İçinde dık olan 46 kelime var. İçerisinde DIK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında dık olan kelimeler listesine ya da Sonu dık ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
FINDIKKABUĞU, SANDIKLANMAK
ALIŞILMADIK, FINDIKÇILIK, FINDIKKIRAN, GIDIKLANMAK, SANDIKÇILIK, SANDIKLAMAK, SANDIKLANMA
FECRİSADIK, GIDIKLAMAK, GIDIKLANIŞ, GIDIKLANMA, GIDIKLAYIŞ, KARAYANDIK, SANDIKLAMA, TANIDIKLIK
ALIŞILDIK, FINDIKLIK, GIDIKLAMA, UMULMADIK, ZINDIKLIK
FINDIKÇI, FINDIKLI, SADIKANE, SADIKLIK, SANDIKÇI, SANDIKLI
FINDIKİ, KADIKÖY, OLMADIK, ONMADIK, SADIKÇA, ŞIPIDIK, TANIDIK
BIZDIK, DIĞDIK, DIZDIK, FINDIK, SANDIK, YANDIK, ZINDIK
ANDIK, BIDIK, GIDIK, SADIK
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- FINDIKKABUĞU
-
-
[isim]
Fındığın kabuk rengini andıran bir tür kahverengi
-
[sıfat]
Bu renkte olan
-
[isim]
Fındığın kabuk rengini andıran bir tür kahverengi
- SANDIKLANMAK
-
-
[nsz]
Sandığa konulmak, sandığa yerleştirilmek
-
[nsz]
Sandığa konulmak, sandığa yerleştirilmek
- SANDIKÇILIK
-
-
[isim]
Sandık yapma veya alıp satma işi
-
[isim]
Sandık yapma veya alıp satma işi
- FINDIKÇILIK
-
-
[isim]
Fındık yetiştirme veya satma işi
-
Cilveli, oynak olma durumu
-
[isim]
Fındık yetiştirme veya satma işi
- GIDIKLANMAK
-
-
[nsz]
Gıdıklama işi yapılmak
- "Sanki gıdıklanıyorlar ve gülmekten katılacaklar." (Sermet Muhtar Alus)
-
[nsz]
Gıdıklama işi yapılmak
- SANDIKLANMA
-
-
[isim]
Sandıklanmak işi
-
[isim]
Sandıklanmak işi
- ALIŞILMADIK
-
-
[sıfat]
Alışılmamış, az görülen, olağanüstü
-
[sıfat]
Alışılmamış, az görülen, olağanüstü
- FINDIKKIRAN
-
-
[isim]
Fındık ve buna benzer kabuklu yemişlerin kabuğunu kırmaya yarayan araç
-
İşveli, şuh, baştan çıkarıcı kadın
-
[isim]
Fındık ve buna benzer kabuklu yemişlerin kabuğunu kırmaya yarayan araç
- SANDIKLAMAK
-
-
[-i]
Sandık içine koymak, yerleştirmek, ambalajlamak
-
[-i]
Sandık içine koymak, yerleştirmek, ambalajlamak
- GIDIKLAMAK
-
-
[-i]
Vücudun bazı yerlerine dokunarak ürperme veya gülerek kaçınma ile beliren bir sinir tepkisi uyandırmak
-
Eğlendirici, hoşa giden sözler söylemek
- "Evlenme yaşına girmiş kızları mütemadiyen koca lakırtısı ederek gıdıklar, toy genç kadınları ayıp hikâyelerle eğlendirir." (Halide Edip Adıvar)
-
[-i]
Vücudun bazı yerlerine dokunarak ürperme veya gülerek kaçınma ile beliren bir sinir tepkisi uyandırmak
- GIDIKLAYIŞ
-
-
[isim]
Gıdıklama işi veya biçimi
-
[isim]
Gıdıklama işi veya biçimi
- GIDIKLANIŞ
- ...
- FECRİSADIK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Tan yerinde gün doğuncaya kadar süren kesiksiz aydınlık, gerçek tan
-
[isim]
Tan yerinde gün doğuncaya kadar süren kesiksiz aydınlık, gerçek tan
- SANDIKLAMA
-
-
[isim]
Sandıklamak işi
-
[isim]
Sandıklamak işi
- TANIDIKLIK
-
-
[isim]
Tanıdık olma durumu
-
[isim]
Tanıdık olma durumu
- GIDIKLANMA
-
-
[isim]
Gıdıklanmak işi
-
[isim]
Gıdıklanmak işi
- KARAYANDIK
-
-
[isim]
Deve dikeni
-
[isim]
Deve dikeni
- ALIŞILDIK
-
-
[sıfat]
Alışılan, her zaman görülen
- "Evlendikleri kadına bağlanırlar, evliliği alışıldık toplumsal kurallar içinde yürütürler." (Tomris Uyar)
-
[sıfat]
Alışılan, her zaman görülen
- FINDIKLIK
-
-
[isim]
Fındık ağaçları çok olan yer, fındık korusu
-
[isim]
Fındık ağaçları çok olan yer, fındık korusu
- ZINDIKLIK
-
-
[isim]
Zındık olma durumu
-
[isim]
Zındık olma durumu