İçinde ezme olan 12 kelime var. İçerisinde EZME bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ezme olan kelimeler listesine ya da sonu ezme ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

12 Harfli Kelimeler

KARINCAEZMEZ

8 Harfli Kelimeler

TÖKEZMEK

7 Harfli Kelimeler

TÖKEZME

6 Harfli Kelimeler

BEZMEK, GEZMEK, GEZMEN, SEZMEK

5 Harfli Kelimeler

BEZME, EZMEK, GEZME, SEZME

4 Harfli Kelimeler

EZME

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ezme Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E E M Z

4 Harfli Kelimeler

EZME, MEZE

3 Harfli Kelimeler

ZEM

2 Harfli Kelimeler

EM, ME, ZE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KARINCAEZMEZ

  1. [sıfat, mecaz] Çok merhametli, ince duygulu (kimse); karıncaincitmez
  2. Yavaş hareket eden
TÖKEZMEK

  1. [nesnesiz, ağızlardan] Bakınız tökezlemek
    • "Ceylan birden tökezdi, toz kalktı yerden." (Fikret Otyam)
TÖKEZME

  1. [isim] Tökezmek işi
BEZMEK

  1. [-den] Bezgin duruma gelmek
    • "Kibrit kullanmaktan bezdiğimiz için bir eski çakmakla gazı yakmaktayız." (Burhan Felek)
SEZMEK

  1. [-i] Açık bir kanıt olmaksızın, olmuş veya olacak bir şeyi anlamak
    • "Düşüncelerinde en uzak bir şüphenin gölgesini bile sezmek mümkün değildi." (Hamdullah Suphi Tanrıöver)
  2. Anlamak, fark etmek
    • "Onun deli sayılmasının sebeplerini gizlice biz de sezerdik." (Abdülhak Şinasi Hisar)
GEZMEK

  1. [nesnesiz] Hava alma, hoş vakit geçirme vb. amaçlarla bir yere gitmek
    • "Tek başına buralarda gezdiği hâlde aradığını bulamıyordu." (Osman Cemal Kaygılı)
  2. Bir yerde dolaşmak, yürümek
    • "Kunduralarını çıkarır, satar, yalın ayak gezerdi." (Sait Faik Abasıyanık)
  3. Gitmek, başvurmak
  4. Bakınız bulunmak
    • "Şapkam burada ne geziyor?"
  5. [-i] Bir yeri görüp incelemek
  6. Hasta iyileşip yürümeye başlamak
    • "Oğlum iyileşti, yavaş yavaş geziyor."
  7. Herhangi bir biçimde gezinmek
    • "Bu giysiyle gezemem."
  8. [-i] Bir yerde gezi yapmak; görmek
    • "Geçen yaz Batı Anadolu'yu gezdik."
GEZMEN

  1. [isim] Bakınız gezgin
    • "Doğrusu tarihçiler, özellikle de İstanbul'a gelen gezmenler, Uludağ'ın İstanbul'dan kolayca görüldüğüne inanmışlardır." (Salâh Birsel)
BEZME

  1. [isim] Bezmek işi
EZMEK

  1. [-i] Üstüne basarak veya bir şey arasına sıkıştırarak yassılaştırmak, biçimini değiştirmek
    • "Ben kendi hesabıma aruzu bir bal mumu gibi ezer, oynar, istediğim şekle sokardım." (Enis Behiç Koryürek)
  2. Ağır bir şey, başka bir şeyin üzerinden geçmek, çiğnemek
  3. [nesnesiz] Sıvı içinde bastırıp karıştırarak eritmek
    • "Haydi güzelim, şeker ezelim / Bu sene de bekâr gezelim" (Halk türküsü)
  4. [mecaz] Maddi sıkıntıya sokmak
    • "Ağır vergiler halkı eziyordu." (Kâzım Karabekir)
  5. [mecaz] Dayanıklılığını aşacak derecede çalıştırarak yormak
    • "Bu yol hayvanı ezdi."
  6. [mecaz] Karşıdakini tamamen yok edecek biçimde yenmek
    • "Düşmanı ezmek."
  7. [mecaz] Üzerine baskı yaparak hükmü altında inletmek
    • "Yukarıda bulunanlar aşağıdaki halkı eziyorlar, bu zulümdür." (İsmail Habib Sevük)
  8. [argo] Bakınız harcamak
    • "Paraları bir haftada ezerim." (Sait Faik Abasıyanık)
SEZME

  1. [isim] Sezmek işi; his
GEZME

  1. [isim] Gezmek işi; seyran
EZME

  1. [isim] Ezmek işi
  2. Sebzelerin ezilmesiyle yapılan meze
  3. Soğan ve domatesin çok küçük parçalara bölünmesiyle hazırlanan bir meze türü
  4. Bitkilerin etli ve yumuşak kısımlarını macun kıvamına getirmek üzere parçalama, katı ve telsel kısımlarını süzerek ayıklama işlemi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü