İçinde dı olan 10 harfli 137 kelime var. İçerisinde DI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında dı olan kelimeler listesine ya da sonu dı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- PAŞAÇADIRI
-
-
[isim, bitki bilimi]
Begonyagillerden, kalp biçimindeki yapraklarının altı kırmızımtırak, üstü koyu yeşil, gövdesi sürünücü ve etli bir süs bitkisi (Begonia feasti)
-
[isim, bitki bilimi]
Begonyagillerden, kalp biçimindeki yapraklarının altı kırmızımtırak, üstü koyu yeşil, gövdesi sürünücü ve etli bir süs bitkisi (Begonia feasti)
- ABANDIRMAK
-
-
[-e, -i]
Bir kimsenin veya bir şeyin bir yere veya bir kimseye yaslanmasını sağlamak
- "Tuna’yı andırırcasına genişleyerek uzaktan baca dumanlarının buğuları altında hülyalı bir tablo gibi görünen büyükçe bir şehri kıyısına abandırmış güzelim Ren."
-
Bir hayvanı yere çöktürmek
-
[-e, -i]
Bir kimsenin veya bir şeyin bir yere veya bir kimseye yaslanmasını sağlamak
- KALDIRIMLI
-
-
[sıfat]
Kaldırımı olan
- "Kaldırımlı bahçenin sol yanında, yalnız bir oda ile bir de ayakyolu vardır."
-
[sıfat]
Kaldırımı olan
- AÇINDIRMAK
-
-
[-i]
Açınmasını sağlamak
-
[matematik]
Bir cismin yüzeyini açarak bir düzlem üzerine yaymak; düzlemleştirmek
- "Konileri açındırırız ama küreyi açındıramayız."
-
[sinema, televizyon]
Alıcıda kullanılan boş film üzerindeki gizli görüntüyü görülebilir biçime sokmak amacıyla filmi kimyasal işlemden geçirmek
-
[-i]
Açınmasını sağlamak
- USANDIRMAK
-
-
[-i]
Usanmasına yol açmak
- "Her gün birbirine benzeyen ölçülü, kavgasız yaşayış, bilmeyerek ikisini de usandırdı."
-
[-i]
Usanmasına yol açmak
- YALDIZLAMA
-
-
[isim]
Yaldızlamak işi
-
Ciltlenmiş kitapların kapak veya kenarlarını altın suyuyla süsleme; tezhip
-
[isim]
Yaldızlamak işi
- BAHADIRLIK
-
-
[isim]
Bahadır olma durumu; baturluk
- "Alp'ın ilk bahadırlığını işiten yurttaşlar etrafına toplandılar."
-
[isim]
Bahadır olma durumu; baturluk
- HIDIRELLEZ
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫiḍr + ilyās
-
[isim]
Hızır ve İlyas peygamberlerin her yıl buluştuklarına inanılan 6 Mayıs günü
-
Her yılın 6 Mayıs gününde kutlanan geleneksel bayram
- "Bu yalılarda da Hıdırellez'i belirtir hiçbir olağanüstülük görülmüyordu."
-
[isim]
Hızır ve İlyas peygamberlerin her yıl buluştuklarına inanılan 6 Mayıs günü
- DAYANDIRMA
-
-
[isim]
Dayandırmak işi
-
[isim]
Dayandırmak işi
- ADIYAMANLI
-
-
[isim]
Adıyaman ilinden olan kimse
-
[isim]
Adıyaman ilinden olan kimse
- UYANDIRMAK
-
-
[-i]
Uyanmasına yol açmak; kaldırmak
- "Sanki yüzyıllık bir uykudan uyanan bekçi, yerinden doğrulup çevresine bakınca kendisini uyandıran kişiyi göremedi."
-
[ruh bilimi]
Anıları zihinde yeniden canlandırmak
- "İçinden gene de mutlaka diyordu, mektup onda eski anılarını uyandırdı."
-
Çıra, lamba, soba vb. ışık veren şeyleri yakmak, tutuşturmak
- "Köşede kuru odun var, uyandır ocağı."
-
Üstü küllenmiş ateşi yeniden canlandırmak
-
Herhangi bir sebeple dernekteki üyeliğin dondurulmasından vazgeçerek çalışmalara katılmasına izin vermek
-
[mecaz]
Aklını başına toplamasını sağlamak, gözünü açmak
-
[mecaz]
Ortaya çıkarmak, kendini göstermesine sebep olmak
- "Bugün ilk defa hayalinde, beyninde merak ve ilgi uyandırdı."
-
[-i]
Uyanmasına yol açmak; kaldırmak
- KADINCAĞIZ
-
-
[isim]
Kendisine şefkat ve acıma duyulan kadın
- "Mazlum ve mütevekkil, kadıncağız çıkıp gitti."
-
[isim]
Kendisine şefkat ve acıma duyulan kadın
- YILDIRIMLI
-
-
[sıfat]
Yıldırım oluşan, yıldırım düşen (hava)
- "Üzerimize çöken şimşekli, yıldırımlı havanın bana verdiği helecanı yeniden duyuyorum."
-
[sıfat]
Yıldırım oluşan, yıldırım düşen (hava)
- ACINDIRMAK
-
-
[-e, -i]
Birinin acımasına yol açmak, birini merhamete getirmek
- "Maksadı beni kendisine acındırıp tekrar benimle barışmaktı."
-
[-e, -i]
Birinin acımasına yol açmak, birini merhamete getirmek
- ÇALDIRILMA
-
-
[isim]
Çaldırılmak işi
-
[isim]
Çaldırılmak işi
- SİNEKKAYDI
-
-
[sıfat]
Özenle yapılmış (sakal tıraşı)
- "O gün herkes sinekkaydı tıraşlıdır, cici elbiselerini giymiştir ve görüşmesini bekler."
-
[sıfat]
Özenle yapılmış (sakal tıraşı)
- KIZDIRILMA
-
-
[isim]
Kızdırılmak işi
-
[isim]
Kızdırılmak işi
- TADIVERMEK
-
-
[-i, -den]
Çabucak tatmak
- "Olmayacak bir işin peşinden koşmaktansa hayatın lezzetini ele geçtiği yerde hemen tadıvermek şüphesiz ki daha makuldü."
-
[-i, -den]
Çabucak tatmak
- IKINDIRMAK
-
-
[-i]
Ikınmasına yol açmak
-
[-i]
Ikınmasına yol açmak
- KANDIRILMA
-
-
[isim]
Kandırılmak işi
-
[isim]
Kandırılmak işi