İçinde ebe olan 10 harfli 27 kelime var. İçerisinde EBE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ebe olan kelimeler listesine ya da Sonu ebe ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
B E E Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
EBE
2 Harfli Kelimeler
BE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BEBEKLEŞME
-
-
[isim]
Bebekleşmek işi
-
[isim]
Bebekleşmek işi
- EBEMKUŞAĞI
-
-
[isim]
Gökkuşağı
-
[isim]
Gökkuşağı
- TEBEŞİRSİZ
-
-
[sıfat]
Tebeşir ile yazılmamış
-
[sıfat]
Tebeşir ile yazılmamış
- GEBERESİCE
- ...
- SEBEPSİZCE
-
-
[zarf]
Bir sebebi olmaksızın
- "Sebepsizce ağlamamak hayatta nafile yere katlandığımız mahrumiyetlerden biridir." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[zarf]
Bir sebebi olmaksızın
- CEBERUTLUK
- ...
- CEBELLEŞME
-
-
[isim]
Cebelleşmek işi
-
[isim]
Cebelleşmek işi
- GEBERTİLME
-
-
[isim]
Gebertilmek işi
-
[isim]
Gebertilmek işi
- ŞEBEKLEŞME
-
-
[isim]
Şebekleşmek işi
-
[isim]
Şebekleşmek işi
- MUTEBERLİK
- ...
- MÜNAVEBELİ
-
-
[zarf]
Sırayla, dönüşümlü olarak, nöbetleşe
-
[zarf]
Sırayla, dönüşümlü olarak, nöbetleşe
- TEREBENTİN
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Kozalaklılardan ve bazı ağaçlardan ya kendi kendine veya ağacın çizilmesiyle akan, yağlı boya, yağlı vernik üretiminde ve inceltilmesinde kullanılan, ince, renksiz, kokulu reçine, terementi
-
[isim]
Kozalaklılardan ve bazı ağaçlardan ya kendi kendine veya ağacın çizilmesiyle akan, yağlı boya, yağlı vernik üretiminde ve inceltilmesinde kullanılan, ince, renksiz, kokulu reçine, terementi
- TEBERRÜKEN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Uğur sayarak, mutlu olsun diye
-
[zarf]
Uğur sayarak, mutlu olsun diye
- TEBESSÜMLÜ
-
-
[sıfat]
Tebessüm eden, tebessümü olan
- "Ümitli bir eda ile gelirler ve iki sıraya dizilmiş neşeli yüzler, tebessümlü ağızlar arasından geçerlerdi." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[sıfat]
Tebessüm eden, tebessümü olan
- DEBELENMEK
-
-
[nsz]
Bir acının etkisiyle veya bir baskıdan kurtulmak için çırpınmak
- "Polisler bu arada, kurtulmak için çırpınan ve debelenen Sadi'nin ceplerini arıyorlardı." (Tarık Buğra)
-
Çırpınmak, tepinmek, kımıldamak
- "Gözüm, yerde ters yüz edilmiş debelenen bir kaplumbağaya ilişti." (Haldun Taner)
-
Boşuna uğraşıp durmak
- "Şu anda, dünyanın en büyük korkusu içinde debeleniyordu." (Kemal Tahir)
-
[nsz]
Bir acının etkisiyle veya bir baskıdan kurtulmak için çırpınmak
- VEÇHİŞEBEH
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Benzetme yönü
-
[isim]
Benzetme yönü
- EBEDİLEŞME
- ...
- DEREBEYLİK
-
-
[isim]
Derebeyi olma durumu
-
Orta Çağda özellikle Batı Avrupa'da toprağı ve üzerinde yaşayan köylüleri tek bir kimsenin malı sayan siyasal düzen, feodalite
-
Derebeyi yönetimindeki bölge
-
[isim]
Derebeyi olma durumu
- DEBDEBESİZ
-
-
[sıfat]
Debdebesi olmayan
-
[sıfat]
Debdebesi olmayan
- MÜTEBESSİM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Gülümseyen, güleç
-
[sıfat]
Gülümseyen, güleç