İçinde diye olan 55 kelime var. İçerisinde DİYE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında diye olan kelimeler listesine ya da sonu diye ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

14 Harfli Kelimeler

CİDDİYETSİZLİK

13 Harfli Kelimeler

BELEDİYECİLİK, FERDİYETÇİLİK

12 Harfli Kelimeler

CİLDİYECİLİK

11 Harfli Kelimeler

ARDİYECİLİK, BELEDİYELİK, CİDDİYETSİZ, EVLADİYELİK, MECİDİYELİK, MÜTEMADİYEN

10 Harfli Kelimeler

BELEDİYECİ, DİYEBİLMEK, DİYETİSYEN, FERDİYETÇİ, MEVCUDİYET

9 Harfli Kelimeler

CİLDİYECİ, DİYEBİLME, DİYETETİK, HEDİYELİK, KANADİYEN, MAHMUDİYE, OBSİDİYEN, TEKAÜDİYE

8 Harfli Kelimeler

ARDİYECİ, ARMUDİYE, BELEDİYE, CİDDİYET, CÜMUDİYE, DİYETSİZ, EBEDİYEN, EBEDİYET, FERDİYET, İKİNDİYE, MADDİYET, MECİDİYE, MESUDİYE, MURADİYE, REŞADİYE, UBUDİYET, ZIDDİYET

7 Harfli Kelimeler

AİDİYET, CİLDİYE, DİYETLİ, İRADİYE, KAYDİYE, REDDİYE, TARDİYE

6 Harfli Kelimeler

ARDİYE, BADİYE, HEDİYE, IYDİYE, TEDİYE

5 Harfli Kelimeler

DİYET, DİYEZ

4 Harfli Kelimeler

DİYE

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Diye Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

D E Y İ

4 Harfli Kelimeler

DEYİ, DİYE, YEDİ

3 Harfli Kelimeler

EDİ, İDE, İYE

2 Harfli Kelimeler

DE, EY, İD, YE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

CİDDİYETSİZLİK

  1. [isim] Bakınız laubalilik
    • "Böyle durumlarda kimi çevrelerde büyük bir ciddiyetle ileri sürülen fikir ve görüşleri ciddiyetsizliğin öte sınırına kadar iteleyip kakalamakta yarar vardır." (Aziz Nesin)
FERDİYETÇİLİK

  1. [isim, felsefe, toplum bilimi] Bakınız bireycilik
BELEDİYECİLİK

  1. [isim] Bir şehre veya kasabaya ait belediye hizmetlerini yerine getirme işi
    • "Büyük kent belediyeciliği anlayışıyla küçük kent belediyeciliği anlayışı arasında ne fark vardır?" (Demirtaş Ceyhun)
CİLDİYECİLİK

  1. [isim, tıp] Cildiyecinin yaptığı iş
MECİDİYELİK

  1. [sıfat] Mecidiye değerinde olan
    • "Cebinden çıkardığı bir mecidiyelik kâğıdı gişeye fırlattı." (Ömer Seyfettin)
EVLADİYELİK

  1. [sıfat] Uzun yıllar eskimeden kalacak kadar dayanıklı (eşya)
CİDDİYETSİZ

  1. [sıfat] Bakınız laubali
    • "Sorumsuz, ciddiyetsiz davranışların hesabını adalet soramazsa tarih er geç sorar." (Oktay Akbal)
BELEDİYELİK

  1. [isim] Belediye olma durumu
  2. [sıfat] Belediyeyle ilgili
MÜTEMADİYEN

Kelime Kökeni: Arapça mutemādiyen

  1. [zarf] Bakınız aralıksız
    • "Sabahın pembe, beyaz tülleri sıyrıldıkça mütemadiyen berraklaşan fezada çıt yok." (Ahmet Hikmet Müftüoğlu)
  2. [zarf] Bakınız sürekli
ARDİYECİLİK

  1. [isim] Ardiyecinin yaptığı iş
FERDİYETÇİ

  1. [sıfat, felsefe, toplum bilimi] Bakınız bireyci
DİYEBİLMEK

  1. [nesnesiz] Deme ihtimali veya imkânı bulunmak
    • "Ne yazık ki geçtiğimiz yılda, göğsümüzü gere gere, işte zafer diyebileceğimiz pek az başarımız olmuştur." (Talât Sait Halman)
MEVCUDİYET

Kelime Kökeni: Arapça mevcūdiyyet

  1. [isim, eskimiş] Bakınız varlık
    • "Ey Türk gençliği! Birinci vazifen Türk istiklalini, Türk cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur." (Atatürk)
  2. [felsefe] Bakınız varoluş
BELEDİYECİ

  1. [isim] Belediye işleri görevlisi
    • "Hangi bay belediyeciye, hangi yerde ucuz ev tutulacağı bir çeşit piyango çekişiyle anlaşılabilir." (Nâzım Hikmet)
DİYETİSYEN

Kelime Kökeni: Fransızca diététicien

  1. [isim] Bakınız diyet uzmanı
TEKAÜDİYE

Kelime Kökeni: Arapça teḳāʿudiyye

  1. [isim, eskimiş] Bakınız emekli aylığı
    • "Tiyatro artistlerinin tekaüdiyeleri olmalıdır." (Nâzım Hikmet)
HEDİYELİK

  1. [isim] Armağan olarak verilmek için hazırlanmış şey
  2. [sıfat] Armağan olarak verilecek değerde olan
    • "Hediyelik vazo."
OBSİDİYEN

Kelime Kökeni: Fransızca obsidien

  1. [isim] Bakınız cam kaya
DİYEBİLME

  1. [isim] Diyebilmek işi
KANADİYEN

Kelime Kökeni: Fransızca canadienne

  1. [isim] Kanadalı tuzak avcılarının ceketlerine benzeyen içi kürklü veya pamuklu, şal yakalı, kemerli kruvaze ceket
  2. Yaz aylarında giyilen bol ve geniş dikimli astarsız hafif ceket
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü