İçinde dal olan 11 harfli 31 kelime var. İçerisinde DAL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında dal olan kelimeler listesine ya da Sonu dal ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A D L Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
DAL
2 Harfli Kelimeler
AD, AL, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- FARKINDALIK
-
-
[isim]
Farkında olma durumu
-
[isim]
Farkında olma durumu
- DALTABANLIK
-
-
[isim]
Daltaban olma durumu
-
[isim]
Daltaban olma durumu
- SANDALYELİK
-
-
[isim]
Sandalye yapmaya elverişli olan ağaç
-
Sandalyeden zedelenmemesi için duvara çakılan ince uzun tahta kaplama
-
[isim]
Sandalye yapmaya elverişli olan ağaç
- SONDALAMACI
-
-
[isim]
Sondalama yapan kimse, sondajcı
-
[isim]
Sondalama yapan kimse, sondajcı
- FAYDALANMAK
-
-
[-den]
Yararlanmak
- "Genç askerler Bulgarların harbe girmiş olmasından faydalanmak fikrindedirler." (Falih Rıfkı Atay)
-
[-den]
Yararlanmak
- DALYARAKLIK
- ...
- DALGINLAŞMA
-
-
[isim]
Dalgınlaşmak işi
-
[isim]
Dalgınlaşmak işi
- DALLANDIRMA
-
-
[isim]
Dallandırmak işi
-
[isim]
Dallandırmak işi
- DALDALANMAK
-
-
[-e]
Gölgeli yere saklanmak
- "Daldalan daldalan daldan aşağı / Saçları dökülür belden aşağı." (Halk türküsü)
-
[-e]
Gölgeli yere saklanmak
- SANDALYESİZ
-
-
[sıfat]
Sandalyesi olmayan
-
Koltuktan inmiş, koltuğunu kaybetmiş
-
[sıfat]
Sandalyesi olmayan
- DULDALANMAK
-
-
[nsz]
Korumak, siper altına girmek
-
[nsz]
Korumak, siper altına girmek
- MANDALLANMA
-
-
[isim]
Mandallanmak işi
-
[isim]
Mandallanmak işi
- DALGASIZLIK
- ...
- DALKAVUKLUK
-
-
[isim]
Dalkavuk olma durumu
- "Ötekiler dalkavukluk değil, âdeta benimle kavga ediyorlardı." (Ahmet Rasim)
-
Dalkavukça davranış, şaklabanlık
-
[isim]
Dalkavuk olma durumu
- DALGALANMAK
-
-
[nsz]
Üzerinde dalga oluşmak
- "Yüzünde belli belirsiz bir pembelik dalgalanmıştı." (Haldun Taner)
-
Renk, ton değiştirmek
-
Hareketli olmak, kıpırdamak
- "Yolun kenarlarında eğrelti otları tilki kürkü gibi dalgalanıyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[nsz]
Üzerinde dalga oluşmak
- PAYANDALAMA
-
-
[isim]
Payandalamak işi
-
[isim]
Payandalamak işi
- SEVDALANMAK
-
-
[nsz]
Sevdaya tutulmak
-
[nsz]
Sevdaya tutulmak
- DALDIRILMAK
-
-
[-e]
Daldırma işine konu olmak
-
[-e]
Daldırma işine konu olmak
- TURFANDALIK
-
-
[isim]
Turfanda meyve veya sebze yetiştirilen tarla
-
[isim]
Turfanda meyve veya sebze yetiştirilen tarla
- KAPIMANDALI
-
-
[isim]
İşe karıştırılmayan, kendisine önem verilmeyen kimse
-
[isim]
İşe karıştırılmayan, kendisine önem verilmeyen kimse