İçinde dak olan 8 harfli 47 kelime var. İçerisinde DAK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında dak olan kelimeler listesine ya da sonu dak ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Dak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A D K

2 Harfli Kelimeler

AD, AK

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BAĞILDAK

  1. [isim] Beşikteki çocuğun düşmemesi için beşiğe sarılıp bağlanan, kumaştan yapılmış enli bağ; bağırdak
  2. Kadınların âdet zamanında bağladıkları bez; bağırdak
  3. Yaklaşık 30 santimetre eninde bir metre boyunda, uçlarında birer metre kaytanı olan, astarlı, ipek ve sırma işlemeli kumaş; bağırdak
KIKIRDAK

  1. [isim, anatomi] Kemik kadar sert olmayan, dayanıklı, esnek, bükülgen, damarsız bağ dokusu
    • "Kulak kıkırdağı."
  2. Sığır ve danada, hayvanın göğüs boşluğunun arka tarafının alt bölümünde bulunan parça
RAPPADAK

  1. [zarf] Bakınız ansızın
    • "... narayı savurarak o duvar senin bu duvar benim giderken hiç ummadığı bir yerde rappadak piyastos oluveriyor." (Osman Cemal Kaygılı)
REDAKTÖR

Kelime Kökeni: Fransızca rédacteur

  1. [isim] Yazılmış bir metin üzerinde gereken düzeltmeleri yaparak yazıyı yayıma hazır duruma getiren kimse
  2. Yazı yazan, bir yazıyı kaleme alan kimse
TINGADAK

  1. [zarf] Birdenbire, aniden ses çıkararak
    • "Sahan tıngadak düştü."
CARTADAK

  1. [zarf, teklifsiz konuşmada] Birdenbire ve gürültü ile; cartadan
    • "Yörük damarıma basma, bacaklarından tutar, kaput bezi yırtar gibi cartadak ortalık yerinden ayırırım seni ha..." (Fatma İrfan Serhan)
CIBILDAK

  1. [sıfat, ağızlardan] Bakınız çıplak
  2. [zarf] Çıplak olarak
    • "Öğlen olduğunda öylesine ter içinde kalmıştı ki tüm fistanı, donu saçlarıyla cıbıldak suya batmıştı." (Yaşar Kemal)
PIRILDAK

  1. [isim] Işık açıp kapamak yoluyla işaretler vererek anlaşmayı sağlayan araç
ŞIPILDAK

  1. [sıfat] Şıpıldama sesi çıkaran
    • "Ön yüzündeki balığa bakıyor uzun uzun. Şişman, şıpıldak bir balık kırmızılı, yeşilli." (Selim İleri)
BARDAKÇI

  1. [isim] Bardak, çömlek vb. yapan veya satan kimse
    • "Şehir içerisinde on sekiz tane bardakçı esnafı bulunmakta ve bunların on beş tanesi Şecaeddin Mahallesi’nde ikamet etmektedir." (Ertan Gökmen)
ODAKLAMA

  1. [isim] Odaklamak işi; fokuslama
ŞIPPADAK

  1. [zarf] Birdenbire ve beklenmeyen bir zamanda
    • "Günün birinde şıppadak gözünüz açılacak amma iş işten geçmiş olacak." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
HARTADAK

  1. [zarf, ağızlardan] Ansızın ve sertçe (ısırmak, kapmak)
ŞAKKADAK

  1. [zarf] Bakınız ansızın
    • "İşte böyle bir gün adamın hatasını şakkadak suratına vururlardı." (Ömer Seyfettin)
KITIRDAK

  1. [sıfat] "Kıtır" diye ses çıkaran
    • "Alaca karanlık kış sabahlarında döşekten bir yay gibi fırlayıp bahçede kıtırdak karlarla..." (Safiye Erol)
TAKKADAK

  1. [zarf] Bakınız çabucak
SOĞDAKÇA

  1. [isim] Bakınız Soğdca
FOKURDAK

  1. [sıfat] Fokurdama özelliği olan
LARPADAK

  1. [zarf] Bakınız ansızın
ZINGADAK

  1. [zarf] Birdenbire ve sarsıntıyla
    • "Elli metre kadar yürüdük, birkaç egzoz gürültüsü çıkarıp zıngadak durdum." (Aka Gündüz)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü