Başında dün olan 23 kelime var. Dün ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde dün olan kelimeler listesine ya da sonu dün ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında dün bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
DÜNYASALLAŞMAK
DÜNYASALLAŞMA, DÜNYEVİLEŞMEK
DÜNYEVİLEŞME
DÜNYASALLIK
DÜNÜRCÜLÜK, DÜNYACILIK, DÜNYEVİLİK
DÜNÜRLÜK, DÜNYAEVİ, DÜNYALIK, DÜNYASAL
DÜNÜRCÜ, DÜNYACI, DÜNYADA, DÜNYALI, DÜNYEVİ
DÜNDEN
DÜNİT, DÜNKÜ, DÜNÜR, DÜNYA
DÜN
Dün Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
DÜN
2 Harfli Kelimeler
DÜ, NÜ, ÜN
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DÜNYASALLAŞMAK
-
-
[nesnesiz, felsefe]
Bakınız dünyevileşmek
- "O aşamada şiir tekil bir anlamla örtüşür, dünyasallaşır ve o varlığın içinde yok olur."
-
[nesnesiz, felsefe]
Bakınız dünyevileşmek
- DÜNYASALLAŞMA
-
-
[isim, felsefe]
Bakınız dünyevileşme
-
Dünyaya ait olma, dünyanın her tarafına yayılmış olma
- "Zaman ve mekân kısıtlamasını aşma iletişimin dünyasallaşması açısından avantajlı olsa da gelip geçiciliği beslemekte, çok hızlı ve sürekli mesaj üretimini şart koşmaktadır."
-
[isim, felsefe]
Bakınız dünyevileşme
- DÜNYEVİLEŞMEK
-
-
[nesnesiz]
Dünyaya ait olmak, dünya ile ilgili duruma gelmek; dünyasallaşmak
- "Büyük ihtimalle, Türk tarihi mitolojik olandan destansı evreye geçerken anlatılar da daha dünyevileşmiş yani gerçeklikle bağlantıları, kişiliklerin gerçek olma ihtimalleri artmıştır."
-
Dünyanın çekiciliğine kapılarak yaşamak; dünyasallaşmak
- "Ahiret gerçeğine uzak durmaya başlayan insan, giderek dünyevileşip ye, iç, eğlen, gününü gün et, sonrasını hesap etmek gerekmez diye düşünebilir."
-
[mecaz]
Geçici olana gönül vermek; dünyasallaşmak
-
[nesnesiz]
Dünyaya ait olmak, dünya ile ilgili duruma gelmek; dünyasallaşmak
- DÜNYEVİLEŞME
-
-
[isim, felsefe]
Dünyevileşmek durumu; dünyasallaşma
- "Özellikle papalık kurumunda cisimleşen manevi iktidarın dünyevi iktidara hâkim olması dünyevileşmeyi engelledi."
-
[isim, felsefe]
Dünyevileşmek durumu; dünyasallaşma
- DÜNYASALLIK
-
-
[isim, felsefe]
Bakınız dünyevilik
- "Romanda karşıt anlam katmanlarından yalnızca dünyasallık-aşkınlık ya da yadsımacılık-dindarlık karşıtlığını söküp alsak bile metin ayakta duramaz."
-
[isim, felsefe]
Bakınız dünyevilik
- DÜNÜRCÜLÜK
-
-
[isim]
Dünürcü olma durumu
-
[isim]
Dünürcü olma durumu
- DÜNYEVİLİK
-
-
[isim, felsefe]
Dünyevi olma durumu; dünyasallık
- "Ancak dünyeviliğinin dışında bazı güçlere ve derinliklere sahip olduğunu da biliyorum."
-
[isim, felsefe]
Dünyevi olma durumu; dünyasallık
- DÜNYACILIK
-
-
[isim, felsefe]
Bilimsel gelişme, rasyonelleşme ve modernleşme ile birlikte dinin bireysel alışkanlıklardan sosyal kurumlara varıncaya dek hayatın bütün boyutları üzerindeki etkisinin azalmasını savunan öğreti; sekülarizm
- "Bu alanda ve bu anlamda dünyacılık (sekülarizm) öğretisi de insanlıkçı bir öğretidir."
-
[isim, felsefe]
Bilimsel gelişme, rasyonelleşme ve modernleşme ile birlikte dinin bireysel alışkanlıklardan sosyal kurumlara varıncaya dek hayatın bütün boyutları üzerindeki etkisinin azalmasını savunan öğreti; sekülarizm
- DÜNYALIK
-
-
[isim]
Geçimi sağlayan para, mal mülk gibi şeylerin tümü
-
[isim]
Geçimi sağlayan para, mal mülk gibi şeylerin tümü
- DÜNYASAL
-
-
[sıfat, felsefe]
Bakınız dünyevi
- "Örgütlü, düzenli dünyasal eylemler alanıysa araç alanı olarak kaldıkça geniş bir özgürlük kazanır."
-
[sıfat, felsefe]
Bakınız dünyevi
- DÜNÜRLÜK
-
-
[isim]
Dünür olma durumu
-
Evlenme sonucu oluşan yakınlık, hısımlık
-
[isim]
Dünür olma durumu
- DÜNYAEVİ
-
-
[isim, mecaz]
Bakınız evlilik
- "Kuşlar yuva, dünyaevi yatak, dünya kapılarında yavrular kundak bekliyordu."
-
[isim, mecaz]
Bakınız evlilik
- DÜNYEVİ
-
Kelime Kökeni: Arapça dunyevī
-
[sıfat, felsefe]
Bu dünya ile ilgili; dünyasal, uhrevi karşıtı
- "Bazı dünyevi meseleleri bahane ederek kardeşlerle olan bağı kesmek, yabancılaşmak, uzak durmayı tercih etmek hiçbir şekilde hoş karşılanmayan bir davranıştır."
-
[sıfat, felsefe]
Bu dünya ile ilgili; dünyasal, uhrevi karşıtı
- DÜNYADA
-
-
[zarf]
Hiçbir zaman, hiçbir biçimde
- "Bu kitabı dünyada kimseye vermem."
-
[zarf]
Hiçbir zaman, hiçbir biçimde
- DÜNYACI
-
-
[isim, felsefe]
Dünyacılık yanlısı kimse; seküler (II), sekülarist
- "Aslında bu, Batı’nın dünyacı, aşkın kaynak tanımayan zihniyetinde sanayi devriminden önce de vardı ancak böylesine gözler önüne serilmemişti."
-
[isim, felsefe]
Dünyacılık yanlısı kimse; seküler (II), sekülarist
- DÜNÜRCÜ
-
-
[isim]
Kız istemeye giden kimse
-
[isim]
Kız istemeye giden kimse
- DÜNYALI
-
-
[sıfat]
Dünyaya ait olan
-
[sıfat]
Dünyaya ait olan
- DÜNDEN
-
-
[zarf]
Bir önceki günden
- "Dünden kalma yemek."
-
[zarf]
Bir önceki günden
- DÜNYA
-
Kelime Kökeni: Arapça dunyā
-
[isim]
İnsanoğlunun üzerinde yaşadığı toprak ve denizlerin tümü; acun, yeryüzü, küre (I), âlem, arz (III), cihan, darıdünya, devran, zemin
-
Bakınız çevre
- "Biz dünyadan ayrı yaşarken dünya epey değişmiş."
-
İnançları bir olan ülke veya insanlar topluluğu
- "Batı dünyası. Doğu dünyası."
-
Meslek veya iş birliği içinde bulunan kimseler; camia
- "Ressamlar dünyasında onun yeri ayrıdır."
-
[zamir]
Bütün insanlar
- "Dünyaya rezil oldu."
-
[mecaz]
Duygu, düşünce ve hayal âlemi; diyar
- "Köprüye kadar kendi dünyaları içinde ne tatlı, ne özlü konuşurlardı."
-
[isim]
İnsanoğlunun üzerinde yaşadığı toprak ve denizlerin tümü; acun, yeryüzü, küre (I), âlem, arz (III), cihan, darıdünya, devran, zemin
- DÜNÜR
-
-
[isim, ağızlardan]
Eşlerin baba ve analarının birbirlerine göre durumu
-
[isim, ağızlardan]
Eşlerin baba ve analarının birbirlerine göre durumu