İçinde eklem olan 11 harfli 10 kelime var. İçerisinde EKLEM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında eklem olan kelimeler listesine ya da sonu eklem ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Eklem Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E E K L M
5 Harfli Kelimeler
EKLEM, ELMEK, KELEM, MELEK
4 Harfli Kelimeler
EKME, ELEK, ELEM, EMEK, EMEL, KELE, KEME, LEKE, MEKE
3 Harfli Kelimeler
EKE, ELK, KEL, KEM
2 Harfli Kelimeler
EK, EL, EM, KE, LE, ME
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- İPOTEKLEMEK
-
-
[-i]
Tutuya bırakmak
-
[-i]
Tutuya bırakmak
- FİŞTEKLEMEK
-
-
[-i]
Sinsice destekleyip kışkırtmak; fıştaklamak
- "Arkasında birileri var gibi, basından birileri sanırım, sürekli fiştekliyorlar herifi."
-
[-i]
Sinsice destekleyip kışkırtmak; fıştaklamak
- KÖSTEKLEMEK
-
-
[-i]
Hayvanın veya esirin ayağına köstek vurmak
- "Işık Hanım silkinip kaçmak istedikçe Cengiz bırakmadı, yalvarışlarıyla onun minimini ayaklarını köstekledi."
-
[mecaz]
Bir işi yürümez duruma getirmek, engellemek
- "Şiirin öz, hayal, duygu gücünü kösteklediğini sanır."
-
[-i]
Hayvanın veya esirin ayağına köstek vurmak
- EKLEMSİZLER
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Kolsu ayaklılardan, kavkı çenetleri arasında eklem olmayan bir sınıf
-
[isim, hayvan bilimi]
Kolsu ayaklılardan, kavkı çenetleri arasında eklem olmayan bir sınıf
- EKLEMLENMEK
-
-
[-le]
Eklemle birleşmek
- "Kafatasını oluşturan kemikler, oynamayacak biçimde birbirleriyle eklemlenmiştir."
-
[-e]
Bir araya getirilmek, topluca bitiştirmek
- "Tümü birbirine eklemlenince irkiltici bir genel görünüm çıkıyor ortaya."
-
[-le]
Eklemle birleşmek
- DEĞNEKLEMEK
-
-
[-i]
Değnekle vurmak
- "Sıska eşeğini değnekleyen bir köylü."
-
[-i]
Değnekle vurmak
- DİRSEKLEMEK
-
-
[-i]
Dirsekle vurmak, dirsekle itmek
- "Kalabalığı dirsekleyerek şoseye çıktım."
-
[-i]
Dirsekle vurmak, dirsekle itmek
- DESTEKLEMEK
-
-
[-i]
Destek koymak
- "Kapıyı ardından destekleyip varını yoğunu amcasının şerrinden koruyacaktı."
-
[mecaz]
Bir kimse veya kuruluşa yardım sağlamak
-
[mecaz]
Arka olmak, arka çıkmak
- "Basında bizi destekleyen gazetecilerle görüştü."
-
[-i]
Destek koymak
- GERÇEKLEMEK
-
-
[-i]
Bir şeyin doğruluğunu herhangi bir şeyle ortaya koymak; doğrulamak, teyit etmek
-
[-i]
Bir şeyin doğruluğunu herhangi bir şeyle ortaya koymak; doğrulamak, teyit etmek
- ÇEYREKLEMEK
-
-
[-i]
Yatan bir kimsenin, özellikle süt çocuklarının kollarını ve bacaklarını çaprazlayarak vücutlarına idman yaptırmak
- "Üzerime çıktı. Ağır vücuduyla çiğnedi. Çeyrekledi. Kurşunladı. Mübarek salyasıyla damağıma bastırdı."
-
[-i]
Yatan bir kimsenin, özellikle süt çocuklarının kollarını ve bacaklarını çaprazlayarak vücutlarına idman yaptırmak