Sonunda dane olan 8 kelime var. DANE ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde dane olan kelimeler listesine ya da başında dane olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

9 Harfli Kelimeler

LEVENDANE

8 Harfli Kelimeler

AKILDANE, MESUDANE, ÜSTADANE

7 Harfli Kelimeler

ANUDANE, MERDANE, RİNDANE

4 Harfli Kelimeler

DANE

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Dane Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A D E N

4 Harfli Kelimeler

DANE, EDNA

3 Harfli Kelimeler

EDA

2 Harfli Kelimeler

AD, AN, DE, EN, NE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

LEVENDANE

Kelime Kökeni: Farsça levendāne

  1. [zarf, eskimiş] Levende yakışır bir biçimde, yakışıklı ve gösterişli bir tarzda
  2. [sıfat, mecaz] İri yapılı
    • "Bu saz levendane, beş kıllı, tahta göğüslü, yirmi altı perdeli, gövdesi büyük bir sazdır." (Mahmut Ragıp Gazimihal)
AKILDANE

Kelime Kökeni: Arapça ʿāḳil + Farsça dānā

  1. [isim] Akıl veren kimse
ÜSTADANE

Kelime Kökeni: Farsça ustādāne

  1. [zarf, eskimiş] Bakınız üstatça
    • "Gayet muntazam ve üstadane bir takip planı yapmıştım." (Reşat Nuri Güntekin)
MESUDANE

Kelime Kökeni: Arapça mesʿūd + Farsça -āne

  1. [zarf, eskimiş] Bakınız mesutça
    • "Mesudane bir hayat geçireceğimizi, annemin bizi yakında cennette beklediğini söylüyorlardı." (Yahya Kemal Beyatlı)
ANUDANE

Kelime Kökeni: Arapça ʿanūd + Farsça -āne

  1. [sıfat, eskimiş] İnatçıya benzer, inatçıya yakışır
    • "Bu fırsatın üzerine tehalük edecek yerde anudane sükûtunuz hayra alamet telakki edilemez." (Attilâ İlhan)
MERDANE

Kelime Kökeni: Farsça merdāne

  1. [sıfat, eskimiş] Erkeğe yakışan
    • "Mesirelere gittiği günlerde, merdane laubaliliğiyle yiyecek ve içeceğe müteallik hazırlıkların başına geçerdi." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. [zarf] Bakınız mertçe
    • "İçlerinde bahadır olanlar ok atıp, kılıç çalıp merdane cenkleşiyorlardı." (Reşat Ekrem Koçu)
RİNDANE

Kelime Kökeni: Farsça rindāne

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız rintçe
    • "O mecmuadaki gazelleri yüksek sesle okurken eski şiir lehçemizdeki beliğ ve rindane edaların zevkine varıyorum." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. [zarf] Bakınız rintçe
    • "Terk edip efkârı rindane söyle / Maarif bahrini sen dahi söyle" (Âşık Kâtibi)
DANE

Kelime Kökeni: Farsça dāne

  1. [isim] Bakınız kuş yemi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü