İçinde diye olan 8 harfli 17 kelime var. İçerisinde DİYE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında diye olan kelimeler listesine ya da sonu diye ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Diye Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

D E Y İ

4 Harfli Kelimeler

DEYİ, DİYE, YEDİ

3 Harfli Kelimeler

EDİ, İDE, İYE

2 Harfli Kelimeler

DE, EY, İD, YE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

EBEDİYET

Kelime Kökeni: Arapça ebediyyet

  1. [isim, eskimiş] Bakınız sonsuzluk
    • "Bu iyiliğini ebediyete kadar unutmayacaktı." (Cahit Uçuk)
DİYETSİZ

  1. [sıfat] İçinde diyet bulunmayan
ARMUDİYE

Kelime Kökeni: Farsça armūd + Arapça -iyye

  1. [isim, eskimiş] Nazarlık olarak takılan, üzerine besmele veya maşallah yazılmış, armut biçimindeki altın veya gümüş
  2. [ağızlardan] Tahta oymacılığında kullanılan bir tür rende
ARDİYECİ

  1. [isim] Ardiye işleten kimse
  2. Ardiyede çalışan kimse
MADDİYET

Kelime Kökeni: Arapça māddiyet

  1. [isim, eskimiş, felsefe] Bakınız maddilik
    • "Gittikçe artan sessizlik içinde bu iki adamın maddiyetleri birer gürültü çıkarıyor gibi geliyor." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
FERDİYET

Kelime Kökeni: Arapça ferdiyyet

  1. [isim, eskimiş, felsefe] Bakınız bireysellik
REŞADİYE

  1. [isim] Tokat iline bağlı ilçelerden biri
CİDDİYET

Kelime Kökeni: Arapça ciddiyyet

  1. [isim] Bakınız ciddilik
    • "Ben işin ciddiyetini anlayarak derhâl değiştim." (Memduh Şevket Esendal)
MURADİYE

  1. [isim] Van iline bağlı ilçelerden biri
MECİDİYE

Kelime Kökeni: Arapça mecīdiyye

  1. [isim] Osmanlı Devleti'nde 1840 yılında basılmış, 20 kuruş değerinde olan gümüş sikke
    • "On iki mecidiyeyi almadan şuradan şuraya gitmezmiş." (Sermet Muhtar Alus)
BELEDİYE

Kelime Kökeni: Arapça belediyye

  1. [isim] İl, ilçe, kasaba, belde vb. yerleşim merkezlerinde temizlik, aydınlatma, su, toplu taşıma ve esnafın denetimi gibi kamu hizmetlerine bakan, başkanı ve üyeleri halk tarafından seçilen, tüzel kişiliği olan örgüt; uray, şehremaneti
  2. Bu örgütün bulunduğu bina
    • "Daha belediyeyi dönmüş dönmemiştim ki beynimden vurulmuşa döndüm." (Tarık Dursun K)
İKİNDİYE

  1. [zamir] Bugünün ikindi saatlerinde
    • "Bana ikindiye geleceğim dedi"
ZIDDİYET

Kelime Kökeni: Arapça żiddiyyet

  1. [isim, eskimiş] Bakınız karşıtlık
    • "Sasanlılarla İran'ın Üsküdar'a kadar gelişi ve Filistin'e kadar yürüyüşü bu zıddiyetin son haddini gösterir." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. [mecaz] Geçimsizlik, çekemezlik, birbini sevmeme
UBUDİYET

Kelime Kökeni: Arapça ʿubūdiyyet

  1. [isim, eskimiş] Bakınız kulluk (I)
    • "Allah’tan ümidini kesmek, mukadderata karşı isyan etmek ubudiyet şiarına yakışmaz." (Ömer Nasuhi Bilmen)
EBEDİYEN

Kelime Kökeni: Arapça ebediyyen

  1. [zarf] Sonsuz olarak, sonsuzluğa kadar
    • "Ebediyen sustuğuna ihtimal veremedim." (Peyami Safa)
  2. Hiçbir zaman
    • "Ebediyen gelmeyecek birisi, değil mi?" (Kemal Tahir)
MESUDİYE

  1. [isim] Ordu iline bağlı ilçelerden biri
CÜMUDİYE

Kelime Kökeni: Arapça cumūdiyye

  1. [isim, eskimiş, coğrafya] Bakınız buzul
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü