Sonunda dı olan 20 kelime var. DI ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde dı olan kelimeler listesine ya da başında dı olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
KARTALKANADI
İMAMBAYILDI
KEDİYALADI, SİNEKKAYDI
KAZKANADI, KUŞKANADI
KARYAĞDI
BAKINDI, ÇAMARDI, KUMANDI
ALINDI, İBRADI, SOYADI
ÇANDI, SINDI
ALDI, CADI, DADI, GIDI, KADI
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KARTALKANADI
-
-
[isim]
Çapraz düğmeli, ipek veya sırma işlemeli bir tür kısa yelek
- "Kısa, kolsuz, ön tarafı iliksiz bir yelek. Omuzlarından dikili kumaş parçaları kartal kanadını tasvir ettiği için kartalkanadı da denir."
-
[isim]
Çapraz düğmeli, ipek veya sırma işlemeli bir tür kısa yelek
- İMAMBAYILDI
-
-
[isim]
Bütün olarak kızartılmış ve ortası yarılmış patlıcanın içine soğan, sarımsak ve domatesli iç konularak yapılan zeytinyağlı yemek
-
[isim]
Bütün olarak kızartılmış ve ortası yarılmış patlıcanın içine soğan, sarımsak ve domatesli iç konularak yapılan zeytinyağlı yemek
- SİNEKKAYDI
-
-
[sıfat]
Özenle yapılmış (sakal tıraşı)
- "O gün herkes sinekkaydı tıraşlıdır, cici elbiselerini giymiştir ve görüşmesini bekler."
-
[sıfat]
Özenle yapılmış (sakal tıraşı)
- KEDİYALADI
-
-
[isim]
Kadife veya tiftikten yapılmış bir ürünün yüzeyine verilen şekil
-
[isim]
Kadife veya tiftikten yapılmış bir ürünün yüzeyine verilen şekil
- KAZKANADI
-
-
[isim, spor]
Güreşte rakibi arkadan ve yandan sarıp başını koltuk altına alarak elleri koltukları altından geçirerek sırtında veya ensesinde birleştirme biçimindeki oyun
- "Kimi baskın çıkar, kazkanadından çarpar."
-
Meydanın ortasından çekilerek düşmanın orta bölüme girmesi sağlandıktan sonra sağ ve sol kanatların düşmanı çember içine almasıyla yapılan bir savaş taktiği
- "Murat Bey yine kazkanadı denilen Türk oyununu yapıyordu."
-
[isim, spor]
Güreşte rakibi arkadan ve yandan sarıp başını koltuk altına alarak elleri koltukları altından geçirerek sırtında veya ensesinde birleştirme biçimindeki oyun
- KUŞKANADI
-
-
[isim, tıp]
Göz akı zarının göz bebeğine doğru bir ok ucu biçiminde ilerlemesi
-
[isim, tıp]
Göz akı zarının göz bebeğine doğru bir ok ucu biçiminde ilerlemesi
- KARYAĞDI
-
-
[isim]
Üstünde beyaz benekler bulunan kumaş
-
[isim]
Üstünde beyaz benekler bulunan kumaş
- KUMANDI
-
-
[isim]
Kuzey Altaylarda yaşayan bir Türk halkı ve bu halkın soyundan olan kimse
-
[isim]
Kuzey Altaylarda yaşayan bir Türk halkı ve bu halkın soyundan olan kimse
- ÇAMARDI
-
-
[isim]
Niğde iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Niğde iline bağlı ilçelerden biri
- BAKINDI
-
-
[ünlem, ağızlardan]
“Bak hele, olacak şey mi?” anlamlarında şaşma bildiren bir söz
-
[ünlem, ağızlardan]
“Bak hele, olacak şey mi?” anlamlarında şaşma bildiren bir söz
- SOYADI
-
-
[isim]
Herkesin ailece anılmasına yarayan öz adından sonraki adı; aile adı, soy ismi
- "Babası evvela soyadını Öz-Cengiz diye kaydettirmişti."
-
[isim]
Herkesin ailece anılmasına yarayan öz adından sonraki adı; aile adı, soy ismi
- İBRADI
-
-
[isim]
Antalya iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Antalya iline bağlı ilçelerden biri
- ALINDI
-
-
[isim]
Para vb. bir şeyin teslim alındığını gösteren belge; makbuz
-
[isim]
Para vb. bir şeyin teslim alındığını gösteren belge; makbuz
- SINDI
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız makas
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız makas
- ÇANDI
-
-
[isim, ağızlardan]
Çivisiz, birbirine geçirilme yöntemine göre kesilmiş hazır kereste
- "Evi, ahırı, samanlığı babadan kalma, çandı yani çivisiz yapılmış keresteler birbirine geçirilerek yapılmış."
-
Tahta kapak veya tavan
-
[isim, ağızlardan]
Çivisiz, birbirine geçirilme yöntemine göre kesilmiş hazır kereste
- DADI
-
Kelime Kökeni: Farsça dādū
-
[isim]
Evlerde çocuğa bakan kimse; daye, taya
- "Çocuk iken arife gecesi validemiz, dadılarımız bizi erken yatmaya mecbur ederlerdi."
-
[isim]
Evlerde çocuğa bakan kimse; daye, taya
- ALDI
-
-
[ağızlardan]
"söylemeye başladı" anlamında kullanılan bir söz
- "Aldı Kerem. Aldı Köroğlu."
-
[ağızlardan]
"söylemeye başladı" anlamında kullanılan bir söz
- GIDI
-
-
[isim]
Bakınız gıdık
-
[isim]
Bakınız gıdık
- CADI
-
Kelime Kökeni: Farsça cādū
-
[isim]
Geceleri dolaşarak insanlara kötülük ettiğine inanılan hortlak
- "Mektupta kötü kalpli cadının, prenses Tamara'yı tuzağa düşürüp hapsetmesi gerektiği, eğer bunu yaparsa bu altınlardan kat kat daha fazlasını vereceği yazıyormuş."
-
[mecaz]
Kötülük yaparak başkalarına zarar veren kadın
- "Uzaktan bakıldığında, asabi ve çirkin bir cadıyı andırıyordu."
-
[eskimiş]
Çok güzel göz
-
[isim]
Geceleri dolaşarak insanlara kötülük ettiğine inanılan hortlak
- KADI
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳāḍį
-
[isim, tarih]
Tanzimat'a kadar her türlü davaya, Tanzimat ile Medeni Kanun arasındaki dönemde ise yalnız evlenme, boşanma, nafaka, miras davalarına bakan mahkemelerin başkanları
-
[isim, tarih]
Tanzimat'a kadar her türlü davaya, Tanzimat ile Medeni Kanun arasındaki dönemde ise yalnız evlenme, boşanma, nafaka, miras davalarına bakan mahkemelerin başkanları