İçinde dane olan 12 kelime var. İçerisinde DANE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında dane olan kelimeler listesine ya da sonu dane ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
MERDANELEMEK
AKILDANELİK, MERDANELEME
LEVENDANE
AKILDANE, MESUDANE, ÜSTADANE, VİCDANEN
ANUDANE, MERDANE, RİNDANE
DANE
Dane Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
DANE, EDNA
3 Harfli Kelimeler
EDA
2 Harfli Kelimeler
AD, AN, DE, EN, NE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MERDANELEMEK
-
-
[-i]
Bir şeyin üzerinden merdane geçirmek
-
[-i]
Bir şeyin üzerinden merdane geçirmek
- MERDANELEME
-
-
[isim]
Merdanelemek işi
-
[isim]
Merdanelemek işi
- AKILDANELİK
-
-
[isim]
Akıldane olma durumu
-
[isim]
Akıldane olma durumu
- LEVENDANE
-
Kelime Kökeni: Farsça levendāne
-
[zarf, eskimiş]
Levende yakışır bir biçimde, yakışıklı ve gösterişli bir tarzda
-
[sıfat, mecaz]
İri yapılı
- "Bu saz levendane, beş kıllı, tahta göğüslü, yirmi altı perdeli, gövdesi büyük bir sazdır."
-
[zarf, eskimiş]
Levende yakışır bir biçimde, yakışıklı ve gösterişli bir tarzda
- AKILDANE
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿāḳil + Farsça dānā
-
[isim]
Akıl veren kimse
-
[isim]
Akıl veren kimse
- ÜSTADANE
-
Kelime Kökeni: Farsça ustādāne
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız üstatça
- "Gayet muntazam ve üstadane bir takip planı yapmıştım."
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız üstatça
- VİCDANEN
-
Kelime Kökeni: Arapça vicdānen
-
[zarf]
Vicdan bakımından
- "Yoksa vazife başında bulunmadığım için vicdanen rahatsız ve hükûmet doktoru olarak da belki mesut olacaktım."
-
[zarf]
Vicdan bakımından
- MESUDANE
-
Kelime Kökeni: Arapça mesʿūd + Farsça -āne
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız mesutça
- "Mesudane bir hayat geçireceğimizi, annemin bizi yakında cennette beklediğini söylüyorlardı."
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız mesutça
- ANUDANE
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿanūd + Farsça -āne
-
[sıfat, eskimiş]
İnatçıya benzer, inatçıya yakışır
- "Bu fırsatın üzerine tehalük edecek yerde anudane sükûtunuz hayra alamet telakki edilemez."
-
[sıfat, eskimiş]
İnatçıya benzer, inatçıya yakışır
- MERDANE
-
Kelime Kökeni: Farsça merdāne
-
[sıfat, eskimiş]
Erkeğe yakışan
- "Mesirelere gittiği günlerde, merdane laubaliliğiyle yiyecek ve içeceğe müteallik hazırlıkların başına geçerdi."
-
[zarf]
Bakınız mertçe
- "İçlerinde bahadır olanlar ok atıp, kılıç çalıp merdane cenkleşiyorlardı."
-
[sıfat, eskimiş]
Erkeğe yakışan
- RİNDANE
-
Kelime Kökeni: Farsça rindāne
- DANE
-
Kelime Kökeni: Farsça dāne
-
[isim]
Bakınız kuş yemi
-
[isim]
Bakınız kuş yemi