İçinde eme olan 8 harfli 267 kelime var. İçerisinde EME bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında eme olan kelimeler listesine ya da Sonu eme ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E E M Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
EM, ME
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- GÖLLEMEK
-
-
[-i]
Göl durumuna getirmek
-
[-i]
Göl durumuna getirmek
- YİVLEMEK
-
-
[-i]
Dikerek eklemek
-
Köpek koklayarak izlemek
-
Bileyerek keskinleştirmek, sivriltmek
-
[-i]
Dikerek eklemek
- DÖNELEME
-
-
[isim]
Dönelemek işi
-
[isim]
Dönelemek işi
- SEMENDER
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Semendergillerden, uzun gövdeli, dört bacaklı, kuyruklu, kertenkeleye benzeyen, birçok türü bulunan bir hayvan, salamandra (Salamandra)
-
Ateşte yanmadığına hatta ateşi söndürdüğüne inanılan efsanevi hayvan
- "Köse Vezir, ateş içinde yanmayan bir semender gibi sakindi." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Semendergillerden, uzun gövdeli, dört bacaklı, kuyruklu, kertenkeleye benzeyen, birçok türü bulunan bir hayvan, salamandra (Salamandra)
- HEMENCEK
-
-
[zarf]
Çabucak
- "Bu pencerelerin çerçevelerinde gizli bir pencerecik saklıymış; dedikodu için hemencek açılıp kapatılabilecek bir kanat." (Selim İleri)
-
[zarf]
Çabucak
- OJELEMEK
- ...
- KEMERSİZ
-
-
[sıfat]
Kemeri olmayan
-
[sıfat]
Kemeri olmayan
- ÇÖPLEMEK
- ...
- GÖMÜLEME
-
-
[isim]
Gömülemek işi
-
[isim]
Gömülemek işi
- BEŞLEMEK
-
-
[nsz]
Bir işi beş kez yapmak
-
Bir şeyin sayısını beşe çıkarmak
-
[nsz]
Bir işi beş kez yapmak
- EDEMEMEK
-
-
yapamamak, yapmadan duramamak
- "Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu." (Haldun Taner)
- "O zamanlar denize girmeden edemediği için bu nezleyi bir türlü geçiremediğini anlattı." (Sait Faik Abasıyanık)
- "Etme eyleme ağabey, ben ne yaptım?" (Sait Faik Abasıyanık)
-
yeterli olmamak
- "İyi ettiniz de geldiniz."
-
yapamamak, yapmadan duramamak
- ETERLEME
-
-
[isim]
Eterlemek işi
-
[isim]
Eterlemek işi
- İLİKLEME
-
-
[isim]
İliklemek işi
-
[isim]
İliklemek işi
- SÜSLEMEK
-
-
[-i]
Birtakım katkılarla bir şeyin daha güzel, daha göz alıcı olmasını, daha hoş görünmesini sağlamak, bezemek, bezeklemek, donatmak, tezyin etmek
- "Yemişçiler dükkânlarını meyvelerle süslüyorlar." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Söz oyunlarıyla güzelleştirmek
- "Söylediğim şeyleri, maalesef bir kısmı da uydurma olan misallerle süsleyerek adamcağızı âdeta ağlamaklı ederdim." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Birinin kusurlarını uzun uzun yüzüne vurmak
- "Ben onu bir süsleyeyim de görsün."
-
[-i]
Birtakım katkılarla bir şeyin daha güzel, daha göz alıcı olmasını, daha hoş görünmesini sağlamak, bezemek, bezeklemek, donatmak, tezyin etmek
- TEMELSİZ
-
-
[sıfat]
Temeli olmayan
-
Gerçek veya sağlam olmayan, asılsız, yanlış
- "Bu temelsiz sözler sonradan çürütülmüştür." (Salâh Birsel)
-
[zarf]
Asılsız olarak, gerçeğe aykırı bir biçimde
-
[sıfat]
Temeli olmayan
- KÖKLEMEK
-
-
[-i]
Ağaç veya bitkiyi kökü ile birlikte topraktan çıkarmak, kökertmek
-
Toprakta kalan bitki köklerini ayıklamak
-
Bağ çubuklarını veya fidanları köklendirip dikmek
-
Minder, şilte vb.nin iki yüzünü yer yer dikişlerle tutturmak
-
İnce saç örgülerinden birkaçını yeniden bir arada örmek
-
Motorlu araçlarda gaz pedalına sonuna kadar basmak
-
[-i]
Ağaç veya bitkiyi kökü ile birlikte topraktan çıkarmak, kökertmek
- SEPELEME
-
-
[isim]
Sepelemek işi
-
[isim]
Sepelemek işi
- HARELEME
- ...
- İNEKLEME
-
-
[isim]
İneklemek işi
-
[isim]
İneklemek işi
- SEMERELİ
-
-
[sıfat]
Verimli
-
[sıfat]
Verimli