İçinde ede olan 9 harfli 23 kelime var. İçerisinde EDE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ede olan kelimeler listesine ya da sonu ede ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ede Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

D E E

3 Harfli Kelimeler

EDE

2 Harfli Kelimeler

DE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

EDEPSİZCE

  1. [sıfat] Terbiyesiz olan
    • "Kanepenin üzerine oturup da bağırarak söylediğin edepsizce lakırtıları unuttun mu?" (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. [zarf] Terbiyesizce, utanmadan; edepsizcesine
ZEDELEMEK

  1. [-i] Vurma, çarpma sonucunda hafifçe yaralamak
  2. [mecaz] Zarar vermek, zarara uğratmak
    • "Bu durumun kendilerinin haysiyetini ve devletin bağımsızlığını çoktan zedelemiş olduğunu fark etmek istemiyorlar." (Sinan Meydan)
SEDEFİMSİ

  1. [sıfat] Bakınız sedefsi
KONFEDERE

Kelime Kökeni: Fransızca confédéré

  1. [sıfat] Birleşmiş
HEDEFLEME

  1. [isim] Hedeflemek işi
FEDERATİF

Kelime Kökeni: Fransızca fédératif

  1. [sıfat] Federalizme bağlı veya uygun olan
BİLABEDEL

Kelime Kökeni: Arapça bilābedel

  1. [zarf, eskimiş] Bakınız bedava
    • "Bilindiği gibi İbrahim Ethem Hazretleri, bu uğurda tacını, tahtını, sarayını, refahını bilabedel vermiş, dağıtmıştır." (Mim Kemal Öke)
DEDEBÖRKÜ

  1. [isim, bitki bilimi] Bakınız turnabacağı
ZEDELENME

  1. [isim] Zedelenmek işi
ZEDELENİŞ

  1. [isim] Zedelenmek işi
    • "Senatoya ait yetkilerin zedelenişleri gibi hadiseler birbirini takip etmeye başlamıştı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
MEDENİLİK

  1. [isim] Bakınız uygarlık
    • "İnsanoğlunun, yaradılıştan medeniliğe eğilimi vardır." (Nurullah Ataç)
DÖVİZZEDE

Kelime Kökeni: Fransızca devise + Farsça -zede

  1. [isim] Bankalara dövizle borçlanıp borcunu ödeyemeyerek edindiği malı yok pahasına elinden çıkarmak zorunda kalan kimse
EDEBİLMEK

  1. [-i] Etme ihtimali veya imkânı bulunmak
    • "Size fenalık edebilir, sizi işinizden attırır." (Haldun Taner)
PEDERŞAHİ

Kelime Kökeni: Farsça peder + şāh + Arapça -ī

  1. [sıfat, eskimiş, toplum bilimi] Bakınız ataerkil
    • "Devlet adamı, pederşahi toplumlarda kalabalıkların idealize ettiği bir örnek kişilik olmak zorundadır." (Haldun Taner)
EDEPLENME

  1. [isim] Edeplenmek işi
BEDEVİLİK

  1. [isim] Bedevi olma durumu
EDEPLİLİK

  1. [isim] Edepli olma durumu
MÜEBBEDEN

Kelime Kökeni: Arapça muʾebbeden

  1. [zarf] Sürekli olarak, sonsuza kadar
    • "Yassı bir kalpak altında uzun ve sarışın bir yüz, o gün tarihin hatırasına müebbeden aksedip kaldı." (Hamdullah Suphi Tanrıöver)
YEDEKLEME

  1. [isim] Yedeklemek işi
NEREDEYSE

  1. [zarf] Bir işin, hareketin, olayın gerçekleşmesi anının yaklaştığını anlatan bir söz; az daha, bayağı, kıl payı, âdeta, handiyse
    • "Arabacım neredeyse donmak üzereydi." (Kenan Hulûsi Koray)
  2. Kısa bir süre içinde
    • "Sağ ol şekerim, bizimki de neredeyse gelir. Benim de hazırlık yapmam lazım." (Ahmet Ümit)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü