İçinde düşman olan 8 kelime var. İçerisinde DÜŞMAN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında düşman olan kelimeler listesine ya da sonu düşman ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
DÜŞMANLAŞTIRMAK
DÜŞMANLAŞTIRMA
DÜŞMANCASINA, DÜŞMANLAŞMAK
DÜŞMANLAŞMA
DÜŞMANLIK
DÜŞMANCA
DÜŞMAN
Düşman Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
6 Harfli Kelimeler
DÜŞMAN
3 Harfli Kelimeler
DAM, DÜN, DÜŞ, MAŞ, NAM, ŞAD, ŞAM, ŞAN
2 Harfli Kelimeler
AD, AM, AN, AŞ, DÜ, MA, NÜ, ÜN
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DÜŞMANLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Düşmanlaşmasına yol açmak
-
[-i]
Düşmanlaşmasına yol açmak
- DÜŞMANLAŞTIRMA
-
-
[isim]
Düşmanlaştırmak işi
-
[isim]
Düşmanlaştırmak işi
- DÜŞMANLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Düşman durumuna girmek
-
[nesnesiz]
Düşman durumuna girmek
- DÜŞMANCASINA
-
-
[zarf]
Bakınız düşmanca
-
[zarf]
Bakınız düşmanca
- DÜŞMANLAŞMA
-
-
[isim]
Düşmanlaşmak işi
-
[isim]
Düşmanlaşmak işi
- DÜŞMANLIK
-
-
[isim]
Düşmanca duygu veya davranış; yağılık, hasımlık, adavet, muhasamat, husumet
- "Bu rahatsızlığını bana karşı düşmanlık biçiminde belli etti."
-
[isim]
Düşmanca duygu veya davranış; yağılık, hasımlık, adavet, muhasamat, husumet
- DÜŞMANCA
-
-
[sıfat]
Düşman gibi, düşmana yakışır; husumetli
- "Peki ama bu öfke, bu sinir, ters bakışlar, düşmanca homurdanmalar neyin nesiydi?"
-
[zarf]
Düşman gibi, düşmana yakışır bir biçimde; düşmancasına, husumetkâr, hasmane
- "Düşmanca davranmak."
-
[sıfat]
Düşman gibi, düşmana yakışır; husumetli
- DÜŞMAN
-
Kelime Kökeni: Farsça duşmān
-
[isim]
Birinin kötülüğünü isteyen, ondan nefret eden, ona zarar vermeye çalışan kimse; yağı, hasım, husumetli, dost karşıtı
- "Ben ki dans salonlarına, barlara düşman bir adamımdır."
-
Birbirleriyle savaşan devletler ve bu devletlerin asker, sivil bütün uyrukları
- "Biz toprağımızdan düşmanı atmaya mecburuz."
-
Aralarında birbirleriyle çatışmaya varacak ölçüde anlaşmazlık olan taraflar
- "Dostumuza güvenmeyelim de düşmanımıza mı güvenelim?"
-
[sıfat]
Bir şeyin yaşamasına, barınmasına engel olan (güç, tutum vb.)
-
[mecaz]
Bir şeyi büyük ölçüde kullanıp tüketen kimse
- "Ekmek düşmanı."
-
[mecaz]
Bazı şeylerden nefret eden, tiksinen kimse
- "İçki düşmanı."
-
[isim]
Birinin kötülüğünü isteyen, ondan nefret eden, ona zarar vermeye çalışan kimse; yağı, hasım, husumetli, dost karşıtı