İçinde ezme olan 12 kelime var. İçerisinde EZME bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ezme olan kelimeler listesine ya da sonu ezme ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
KARINCAEZMEZ
TÖKEZMEK
TÖKEZME
BEZMEK, GEZMEK, GEZMEN, SEZMEK
BEZME, EZMEK, GEZME, SEZME
EZME
Ezme Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
EZME, MEZE
3 Harfli Kelimeler
ZEM
2 Harfli Kelimeler
EM, ME, ZE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KARINCAEZMEZ
-
-
[sıfat, mecaz]
Çok merhametli, ince duygulu (kimse); karıncaincitmez
-
Yavaş hareket eden
-
[sıfat, mecaz]
Çok merhametli, ince duygulu (kimse); karıncaincitmez
- TÖKEZMEK
-
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Bakınız tökezlemek
- "Ceylan birden tökezdi, toz kalktı yerden."
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Bakınız tökezlemek
- TÖKEZME
-
-
[isim]
Tökezmek işi
-
[isim]
Tökezmek işi
- BEZMEK
-
-
[-den]
Bezgin duruma gelmek
- "Kibrit kullanmaktan bezdiğimiz için bir eski çakmakla gazı yakmaktayız."
-
[-den]
Bezgin duruma gelmek
- SEZMEK
-
-
[-i]
Açık bir kanıt olmaksızın, olmuş veya olacak bir şeyi anlamak
- "Düşüncelerinde en uzak bir şüphenin gölgesini bile sezmek mümkün değildi."
-
Anlamak, fark etmek
- "Onun deli sayılmasının sebeplerini gizlice biz de sezerdik."
-
[-i]
Açık bir kanıt olmaksızın, olmuş veya olacak bir şeyi anlamak
- GEZMEK
-
-
[nesnesiz]
Hava alma, hoş vakit geçirme vb. amaçlarla bir yere gitmek
- "Tek başına buralarda gezdiği hâlde aradığını bulamıyordu."
-
Bir yerde dolaşmak, yürümek
- "Kunduralarını çıkarır, satar, yalın ayak gezerdi."
-
Gitmek, başvurmak
-
Bakınız bulunmak
- "Şapkam burada ne geziyor?"
-
[-i]
Bir yeri görüp incelemek
-
Hasta iyileşip yürümeye başlamak
- "Oğlum iyileşti, yavaş yavaş geziyor."
-
Herhangi bir biçimde gezinmek
- "Bu giysiyle gezemem."
-
[-i]
Bir yerde gezi yapmak; görmek
- "Geçen yaz Batı Anadolu'yu gezdik."
-
[nesnesiz]
Hava alma, hoş vakit geçirme vb. amaçlarla bir yere gitmek
- GEZMEN
-
-
[isim]
Bakınız gezgin
- "Doğrusu tarihçiler, özellikle de İstanbul'a gelen gezmenler, Uludağ'ın İstanbul'dan kolayca görüldüğüne inanmışlardır."
-
[isim]
Bakınız gezgin
- BEZME
-
-
[isim]
Bezmek işi
-
[isim]
Bezmek işi
- EZMEK
-
-
[-i]
Üstüne basarak veya bir şey arasına sıkıştırarak yassılaştırmak, biçimini değiştirmek
- "Ben kendi hesabıma aruzu bir bal mumu gibi ezer, oynar, istediğim şekle sokardım."
-
Ağır bir şey, başka bir şeyin üzerinden geçmek, çiğnemek
-
[nesnesiz]
Sıvı içinde bastırıp karıştırarak eritmek
- "Haydi güzelim, şeker ezelim / Bu sene de bekâr gezelim"
-
[mecaz]
Maddi sıkıntıya sokmak
- "Ağır vergiler halkı eziyordu."
-
[mecaz]
Dayanıklılığını aşacak derecede çalıştırarak yormak
- "Bu yol hayvanı ezdi."
-
[mecaz]
Karşıdakini tamamen yok edecek biçimde yenmek
- "Düşmanı ezmek."
-
[mecaz]
Üzerine baskı yaparak hükmü altında inletmek
- "Yukarıda bulunanlar aşağıdaki halkı eziyorlar, bu zulümdür."
-
[argo]
Bakınız harcamak
- "Paraları bir haftada ezerim."
-
[-i]
Üstüne basarak veya bir şey arasına sıkıştırarak yassılaştırmak, biçimini değiştirmek
- SEZME
-
-
[isim]
Sezmek işi; his
-
[isim]
Sezmek işi; his
- GEZME
-
-
[isim]
Gezmek işi; seyran
-
[isim]
Gezmek işi; seyran
- EZME
-
-
[isim]
Ezmek işi
-
Sebzelerin ezilmesiyle yapılan meze
-
Soğan ve domatesin çok küçük parçalara bölünmesiyle hazırlanan bir meze türü
-
Bitkilerin etli ve yumuşak kısımlarını macun kıvamına getirmek üzere parçalama, katı ve telsel kısımlarını süzerek ayıklama işlemi
-
[isim]
Ezmek işi