İçinde dı olan 11 harfli 142 kelime var. İçerisinde DI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında dı olan kelimeler listesine ya da sonu dı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BAŞKALDIRIŞ
-
-
[isim]
Başkaldırmak işi
-
[isim]
Başkaldırmak işi
- DAYANDIRMAK
-
-
[-e, -i]
Dayanmasını sağlamak; istinat ettirmek
-
[-e, -i]
Dayanmasını sağlamak; istinat ettirmek
- NAZLANDIRMA
-
-
[isim]
Nazlandırmak işi
- "Ortanca sözcüğünün sevgi, nazlandırma anlamına gelen hafifliğini anlamaz görünmüştü Emine."
-
[isim]
Nazlandırmak işi
- KIVANDIRMAK
-
-
[-i]
Kıvanma işini yaptırmak
-
[-i]
Kıvanma işini yaptırmak
- DIMBIRDATMA
-
-
[isim]
Dımbırdatmak işi
-
[isim]
Dımbırdatmak işi
- KANLANDIRMA
-
-
[isim]
Kanlandırmak işi
-
[isim]
Kanlandırmak işi
- ALDIRABİLME
-
-
[isim]
Aldırabilmek işi
-
[isim]
Aldırabilmek işi
- PASLANDIRMA
-
-
[isim]
Paslandırmak işi; oksidasyon
-
[isim]
Paslandırmak işi; oksidasyon
- DIŞBÜKEYLİK
-
-
[isim]
Dışa doğru çukur, şişkin veya kabarık olma durumu
-
[isim]
Dışa doğru çukur, şişkin veya kabarık olma durumu
- KADINEFENDİ
-
-
[isim, tarih]
Osmanlı Devleti’nde XVIII. yüzyılın başlarından itibaren padişahların doğum yapan eşlerine verilen ünvan
-
[isim, tarih]
Osmanlı Devleti’nde XVIII. yüzyılın başlarından itibaren padişahların doğum yapan eşlerine verilen ünvan
- USLANDIRMAK
-
-
[-i]
Uslanma işini yaptırmak
- "Ama hayat değiştirir işte evladım, olgunlaştırır, uslandırır."
-
[-i]
Uslanma işini yaptırmak
- SIVINDIRMAK
-
-
[-i, fizik]
Bir gazın veya buharın sıcaklık derecesini düşürmek, basıncını artırmak yoluyla onu sıvı durumuna getirmek
-
[-i, fizik]
Bir gazın veya buharın sıcaklık derecesini düşürmek, basıncını artırmak yoluyla onu sıvı durumuna getirmek
- AYDINLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Aydınlık olmak; ağarmak, ışımak
- "Sorgu odasından çıktığımda karanlık holün gün ışığıyla aydınlanmış olduğunu görüyorum."
-
[mecaz]
Açıklığa kavuşmak
-
[mecaz]
Bir sorun üzerine gereği kadar bilgi edinmek; tenevvür etmek
- "Vatandaşın bunu bilmesi, aydınlanıp belli bir konuda bir senteze varabilmesi açısından yarar sağlayabilir."
-
[nesnesiz]
Aydınlık olmak; ağarmak, ışımak
- AYDINLATICI
-
-
[sıfat]
Aydınlatma işini yapan
-
Bakınız cilt parlatıcı
-
[sıfat]
Aydınlatma işini yapan
- KIVRANDIRMA
-
-
[isim]
Kıvrandırmak işi
-
[isim]
Kıvrandırmak işi
- NOTLANDIRMA
-
-
[isim]
Notlandırmak işi
-
[isim]
Notlandırmak işi
- TAVLANDIRMA
-
-
[isim]
Tavlandırmak işi
-
[isim]
Tavlandırmak işi
- ŞAHLANDIRIŞ
-
-
[isim]
Şahlandırmak işi
- "Ne zaman düşmandan, savaş ve cihattan söz açılsa onun Maraş’ı şahlandırışı dile getirilirdi."
-
[isim]
Şahlandırmak işi
- ŞAHLANDIRMA
-
-
[isim]
Şahlandırmak işi
-
[isim]
Şahlandırmak işi
- YADIRGANMAK
-
-
[nesnesiz]
Yadırgama işi yapılmak
- "Bu partiyi kurmak isteyişi ilkin yadırganmıştır."
-
[nesnesiz]
Yadırgama işi yapılmak