İçinde ef olan 6 harfli 64 kelime var. İçerisinde EF bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ef olan kelimeler listesine ya da Sonu ef ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E F Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
FE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- EFELEK
-
-
[isim]
Labada
-
[isim]
Labada
- REFİKA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Karı
- "Bu adam, şayanıhayret bir yüzsüzlükle refikanın omuz başına yanaştı." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Karı
- SEFALI
-
-
[sıfat]
Şenlikli, eğlenceli
-
[sıfat]
Şenlikli, eğlenceli
- TEFCİR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Akaçlama, drenaj
-
[isim]
Akaçlama, drenaj
- EFELER
- ...
- KEFEKİ
-
-
[isim]
Yapılarda kullanılan açık renkli, delikli, hafif, işlenmesi kolay, ateşe dayanıklı bir tür taş
-
Diş taşı
-
[isim]
Yapılarda kullanılan açık renkli, delikli, hafif, işlenmesi kolay, ateşe dayanıklı bir tür taş
- MEFLUÇ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
İnmeli, felçli
- "Mefluç kadın, başını eğiyor, ensesini Bedia'ya uzatıyor." (Peyami Safa)
-
Bozuk, düzgün olmayan
-
[sıfat]
İnmeli, felçli
- TEFLON
- ...
- TEFEÜL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Fal açma, fala bakma
- "Kış geceleri divanlardan tefeül ederdik." (Ömer Seyfettin)
-
Uğur sayma, hayra yorma
-
[isim]
Fal açma, fala bakma
- MEFRET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Kocaman, iri, büyük, muazzam
- "Cehennem, zincire vurulmuş mefret bir ejderhadır. Bırakınız beni, günahkârları yutayım diye nara atar durur." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[sıfat]
Kocaman, iri, büyük, muazzam
- ŞEFFAF
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Saydam
-
[sıfat]
Saydam
- DEFTER
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Genellikle hafif bir kapak içerisinde, yazı yazmak için bir araya tutturulmuş kâğıt yaprakları
- "Nikâh memurunun masasında, biraz sonra imzalayacakları defter vardı." (Suat Derviş)
- "Bir defterler tutardı, bayılırdık." (Sait Faik Abasıyanık)
- "Ondan vazgeçiniz artık. O buranın defterinden silindi gibi bir şey oldu." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
- "Sevmek, inanmak, bağlanmak gibi şeyler defterinde yoktu." (Tarık Buğra)
-
[isim]
Genellikle hafif bir kapak içerisinde, yazı yazmak için bir araya tutturulmuş kâğıt yaprakları
- MEFSUH
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Feshedilmiş, kaldırılmış, dağıtılmış, bozulmuş
-
[sıfat]
Feshedilmiş, kaldırılmış, dağıtılmış, bozulmuş
- DEFAAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kereler, kezler
-
[isim]
Kereler, kezler
- ESEFLE
-
-
[zarf]
Üzülerek, acınarak
- "Gencecik karısı varken ... diye esefle başını salladı." (Nezihe Araz)
-
[zarf]
Üzülerek, acınarak
- HAŞEFE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Başçık
-
[isim]
Başçık
- MEFHUM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kavram
- "Hâlbuki hiçbir mefhumun dar çerçevesine sığmayan hayat okumaya layıktı." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Kavram
- BİVEFA
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Sevgisine bağlı olmayan, vefasız
-
[sıfat]
Sevgisine bağlı olmayan, vefasız
- ÇİRKEF
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
İğrenç ve bulaşkan (kimse veya şey)
- "Çirkefe taş atma, hikmetini mırıldanarak kaçar gibi uzaklaştı." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Pis ve bulanık su
-
[sıfat]
İğrenç ve bulaşkan (kimse veya şey)
- TEFHİM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Anlatma, bildirme
- "Hâkim, kararını tefhim etti."
-
[isim]
Anlatma, bildirme