İçinde dökü olan 8 harfli 5 kelime var. İçerisinde DÖKÜ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında dökü olan kelimeler listesine ya da sonu dökü ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Dökü Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
D K Ö Ü
3 Harfli Kelimeler
DÜK
2 Harfli Kelimeler
DÜ, ÖD, ÖK
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DÖKÜLGEN
-
-
[sıfat]
Dökülme özelliği olan
-
[isim, bitki bilimi]
Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz bölgelerinde daha çok şıralık olarak üretilen, orta kalın kabuklu, beyaz renkli bir tür üzüm
-
[sıfat]
Dökülme özelliği olan
- DÖKÜMEVİ
-
-
[isim]
Fabrikalarda döküm yapılan yer; dökümhane
-
[isim]
Fabrikalarda döküm yapılan yer; dökümhane
- DÖKÜLMEK
-
-
[nesnesiz]
Dökme işi yapılmak veya dökme işine konu olmak
- "Bekliyorum. Bir gül döküldü vazoda / Bekliyorum. Ses yok ölgün piyanoda"
-
Yaprak, saç, diş, sıva bağlı bulunduğu yerden veya organdan kopup düşmek
-
Kumaş dökümlü olmak
-
Bir işi, bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik olmak
-
[-e]
Bir yere düşmek
- "Bizim motor ikiye bölünüp suya döküldüğümüzde dört kişiydik."
-
Çıkmak, ortaya konulmak
- "Âdeta düşünmeksizin kaleminden masal sahnelerine benzeyen dağ, dere, uçurum resimleri dökülüyordu."
-
Bir şey kaplamak, yayılmak
- "Duvarlar bütün ışıkları yutuyor, halkın üstüne bir toprak rengi dökülüyor."
-
[-e]
Salınmak, serbest bırakılmak
- "Saçlarını arkaya atıp ensesine dökülen buklelerini kabarttı."
-
[-e, mecaz]
Kır, sokak vb. yerlerde insanlar çokça birikmek
- "Bahar o sene erken gelmiş, herkes tarlalara dökülmüştü."
-
[mecaz]
Çok eskimiş olmak, değerini ve güzelliğini yitirmek
- "Yaşayan, var olan her şey eskiyip dökülecek."
-
[mecaz]
Çok yorgun, hasta olmak
- "Erkek arıların takatleri kesilmeye başlar, bir bir dökülür, ölür giderler."
-
[coğrafya]
Akarsular, göl veya denize akmak
-
[nesnesiz]
Dökme işi yapılmak veya dökme işine konu olmak
- DÖKÜKLÜK
-
-
[isim]
Dökük olma durumu
-
[isim]
Dökük olma durumu
- DÖKÜNMEK
-
-
[nesnesiz]
Kendi üstüne dökmek
- "Ben kışın kar yağarken bile kova kova soğuk su dökünürüm."
-
[nesnesiz]
Kendi üstüne dökmek