İçinde ef olan 6 harfli 64 kelime var. İçerisinde EF bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ef olan kelimeler listesine ya da Sonu ef ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

E F Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

FE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DEFİNE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Toprak altına gömülerek saklanmış para veya değerli şeyler, gömü

TEFRİŞ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Döşeme işi
    • "İçerisini gene kendi paramla tefriş ettim." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Bir yeri gerekli eşya ile döşeme

MEFLUÇ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] İnmeli, felçli
    • "Mefluç kadın, başını eğiyor, ensesini Bedia'ya uzatıyor." (Peyami Safa)
  2. Bozuk, düzgün olmayan

ŞEFKAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Acıyarak ve koruyarak sevme, sevecenlik
    • "Devleti adaletle, şefkatle, mürüvvetle idare ederdi." (Ömer Seyfettin)

TEFTİH

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Açma
  2. Geğirme

BİVEFA

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Sevgisine bağlı olmayan, vefasız

ÇİRKEF

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] İğrenç ve bulaşkan (kimse veya şey)
    • "Çirkefe taş atma, hikmetini mırıldanarak kaçar gibi uzaklaştı." (Ömer Seyfettin)
  2. [isim] Pis ve bulanık su

ESEFLİ

  1. [sıfat] Üzüntülü, tasalı, kaygılı
    • "Cevat'ın yüreğinde esefli bir duygu başkaldırıyordu." (Cahit Uçuk)

ESEFLE

  1. [zarf] Üzülerek, acınarak
    • "Gencecik karısı varken ... diye esefle başını salladı." (Nezihe Araz)

KEFELİ

  1. [sıfat] Kefesi olan

KÜNEFE

  1. [isim] Sıcak yenilen bir çeşit peynirli tel kadayıf

KEFİYE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Arapların kullandığı ve omuzları da örten, püsküllü erkek baş örtüsü

ŞEFFAF

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Saydam

NEFTÇİ
...
MEFTUN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Tutkun, gönül vermiş, vurulmuş
    • "Şehriban'a hayran, meftun, mecnunca bağlı idim." (Refik Halit Karay)

DEFTER

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Genellikle hafif bir kapak içerisinde, yazı yazmak için bir araya tutturulmuş kâğıt yaprakları
    • "Nikâh memurunun masasında, biraz sonra imzalayacakları defter vardı." (Suat Derviş)
    • "Bir defterler tutardı, bayılırdık." (Sait Faik Abasıyanık)
    • "Ondan vazgeçiniz artık. O buranın defterinden silindi gibi bir şey oldu." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
    • "Sevmek, inanmak, bağlanmak gibi şeyler defterinde yoktu." (Tarık Buğra)

TEFVİZ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir işi bir kimsenin üzerinde bırakma, ihale
  2. Dağıtma
  3. Bir taşınmaz malı bilinen değeri karşılığı bir kimseye verme

ŞEREFE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Minarenin gövdesini çepeçevre dolaşan, korkuluklu, ezan okunan yer
    • "İstanbul'un kandilleri bile yanmayan şerefelerinde eski ışıkları arar." (Ruşen Eşref Ünaydın)

HANEFİ
...
TEFELİ

  1. [sıfat] Sık dokunmuş (bez)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü