sonrasında büyük liman kentlerinde yoğunlaşan ve ticaretle uğraşan Hristiyanlara verilen ad; tatlısu Frengi
-
[sıfat]
Avrupalı gibi görünmeye özenen, züppe tavırlı
- "Orada levanten yaşamasından izlenimler edinerek öykülerine özgün bir atmosfer sağlar."
-
[sıfat]
Bu tavra özgü olan
- "Beyoğlu'nun dar, soğuk ve levanten bir salonu..."
-
[isim]
Özellikle Tanzimat sonrasında büyük liman kentlerinde yoğunlaşan ve ticaretle uğraşan Hristiyanlara verilen ad; tatlısu Frengi