İçinde ede olan 8 harfli 32 kelime var. İçerisinde EDE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ede olan kelimeler listesine ya da sonu ede ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ede Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
EDE
2 Harfli Kelimeler
DE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- NEDENSEL
-
-
[sıfat, felsefe]
Nedenle ilgili olan, sebep niteliğinde olan; illî
-
[sıfat, felsefe]
Nedenle ilgili olan, sebep niteliğinde olan; illî
- MÜŞAHEDE
-
Kelime Kökeni: Arapça muşāhede
- MÜZAYEDE
-
Kelime Kökeni: Arapça muzāyede
-
[isim]
Bakınız açık artırma
- "Sanırım onu yurt dışında bulunduğu sırada bir müzayededen almış."
-
[isim]
Bakınız açık artırma
- KAZAZEDE
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳażāʾ + Farsça -zede
-
[isim]
Kazaya uğramış, kaza geçirmiş olan kimse
- "Birdenbire, elindeki suyu günlerce idareye mecbur bir kazazede hâline geldim."
-
[isim]
Kazaya uğramış, kaza geçirmiş olan kimse
- NEDENSİZ
-
- EDEMEMEK
-
-
yapamamak, yapmadan duramamak
- "Bununla birlikte, arada bir senin kulağına, karakterinle bağdaşmayacak sözler fısıldamadan edemedim."
-
yeterli olmamak
-
yapamamak, yapmadan duramamak
- DEMBEDEM
-
Kelime Kökeni: Farsça dembedem
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız ara sıra
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız ara sıra
- PEDERLİK
-
-
[isim]
Peder olma durumu
-
[isim]
Peder olma durumu
- EDEBİLME
-
-
[isim]
Edebilmek işi
-
[isim]
Edebilmek işi
- MEDENİCE
-
-
[zarf]
Bakınız uygarca
-
[zarf]
Bakınız uygarca
- GÜRPEDEK
-
-
[zarf]
Bakınız ansızın
- "Dağın dört yanına yayılı kollarını çekip de bir yerde toplamış, yükseklerden taşa taşa gelip de Feyezan’ı gürpedek sarıp sarmalamış gibiydi."
-
[zarf]
Bakınız ansızın
- EDEBİYAT
-
Kelime Kökeni: Arapça edebiyyāt
-
[isim]
Olay, düşünce, duygu ve hayallerin dil aracılığıyla sözlü veya yazılı olarak biçimlendirilmesi sanatı; yazın (II), gökçe yazın
- "Edebiyat hocasıyken talebeme bu nesir sanatından bir defa bahsetmiştim."
-
Bir bilim kolunun türlü konuları üzerine yazılmış yazı ve eserlerin hepsi; literatür
- "Hekimlik edebiyatı."
-
[mecaz]
İçten olmayan, gereksiz, yapmacık, boş sözler
-
[isim]
Olay, düşünce, duygu ve hayallerin dil aracılığıyla sözlü veya yazılı olarak biçimlendirilmesi sanatı; yazın (II), gökçe yazın
- BEDESTEN
-
Kelime Kökeni: Farsça bezistān
-
[isim]
Kumaş, mücevher vb. değerli eşyaların alınıp satıldığı kapalı çarşı
- "Bedestende kötü şeyler arasına karışmış antika mallar gibi bunları seçmek de herkesin işi değil."
-
[isim]
Kumaş, mücevher vb. değerli eşyaların alınıp satıldığı kapalı çarşı
- HAYBEDEN
-
-
[zarf]
Zahmet çekmeden
-
[zarf]
Zahmet çekmeden
- AFETZEDE
-
Kelime Kökeni: Arapça āfet + Farsça -zede
-
[isim]
Afete uğramış, afet görmüş kimse
- "Bugün Ferhat Kayası’na giden yolun üst tarafına çadırlar kurmuş afetzedelerle görüşmüştüm."
-
[isim]
Afete uğramış, afet görmüş kimse
- BEDENSİZ
-
-
[sıfat]
Bedeni olmayan
- "Ama herkesi kıvranan, titreyen, kesikleşen, hırçınlaşan sesi ve karanlığın içinde bedensizmiş gibi görünen yüzü etkilemişti."
-
[sıfat]
Bedeni olmayan
- YEDEKLİK
-
-
[isim]
Yedek olma durumu
-
[isim]
Yedek olma durumu
- MÜCAHEDE
-
Kelime Kökeni: Arapça mucāhede
-
[isim, eskimiş]
Bakınız gayret
- "Uzun tedris ve terbiye hayatınız, evvela müşkülatla dolu ve sonrası zafere ermiş çetin bir mücadele ve mücahede hayatıdır."
-
[din bilimi]
Kutsal ülküler uğruna savaşma, cihat etme
-
Benlik ve bencillikten kurtulmak ve nefsi yenmek için çalışma, uğraşma, mücadele etme
-
[isim, eskimiş]
Bakınız gayret
- KÜTTEDEK
-
-
[zarf]
Birdenbire "küt" diye ses çıkararak
- "Bir ara küttedek bir şeye çarptık."
-
[zarf]
Birdenbire "küt" diye ses çıkararak
- KEDERSİZ
-
-
[sıfat]
Keder içinde olmayan; ızdırapsız
-
[sıfat]
Keder içinde olmayan; ızdırapsız