Sonunda eklemek olan 32 kelime var. EKLEMEK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde eklemek olan kelimeler listesine ya da başında eklemek olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
ÇEYREKLEMEK, DEĞNEKLEMEK, DESTEKLEMEK, DİRSEKLEMEK, FİŞTEKLEMEK, GERÇEKLEMEK, İPOTEKLEMEK, KÖSTEKLEMEK
BENEKLEMEK, BEZEKLEMEK, ÇİÇEKLEMEK, EVLEKLEMEK, HEREKLEMEK, İLMEKLEMEK, KÖPEKLEMEK, KÖŞEKLEMEK, ÖLÇEKLEMEK, ÖRNEKLEMEK, PİNEKLEMEK, TEVEKLEMEK, TÜNEKLEMEK, YEDEKLEMEK, YELEKLEMEK
ELEKLEMEK, EMEKLEMEK, ETEKLEMEK, İNEKLEMEK, İTEKLEMEK
BEKLEMEK, KEKLEMEK, TEKLEMEK
EKLEMEK
Eklemek Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
7 Harfli Kelimeler
EKLEMEK, KEKLEME
6 Harfli Kelimeler
EKLEME, ELEMEK, KEKEME, KELEME, MELEKE
5 Harfli Kelimeler
EKLEM, EKMEK, ELEME, ELMEK, KELEK, KELEM, MELEK
4 Harfli Kelimeler
EKME, ELEK, ELEM, EMEK, EMEL, KEKE, KELE, KEME, LEKE, MEKE
3 Harfli Kelimeler
EKE, ELK, KEK, KEL, KEM
2 Harfli Kelimeler
EK, EL, EM, KE, LE, ME
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DEĞNEKLEMEK
-
-
[-i]
Değnekle vurmak
- "Sıska eşeğini değnekleyen bir köylü."
-
[-i]
Değnekle vurmak
- GERÇEKLEMEK
-
-
[-i]
Bir şeyin doğruluğunu herhangi bir şeyle ortaya koymak; doğrulamak, teyit etmek
-
[-i]
Bir şeyin doğruluğunu herhangi bir şeyle ortaya koymak; doğrulamak, teyit etmek
- FİŞTEKLEMEK
-
-
[-i]
Sinsice destekleyip kışkırtmak; fıştaklamak
- "Arkasında birileri var gibi, basından birileri sanırım, sürekli fiştekliyorlar herifi."
-
[-i]
Sinsice destekleyip kışkırtmak; fıştaklamak
- DİRSEKLEMEK
-
-
[-i]
Dirsekle vurmak, dirsekle itmek
- "Kalabalığı dirsekleyerek şoseye çıktım."
-
[-i]
Dirsekle vurmak, dirsekle itmek
- KÖSTEKLEMEK
-
-
[-i]
Hayvanın veya esirin ayağına köstek vurmak
- "Işık Hanım silkinip kaçmak istedikçe Cengiz bırakmadı, yalvarışlarıyla onun minimini ayaklarını köstekledi."
-
[mecaz]
Bir işi yürümez duruma getirmek, engellemek
- "Şiirin öz, hayal, duygu gücünü kösteklediğini sanır."
-
[-i]
Hayvanın veya esirin ayağına köstek vurmak
- İPOTEKLEMEK
-
-
[-i]
Tutuya bırakmak
-
[-i]
Tutuya bırakmak
- ÇEYREKLEMEK
-
-
[-i]
Yatan bir kimsenin, özellikle süt çocuklarının kollarını ve bacaklarını çaprazlayarak vücutlarına idman yaptırmak
- "Üzerime çıktı. Ağır vücuduyla çiğnedi. Çeyrekledi. Kurşunladı. Mübarek salyasıyla damağıma bastırdı."
-
[-i]
Yatan bir kimsenin, özellikle süt çocuklarının kollarını ve bacaklarını çaprazlayarak vücutlarına idman yaptırmak
- DESTEKLEMEK
-
-
[-i]
Destek koymak
- "Kapıyı ardından destekleyip varını yoğunu amcasının şerrinden koruyacaktı."
-
[mecaz]
Bir kimse veya kuruluşa yardım sağlamak
-
[mecaz]
Arka olmak, arka çıkmak
- "Basında bizi destekleyen gazetecilerle görüştü."
-
[-i]
Destek koymak
- BENEKLEMEK
-
-
[-i]
Herhangi bir şeyin üzerine benekler yapmak
-
[mecaz]
Herhangi bir şeyin üzerine dışkılamak
- "Çift öküzlerinin altındaki sidik birikintisinden de tavuk pisliklerinden de sayısız sinek rızıklanıp evin içinde beneklemedik yer bırakmıyordu."
-
[-i]
Herhangi bir şeyin üzerine benekler yapmak
- ÇİÇEKLEMEK
-
-
[-i]
Çiçek dikmek
- "Bu çok kalabalık alanı çiçekleyerek, çimenleyerek güzel bir görünüme soktu."
-
Çiçekle donatmak
-
Çiçekli bir durumdaymış gibi göstermek
- "Çiçekliyor duvarı ocağın akisleri."
-
[-i]
Çiçek dikmek
- EVLEKLEMEK
-
-
[-i]
Sürülecek tarlayı eşit bölümlere ayırmak
-
[-i]
Sürülecek tarlayı eşit bölümlere ayırmak
- KÖŞEKLEMEK
-
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Deve yavrulamak
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Deve yavrulamak
- TEVEKLEMEK
-
-
[-i]
Üzüm kütüklerinde dip ve gövdeden çıkan gereksiz sürgünleri temizlemek
-
[-i]
Üzüm kütüklerinde dip ve gövdeden çıkan gereksiz sürgünleri temizlemek
- YEDEKLEMEK
-
-
[-i]
Bir şeyin yedeğini sağlamak
-
Yedekte çekmek, yedeğe almak
-
[-i]
Bir şeyin yedeğini sağlamak
- BEZEKLEMEK
-
-
[-i]
Bakınız süslemek
-
[-i]
Bakınız süslemek
- ÖRNEKLEMEK
-
-
[-i]
Örnek vermek
-
[-i]
Örnek vermek
- PİNEKLEMEK
-
-
[nesnesiz]
Uyuklamak, uyuklar gibi hareketsiz kalmak
- "İki gün hemşehrilerinin kahvesinde pinekledi."
-
[mecaz]
Boşa zaman harcamak
-
[mecaz]
Bir yerde hiçbir iş yapmadan oturmak
- "Senin gibi babaevinde ... pinekleyen taze dul çok!"
-
[nesnesiz]
Uyuklamak, uyuklar gibi hareketsiz kalmak
- YELEKLEMEK
-
-
[-i]
Okun kuyruğuna tüy takmak
-
[-i]
Okun kuyruğuna tüy takmak
- İLMEKLEMEK
-
-
[-i]
İpe halka şekli vererek düğüm atmak; ilmiklemek
-
[-i]
İpe halka şekli vererek düğüm atmak; ilmiklemek
- HEREKLEMEK
-
-
[-i]
Bakınız sırıklamak
-
[-i]
Bakınız sırıklamak