İçinde en olan 8 harfli 578 kelime var. İçerisinde EN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında en olan kelimeler listesine ya da Sonu en ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

E N Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

EN, NE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

LABİRENT

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Çıkış yeri kolay bulunamayacak kadar karışık koridorları olan yapı
    • "Bu labirentte yolumu kaybedip gitmem işten değildi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. İçinden çıkılması güç veya imkânsız durum, sorun

LİFLENME

  1. [isim] Liflenmek işi

MESKENET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Miskinlik, beceriksizlik
  2. Yoksulluk, fakirlik

BESLENEN

  1. [sıfat] Sönümsüz

GİZLENİŞ

  1. [isim] Gizlenme işi veya biçimi

TEKRAREN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Tekrar tekrar, tekrarlanarak, defalarca

TERCİHEN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Tercih hakkını kullanarak

BENZEŞİK

  1. [sıfat] Benzeşme özelliği gösteren

DENGEŞİK

  1. [isim] Dümen sisteminde yelpazenin itme merkezinin yakınına konulan ek dümen

ENSELEME

  1. [isim] Enselemek işi

GÖKDELEN

  1. [isim] Yirmi, otuz veya daha çok katlı yapı, göktırmalayan, gök tırmalayıcı
    • "Dev gökdelenlerin arasından süzülen güneş ışığı caddeyi aydınlatıyordu." (Nazlı Eray)

İMRENMEK

  1. [-e] Beğenilen, hoşlanılan bir şeyi edinme veya bir yiyeceği yeme isteğini duymak
    • "İki gün evvel bir muhallebici dükkânının vitrinindeki kazandibine imrendim." (Burhan Felek)
  2. Beğenilen bir kişi veya şeye benzemeyi istemek, gıpta etmek
    • "Çağımızın yazarları arasında da klasiklere imrenenler yok değildir." (Salâh Birsel)

MENENJİT

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Ateş, şiddetli baş ağrısı, kusma, sayıklama vb. belirtilerle ortaya çıkan, beyin zarlarının iltihaplanmasıyla oluşan bir hastalık

TÜKENMEK

  1. [nsz] Bitmek, sona ermek, kalmamak
    • "Vaktiyle yaşamış olan büyük musiki ustaları nesillerinin artık tükenmiş olduğu da söylenirdi." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  2. Güçsüzleşmek, bitkinleşmek, yılgınlaşmak
    • "İnsan sevdiği birini tükenmiş görmek istemez." (Orhan Veli Kanık)
  3. Verimliliğini yitirmek, söyleyecek sözü kalmamak
    • "Yalnız kendi tecrübelerini yazmaya kalkan romancı çabuk tükenir." (Halide Edip Adıvar)

MADDETEN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Madde bakımından, maddi bakımdan, manen karşıtı
    • "Milletini maddeten ve manen yükseltmek istemeyen adam nasıl samimi Türkçü olabilir?" (Orhan Seyfi Orhon)

ÜVENDİRE

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Çift öküzlerini yürütmek için kullanılan, ucuna nodul çakılmış uzun değnek, gönder
    • "Öküzün üvendiresini tuttu ve sakin, huzur dolu bir sesle haber verdi." (Nezihe Araz)

BENGİLİK

  1. [isim] Zamanla ilgisi, başlangıcı ve sonu olmayan varlık
  2. Ölmezlik, ebedîlik
  3. Sonsuz ve ölçülmez zaman

MENSUCAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Dokuma, dokumalar, tekstil

PENDNAME

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Öğüt kitabı

YELENGEÇ

  1. [sıfat] Kabuğu kendi kendine çatlayıp soyulan (ağaç)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü