İçinde dün olan 50 kelime var. İçerisinde DÜN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında dün olan kelimeler listesine ya da sonu dün ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
DÜNYASALLAŞMAK
DÜNYASALLAŞMA, DÜNYEVİLEŞMEK
DÜNYEVİLEŞME
DÖRDÜNCÜLÜK, DÜNYASALLIK, ÖDÜNÇLENMEK, ÖDÜNÇLEŞMEK
DÜNÜRCÜLÜK, DÜNYACILIK, DÜNYEVİLİK, ÖDÜNÇLEMEK, ÖDÜNÇLENME, ÖDÜNÇLEŞME, ÖDÜNSÜZLÜK
DARIDÜNYA, ÖDÜNÇLEME, ÖDÜNCÜLÜK, ÖDÜNLEMEK, ÖDÜNLÜLÜK, ÖDÜNSÜZCE, YENİDÜNYA
DÖRDÜNCÜ, DÜNÜRLÜK, DÜNYAEVİ, DÜNYALIK, DÜNYASAL, GÜNDEDÜN, ÖDÜNLEME, TEMEDDÜN
DÜNÜRCÜ, DÜNYACI, DÜNYADA, DÜNYALI, DÜNYEVİ, ÖDÜNSÜZ, ÜRDÜNLÜ
DÖRDÜN, DÜNDEN, ÖDÜNCÜ, ÖDÜNLÜ
DÜNİT, DÜNKÜ, DÜNÜR, DÜNYA, LEDÜN, ÖDÜNÇ, ÜRDÜN
ÖDÜN
DÜN
Dün Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
DÜN
2 Harfli Kelimeler
DÜ, NÜ, ÜN
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DÜNYASALLAŞMAK
-
-
[nesnesiz, felsefe]
Bakınız dünyevileşmek
- "O aşamada şiir tekil bir anlamla örtüşür, dünyasallaşır ve o varlığın içinde yok olur."
-
[nesnesiz, felsefe]
Bakınız dünyevileşmek
- DÜNYASALLAŞMA
-
-
[isim, felsefe]
Bakınız dünyevileşme
-
Dünyaya ait olma, dünyanın her tarafına yayılmış olma
- "Zaman ve mekân kısıtlamasını aşma iletişimin dünyasallaşması açısından avantajlı olsa da gelip geçiciliği beslemekte, çok hızlı ve sürekli mesaj üretimini şart koşmaktadır."
-
[isim, felsefe]
Bakınız dünyevileşme
- DÜNYEVİLEŞMEK
-
-
[nesnesiz]
Dünyaya ait olmak, dünya ile ilgili duruma gelmek; dünyasallaşmak
- "Büyük ihtimalle, Türk tarihi mitolojik olandan destansı evreye geçerken anlatılar da daha dünyevileşmiş yani gerçeklikle bağlantıları, kişiliklerin gerçek olma ihtimalleri artmıştır."
-
Dünyanın çekiciliğine kapılarak yaşamak; dünyasallaşmak
- "Ahiret gerçeğine uzak durmaya başlayan insan, giderek dünyevileşip ye, iç, eğlen, gününü gün et, sonrasını hesap etmek gerekmez diye düşünebilir."
-
[mecaz]
Geçici olana gönül vermek; dünyasallaşmak
-
[nesnesiz]
Dünyaya ait olmak, dünya ile ilgili duruma gelmek; dünyasallaşmak
- DÜNYEVİLEŞME
-
-
[isim, felsefe]
Dünyevileşmek durumu; dünyasallaşma
- "Özellikle papalık kurumunda cisimleşen manevi iktidarın dünyevi iktidara hâkim olması dünyevileşmeyi engelledi."
-
[isim, felsefe]
Dünyevileşmek durumu; dünyasallaşma
- DÖRDÜNCÜLÜK
-
-
[isim]
Dördüncü olma durumu
-
[isim]
Dördüncü olma durumu
- ÖDÜNÇLENMEK
-
-
[nesnesiz]
Ödünç alıp vermek
-
[nesnesiz]
Ödünç alıp vermek
- ÖDÜNÇLEŞMEK
-
-
[nesnesiz]
Karşılıklı ödünç alıp vermek
-
[nesnesiz]
Karşılıklı ödünç alıp vermek
- DÜNYASALLIK
-
-
[isim, felsefe]
Bakınız dünyevilik
- "Romanda karşıt anlam katmanlarından yalnızca dünyasallık-aşkınlık ya da yadsımacılık-dindarlık karşıtlığını söküp alsak bile metin ayakta duramaz."
-
[isim, felsefe]
Bakınız dünyevilik
- ÖDÜNÇLEMEK
-
-
[nesnesiz]
Ödünç olarak almak
-
[nesnesiz]
Ödünç olarak almak
- DÜNÜRCÜLÜK
-
-
[isim]
Dünürcü olma durumu
-
[isim]
Dünürcü olma durumu
- ÖDÜNÇLEŞME
-
-
[isim]
Ödünçleşmek işi
-
[isim]
Ödünçleşmek işi
- ÖDÜNÇLENME
-
-
[isim]
Ödünçlenmek işi
-
[isim]
Ödünçlenmek işi
- DÜNYEVİLİK
-
-
[isim, felsefe]
Dünyevi olma durumu; dünyasallık
- "Ancak dünyeviliğinin dışında bazı güçlere ve derinliklere sahip olduğunu da biliyorum."
-
[isim, felsefe]
Dünyevi olma durumu; dünyasallık
- ÖDÜNSÜZLÜK
-
-
[isim]
Ödünsüz olma durumu; ivazsızlık
- "Böylesi bir yazarlık bilinci için ödünsüzlük de ancak güzelliğe yer ayırışla mümkün olabilecektir."
-
[isim]
Ödünsüz olma durumu; ivazsızlık
- DÜNYACILIK
-
-
[isim, felsefe]
Bilimsel gelişme, rasyonelleşme ve modernleşme ile birlikte dinin bireysel alışkanlıklardan sosyal kurumlara varıncaya dek hayatın bütün boyutları üzerindeki etkisinin azalmasını savunan öğreti; sekülarizm
- "Bu alanda ve bu anlamda dünyacılık (sekülarizm) öğretisi de insanlıkçı bir öğretidir."
-
[isim, felsefe]
Bilimsel gelişme, rasyonelleşme ve modernleşme ile birlikte dinin bireysel alışkanlıklardan sosyal kurumlara varıncaya dek hayatın bütün boyutları üzerindeki etkisinin azalmasını savunan öğreti; sekülarizm
- ÖDÜNLEMEK
-
-
[-i]
Ödünle karşılamak; taviz vermek
-
[-i]
Ödünle karşılamak; taviz vermek
- YENİDÜNYA
-
-
[isim, bitki bilimi]
Gülgillerden, Akdeniz çevresinde yetişen, büyük, pürüzsüz ve sert yapraklı bir ağaç (Eriobotrya Japonica)
-
[bitki bilimi]
Bu ağacın erik büyüklüğünde, iri çekirdekli, sarı renkli, sulu ve mayhoş meyvesi; Malta eriği
-
Renkli veya sırlı sırçadan yapılan, süs olarak asılan top
-
Orta oyununda ev dekoru olarak kullanılan kafes biçiminde paravan
-
[isim, bitki bilimi]
Gülgillerden, Akdeniz çevresinde yetişen, büyük, pürüzsüz ve sert yapraklı bir ağaç (Eriobotrya Japonica)
- ÖDÜNÇLEME
-
-
[isim]
Ödünçlemek işi; ariyet; istiare
-
[dil bilimi]
Bir dilin başka bir dilden ödünç olarak kelime, ek veya ses alması
-
[isim]
Ödünçlemek işi; ariyet; istiare
- ÖDÜNSÜZCE
-
-
[zarf]
Ödünsüz bir biçimde; ivazsızca
-
[zarf]
Ödünsüz bir biçimde; ivazsızca
- ÖDÜNCÜLÜK
-
-
[isim]
Ödüncü olma durumu; tavizcilik, tavizkârlık
-
[isim]
Ödüncü olma durumu; tavizcilik, tavizkârlık