İçinde dal olan 5 harfli 21 kelime var. İçerisinde DAL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında dal olan kelimeler listesine ya da sonu dal ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Dal Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A D L
3 Harfli Kelimeler
DAL
2 Harfli Kelimeler
AD, AL, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ODALI
-
-
[sıfat]
Herhangi bir sayıda odası olan
- "Ne bir teras ne bir taşlık. Sanırım iki odalı bir yerdi."
-
[isim, tarih]
Topkapı Sarayı'nda oturan saray adamları
-
[sıfat]
Herhangi bir sayıda odası olan
- DALAŞ
-
-
[isim]
Kavga, gürültülü bağrışıp çağrışma
-
[isim]
Kavga, gürültülü bağrışıp çağrışma
- DALLI
-
-
[sıfat]
Dalları olan
-
Üzerinde dal ve çiçek deseni bulunan (kumaş)
-
[sıfat]
Dalları olan
- DALAN
-
-
[isim, mimarlık]
Bakınız lobi
-
[isim, mimarlık]
Bakınız lobi
- DALAK
-
-
[isim, anatomi]
Midenin arkasında, diyaframın altında, sol böbreğin üstünde, yassı, uzunca, akyuvar üreten ve yıpranmış alyuvarları toplayan, damarlı, gevşek bir dokudan oluşmuş organ
-
[hayvan bilimi]
Omurgalı hayvanlarda lenf bezine benzeyen ve kan damarları çok olan bir organ
-
[ağızlardan]
Tekerlek biçimindeki kaşar peyniri
-
[ağızlardan]
Bakınız bal peteği
-
[isim, anatomi]
Midenin arkasında, diyaframın altında, sol böbreğin üstünde, yassı, uzunca, akyuvar üreten ve yıpranmış alyuvarları toplayan, damarlı, gevşek bir dokudan oluşmuş organ
- ABDAL
-
Kelime Kökeni: Arapça abdāl
-
[isim, tarih]
Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri
-
Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı
- "Geygel Abdalları."
-
Tasavvufta manevi üst bir rütbe
-
[isim, tarih]
Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri
- DALYA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca taglia
-
[ünlem]
Bir şey sayılırken birim olarak alınan sayıya gelindiğinde söylenen uyarma sözü
- "Dalya yüz! Dalya iki yüz!"
-
Çocuk oyunlarında önceden belirlenen bir aşamaya gelme anında söylenen söz
-
[ünlem]
Bir şey sayılırken birim olarak alınan sayıya gelindiğinde söylenen uyarma sözü
- DALMA
-
-
[isim]
Dalmak işi
- "Silifke'de dalmaya başladılar ama bir gün, iki gün, on gün, denizde ilaç için olsun tek bir sünger bulamadılar."
-
[spor]
Güreşçinin ayaktayken birden eğilerek rakibinin bacaklarını kapması
-
[isim]
Dalmak işi
- EFDAL
-
Kelime Kökeni: Arapça efḍal
-
[sıfat]
Bakınız erdemli
-
Yeğ tutulan, tercih edilen
-
[sıfat]
Bakınız erdemli
- DALIŞ
-
-
[isim]
Dalmak işi
- "Sabah, hafif bir kahvaltıdan sonra demir aldık ve ilk dalış noktamıza hareket ettik."
-
[spor]
Kalecinin rakipten gelen şutu uçarak gösterişli bir biçimde yakalaması; plonjon
-
[isim]
Dalmak işi
- DALIZ
-
-
[isim, anatomi]
İç kulaktaki kemik dolambacın orta bölümü
-
[isim, anatomi]
İç kulaktaki kemik dolambacın orta bölümü
- DALGI
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız aymazlık
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız aymazlık
- DALGA
-
-
[isim]
Deniz veya göl gibi geniş su yüzeylerinde genellikle rüzgâr, deprem vb.nin etkisiyle oluşan kıvrımlı hareket
- "Dışarıda nemli bir rüzgâr esiyordu, dalgalar durulmamış, yalnız biraz ağırlaşmıştı."
-
Hava, moda, sağlık vb. alanlarda belirli bir süre gelip etkisini gösteren geçici durum
- "Sıcak dalgası. Aerobik dalgası."
-
Bakınız hareketlilik
-
Bir yüzeydeki kıvrım
- "Geniş dalgalarla uzanıp giden ovaların yüzünde ne bir köy görünüyor ne de ufacık olsun bir ağaç."
-
Saçların kıvrım genişliği
-
[argo]
Gizli iş, dalavere
- "Film çevirme dalgasıyla para kazanıyorlardı."
-
[argo]
Esrar, eroin vb. uyuşturucu maddelerin verdiği keyif durumu
-
[argo]
Dalgın olma
-
[argo]
Geçici sevgili
-
[argo]
Geçici aşk ilişkisi
-
[mecaz]
Arka arkaya gelen kriz vb. olayların her biri
-
[fizik]
Titreşimin bir ortam içinde yayılma hareketi
- "Kısık sesinin her dalgası içimi korkunç bir acıyla tırmalıyor."
-
[isim]
Deniz veya göl gibi geniş su yüzeylerinde genellikle rüzgâr, deprem vb.nin etkisiyle oluşan kıvrımlı hareket
- DALSI
-
-
[sıfat]
Dalı andıran, dala benzeyen, dal gibi
-
Görevi, biçimi ve durumu yaprağa benzeyen yassı (dal)
-
[sıfat]
Dalı andıran, dala benzeyen, dal gibi
- CİDAL
-
Kelime Kökeni: Arapça cidāl
-
[isim, askerlik]
Bakınız savaş
- "Onun büyük vatanperver olması için açık ve müspet bir cidale razı olması şarttı."
-
Birbirine karşı ağır sözler söylemek suretiyle yapılan kavga
-
[isim, askerlik]
Bakınız savaş
- PEDAL
-
Kelime Kökeni: Fransızca pédale
-
[isim]
Bir makinede, bir araçta ayak yardımıyla dönmeyi veya hareketi sağlayan düzen; ayaklık
-
[isim]
Bir makinede, bir araçta ayak yardımıyla dönmeyi veya hareketi sağlayan düzen; ayaklık
- ADALE
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿażale
-
[isim, anatomi]
Bakınız kas
- "Adale gerginliği ve ağrısı ekseri sabah erken saatlerde fazla hissedilir."
-
[isim, anatomi]
Bakınız kas
- ADALI
-
-
[sıfat]
Ada halkından olan (kimse)
- "Adayı ve adalıları o kadar sevmeme rağmen bir türlü yıldızım barışmamıştır."
-
[sıfat]
Ada halkından olan (kimse)
- BADAL
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız merdiven
-
Kardan veya çamurdan oluşan çukur
- "Derince bir badala girdik; sol ayağımı içeri çektim, debriyaja bastım."
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız merdiven
- EDALI
-
-
[sıfat]
Herhangi bir biçim ve görünüşlü olan
- "... çıplak baldırlı, şalvarlı, sarıklı, hamarat tavırlı, kahraman edalı birçok yedekçiler kayıklara doğru ipler, halatlar atıyor ve kayıkları çekiyorlardı."
-
Tavırları hoş, nazlı, işveli olan
-
[sıfat]
Herhangi bir biçim ve görünüşlü olan