İçinde dı olan 9 harfli 119 kelime var. İçerisinde DI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında dı olan kelimeler listesine ya da sonu dı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KIYDIRMAK
-
-
[-e, -i]
Kıyma işini yaptırmak
-
[-e, -i]
Kıyma işini yaptırmak
- KIZDIRMAK
-
-
[-i]
Kızmasına neden olmak, kızmasını sağlamak
-
Bir yeri ısıtmak
-
[mecaz]
Bakınız öfkelendirmek
- "Onları kızdıracak bir kötülük mü yaptın?"
-
[-i]
Kızmasına neden olmak, kızmasını sağlamak
- YARADILIŞ
-
-
[isim]
Bir kimsede doğuştan bulunan vücut ve ruh özelliklerinin tümü; tıynet, cibilliyet
- "Yaradılışı gereği çapraşık olmayan durumları severdi o."
-
Bir şeyin yaratılırken kazanmış olduğu özellikler bakımından durumu; fıtrat, hilkat
- "Yılan kendini korumakta görünüyorsa bu, atlayıp kuşu tutmaya yaradılışının elverişli olmamasından."
-
[isim]
Bir kimsede doğuştan bulunan vücut ve ruh özelliklerinin tümü; tıynet, cibilliyet
- YARDIRMAK
-
-
[-e, -i]
Yarma işini yaptırmak
- "Aradan biraz vakit geçtikten sonra en büyük ilaha şiddetli bir baş ağrısı gelmiş, ağrının şiddetine tahammül edemediğinden Prometheus’ye alnını yardırmış."
-
[mecaz]
Bir işi hızlı ve acele biçimde yapmak
-
[mecaz]
Gönül kıracak biçimde konuşmak
-
[-e, -i]
Yarma işini yaptırmak
- AÇINDIRMA
-
-
[isim]
Açındırmak işi; düzlemleştirme
-
[isim]
Açındırmak işi; düzlemleştirme
- ADIMSAYAR
-
-
[isim]
Yürüme sırasında başlangıç noktasından bitiş noktasına kadar atılan adımı ve mesafeyi ölçen alet veya bilişim uygulaması; pedometre
-
[isim]
Yürüme sırasında başlangıç noktasından bitiş noktasına kadar atılan adımı ve mesafeyi ölçen alet veya bilişim uygulaması; pedometre
- YARDIMSIZ
-
-
[zarf]
Yardım almadan
- "Yeniden görev başındaydı ve bu andan sonra işi yardımsız yürütecekti."
-
[zarf]
Yardım almadan
- ADIMLAMAK
-
-
[-i]
Adımla ölçmek
-
Bir yerde ileri geri gezinmek
- "Otele geldiğimiz zaman, kumandanı ölüler gibi sarı ve soluk, bel kayışı takılmış, hançeri belinde, tören esvabı ile salonu adımlarken bulduk."
-
[-i]
Adımla ölçmek
- CAYDIRICI
-
-
[sıfat]
Kararından, sözünden döndürücü (kimse veya şey)
- "Ceza caydırıcı olmalıdır, çünkü toplumsal yaşantıda sınırlar vardır, o sınırlar aşılırsa bir daha tedavi olunmaz."
-
[sıfat]
Kararından, sözünden döndürücü (kimse veya şey)
- ATANDIRMA
-
-
[isim]
Atandırmak işi
-
[isim]
Atandırmak işi
- TADIVERME
-
-
[isim]
Tadıvermek işi
-
[isim]
Tadıvermek işi
- BAŞYILDIZ
-
-
[isim, gök bilimi]
Çift yıldızlarda kütlesi büyük olan yıldız
-
Sinema, tiyatro veya müzikhol sanatçılarının en önde geleni
-
[isim, gök bilimi]
Çift yıldızlarda kütlesi büyük olan yıldız
- YILDIZSIZ
-
-
[sıfat]
Bulutlu, kapalı, açık olmayan
- "Gecenin geç ve yıldızsız bir saatiydi."
-
[sıfat]
Bulutlu, kapalı, açık olmayan
- BANDIRALI
-
-
[sıfat]
Bandırası olan
- "İtalyan bandıralı gemiler ağızlarına kadar yüklü giderler."
-
[sıfat]
Bandırası olan
- KAZKANADI
-
-
[isim, spor]
Güreşte rakibi arkadan ve yandan sarıp başını koltuk altına alarak elleri koltukları altından geçirerek sırtında veya ensesinde birleştirme biçimindeki oyun
- "Kimi baskın çıkar, kazkanadından çarpar."
-
Meydanın ortasından çekilerek düşmanın orta bölüme girmesi sağlandıktan sonra sağ ve sol kanatların düşmanı çember içine almasıyla yapılan bir savaş taktiği
- "Murat Bey yine kazkanadı denilen Türk oyununu yapıyordu."
-
[isim, spor]
Güreşte rakibi arkadan ve yandan sarıp başını koltuk altına alarak elleri koltukları altından geçirerek sırtında veya ensesinde birleştirme biçimindeki oyun
- YANDIRMAK
-
-
[-i, ağızlardan]
Yanmasına sebep olmak
-
[-i, ağızlardan]
Yanmasına sebep olmak
- ARINDIRMA
-
-
[isim]
Arındırmak işi
-
[isim]
Arındırmak işi
- KARAARDIÇ
-
-
[isim, bitki bilimi]
Güney Avrupa’da yetişen ve meyvesi zehirli olan bir tür ardıç (Juniperus sabina)
-
[isim, bitki bilimi]
Güney Avrupa’da yetişen ve meyvesi zehirli olan bir tür ardıç (Juniperus sabina)
- İNANDIRMA
-
-
[isim]
İnandırmak işi
-
[isim]
İnandırmak işi
- ÇILDIRMAK
-
-
[nesnesiz]
Delirmek, aklını oynatmak
- "Ölümünün üzerinden üç gün geçmemişti ki büyük kızı çıldırdı."
-
[mecaz]
Israrlı bir biçimde istemek, büyük arzu göstermek
- "Eminim, resminizi yapmak için çıldırıyor."
-
[nesnesiz]
Delirmek, aklını oynatmak