Sonunda dak olan 59 kelime var. DAK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde dak olan kelimeler listesine ya da başında dak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
ŞIRAKKADAK
BINGILDAK, ÇINGIRDAK, FIŞKIRDAK, KIRKBUDAK, ŞINGIRDAK, YALBIRDAK, ZONGULDAK
BAĞILDAK, BAĞIRDAK, ÇAKILDAK, CARTADAK, CIBILDAK, CUMBADAK, CUPPADAK, DANGADAK, DİŞBUDAK, FIKIRDAK, FIRILDAK, FOKURDAK, HARTADAK, HOPPADAK, KAKIRDAK, KIKIRDAK, KIPIRDAK, KITIRDAK, LAPPADAK, LARPADAK, LOPPADAK, MUSADDAK, PATTADAK, PIRILDAK, RAPPADAK, ŞAKILDAK, ŞAKKADAK, ŞAPPADAK, ŞIPILDAK, ŞIPPADAK, TAKKADAK, TINGADAK, ZINGADAK, ZIPPADAK
IŞILDAK, PATADAK, ÜÇBUDAK
BARDAK, BOYDAK, ÇARDAK, KUNDAK, MISDAK, YARDAK
ARDAK, BUDAK, CIDAK, DUDAK, SADAK, SUDAK
ADAK, ODAK
A D K Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AD, AK
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ŞIRAKKADAK
-
-
[zarf]
Ansızın
- "Şırakkadak düşüp bayıldı."
-
[zarf]
Ansızın
- ÇINGIRDAK
-
-
[isim]
Çıngırak
-
Çocuk oyuncağı olarak kullanılan saplı bir tür çıngırak
-
[isim]
Çıngırak
- YALBIRDAK
- ...
- FIŞKIRDAK
-
-
[isim]
Sıvıları fışkırtmaya yarayan araç
-
Ağzındaki iki cam borudan biri üflendiğinde ötekinden su fışkıran, laboratuvarlarda yıkama işlerinde kullanılan bir deney aracı
-
[isim]
Sıvıları fışkırtmaya yarayan araç
- BINGILDAK
-
-
[isim]
Kafatasının kemikleşmeden önce kemiklerin birleşme yerlerinde bulunan kıkırdak bölümü
-
[isim]
Kafatasının kemikleşmeden önce kemiklerin birleşme yerlerinde bulunan kıkırdak bölümü
- ŞINGIRDAK
- ...
- KIRKBUDAK
-
-
[isim]
Bektaşilikte erenler meydanına konulan kırk kollu büyük şamdan
-
[isim]
Bektaşilikte erenler meydanına konulan kırk kollu büyük şamdan
- ZONGULDAK
- ...
- ZINGADAK
-
-
[zarf]
Birdenbire ve sarsıntıyla
- "Elli metre kadar yürüdük, birkaç egzoz gürültüsü çıkarıp zıngadak durdum." (Aka Gündüz)
-
[zarf]
Birdenbire ve sarsıntıyla
- DİŞBUDAK
-
-
[isim]
Zeytingillerden, kerestesi sert ve değerli bir ağaç, demircik (Fraxinus excelsior)
-
[sıfat]
Bu ağaçtan yapılmış
- "Radyo, dişbudak etajer, kırk beş milimetre plak pikabı bile alamam." (Haldun Taner)
-
[isim]
Zeytingillerden, kerestesi sert ve değerli bir ağaç, demircik (Fraxinus excelsior)
- CUPPADAK
-
-
[isim]
Cumbadak
-
[isim]
Cumbadak
- MUSADDAK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Onaylı
-
[sıfat]
Onaylı
- TINGADAK
-
-
[zarf]
Birdenbire, aniden ses çıkararak
- "Sahan tıngadak düştü."
-
[zarf]
Birdenbire, aniden ses çıkararak
- ŞIPPADAK
-
-
[zarf]
Birdenbire ve beklenmeyen bir zamanda
- "Şıppadak çıkageldi."
-
[zarf]
Birdenbire ve beklenmeyen bir zamanda
- ÇAKILDAK
-
-
[isim]
Bir çarkın yalnız bir yöne doğru işlemesine yol verip tersine dönmesini önleyen veya değirmen, su dolabı vb. makinelerin işleyişini çıkardığı sesle kontrole yarayan parça
-
Elde çevrildikçe gürültülü ses çıkaran, değirmi biçiminde bir çocuk oyuncağı
-
Koyunların kuyrukları altındaki kıllara yapışıp kuruyan pislik
-
[isim]
Bir çarkın yalnız bir yöne doğru işlemesine yol verip tersine dönmesini önleyen veya değirmen, su dolabı vb. makinelerin işleyişini çıkardığı sesle kontrole yarayan parça
- FIRILDAK
-
-
[isim]
Rüzgârla dönen, çember biçiminde çocuk oyuncağı
- "Anasının gözü kardeşi, işi gücü fırıldak çevirmek." (Atilla İlhan)
-
Havalandırmak amacıyla oda veya mutfak pencerelerine takılan kanatlı araç
-
Ocak veya soba borusunun iyi çekmesini sağlamak için tepesine takılan ve rüzgârın gittiği yöne dönebilecek biçimde yapılan şapka
-
Dolap, düzen, hile
-
[isim]
Rüzgârla dönen, çember biçiminde çocuk oyuncağı
- ŞAKKADAK
-
-
[zarf]
Ansızın
- "İşte böyle bir gün adamın hatasını şakkadak suratına vururlardı." (Ömer Seyfettin)
-
[zarf]
Ansızın
- CIBILDAK
-
-
[sıfat]
Çıplak
-
[sıfat]
Çıplak
- ŞAPPADAK
-
-
[zarf]
Ansızın
-
Ani bir "şapırtı" sesi çıkararak
- "Sonra şappadak alnımdan öpersin." (Ercüment Ekrem Talu)
-
[zarf]
Ansızın
- CUMBADAK
-
-
[isim]
Suya düşen bir cismin çıkardığı ses
- "Cumbadak denize düştü."
-
[isim]
Suya düşen bir cismin çıkardığı ses