İçinde dal olan 8 harfli 45 kelime var. İçerisinde DAL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında dal olan kelimeler listesine ya da sonu dal ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Dal Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A D L

3 Harfli Kelimeler

DAL

2 Harfli Kelimeler

AD, AL, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

HURDALIK

  1. [isim] Hurda yığını
  2. Hurdanın atıldığı yer
SANDALYE

Kelime Kökeni: Arapça ṣandaliyye

  1. [isim] Arkalıklı, kol koyacak yerleri olmayan, bir kişilik oturma eşyası; kürsü
    • "Odalarda mobilya namına, uzun, kısa yuvarlak bir sürü masayla sandalyeden başka bir şey yok." (Esat Mahmut Karakurt)
  2. [mecaz] Makam, koltuk, mevki
    • "Bunların gençliğe karşı aldıkları vaziyeti ben biraz sandalye vehminden doğmuş telakki ediyorum." (Halide Edip Adıvar)
DALAŞMAK

  1. [nesnesiz, -le] Köpekler boğuşup birbirini ısırmak
  2. [mecaz] Ağız kavgası etmek
    • "Günün birinde hain bir kedi bir kuyruk parçasını kapıp kaçmış, o da bunun için günlerce karısıyla dalaşmış." (Reşat Nuri Güntekin)
KOLOİDAL

Kelime Kökeni: Fransızca colloïdal

  1. [sıfat, kimya] Zamk, jelatin yapısında olan, koloit nitelikleri taşıyan
FUNDALIK

  1. [isim] Funda ile kaplı yer
    • "Çok geçmeden bölük, arkasında ince bir toz bulutu bırakıp dikenli fundalıklar arasından tespih dizisi gibi aktı." (Attilâ İlhan)
BUDALACA

  1. [sıfat] Aptala yakışan
    • "Ağız söz söyler, en budalaca bir düşünceyi ortaya atar." (Nâzım Hikmet)
  2. [zarf] Bakınız aptalca
    • "Budalaca gülen kızlara kızıyorum." (Sait Faik Abasıyanık)
SANDALET

Kelime Kökeni: Fransızca sandalette

  1. [isim] Yalnız tabanı bulunan, ayağa kordon ve kayışla bağlanan açık ayakkabı; sandal (III)
    • "Sandaletlerimi yeni ovulmuş tahta merdivenin başında çıkardım." (İnci Aral)
BİNDALLI

  1. [isim] Çoğunlukla mor kadife üzerine sırma ile kabartma dal, yaprak ve çiçek işlenmiş, uzun kollu, boyu yere kadar uzanan, önü açık giysi
    • "Düğün günü kuyruklu bindallı, sağdıç ve düğün sahiplerinin yakın çevrelerinden olan evli hanımlar (günümüzde genç kızlar) tarafından giyilmektedir." (Ethem Torun)
  2. Çoğunlukla mor kadife üzerine sırma ile dal, yaprak ve çiçek motifi işlenmiş kumaşla yapılmış
    • "İki yüz yıl önce Türk sanat inceliği ile yapılan bindallı bohçayı açtı, içinden bayrağımızı aldı." (Bülent Ayan)
MADALYON

Kelime Kökeni: Fransızca médaillon

  1. [isim] Boyna zincirle takılan, genellikle değerli metalden yapılmış, içine küçük resim gibi şeyler konulan, türlü biçimde süs eşyası
    • "Fatih Sultan Mehmet’e hazırlanan en ilginç madalyon kuşkusuz Lorenzo de Medici tarafından armağan edilen madalyondur." (Erhan Altunay)
ADALESİZ

  1. [sıfat] Bakınız kassız
VİDALAMA

  1. [isim] Vidalamak işi
ADALILIK

  1. [isim] Adalı olma durumu
DALKILIÇ

  1. [zarf] Kılıcını çekmiş olarak; yalın kılıç
    • "Ben şimdi dalkılıç bunlara dalsam ya gücüm yeter ya da yetmez." (Kemal Tahir)
HARDALSI

  1. [sıfat] Hardala benzeyen, hardalı andıran, hardal gibi; hardalımsı
    • "Hardalsı meyve."
DALAVERE

  1. [isim, teklifsiz konuşmada] Yalan dolanla gizlice görülen kötü iş, gizli oyun; kolpo
    • "Gümrük dalaveresini bilmediğim için tüccar yanına giremedim." (Peyami Safa)
DALANMAK

  1. [nesnesiz] Dalama işine konu olmak
DALGASIZ

  1. [sıfat] Dalgası olmayan
    • "Girne’nin, etrafı iki dalgakıran setle çevrilmiş, kuytu, dalgasız fakat gayet küçük ve derin olmayan bir limanı vardır." (Ahmet C. Gazioğlu)
HARDALLI

  1. [sıfat] Hardalı olan
SARDALYA

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, hayvan bilimi] Hamsigillerden, ılık denizlerde yaşayan, gümüş renginde, pullu, konservesi ve tuzlaması yapılan küçük bir balık; ateş balığı (Sardina Pilchardus)
    • "Şirketin biri fıçılar dolusu sardalya tuzluyordu." (Halikarnas Balıkçısı)
DALYANCI

  1. [isim] Dalyan sahibi olan kimse
  2. Dalyanla balık avlayan kimse
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü