İçinde dı olan 10 harfli 137 kelime var. İçerisinde DI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında dı olan kelimeler listesine ya da sonu dı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

PAŞAÇADIRI

  1. [isim, bitki bilimi] Begonyagillerden, kalp biçimindeki yapraklarının altı kırmızımtırak, üstü koyu yeşil, gövdesi sürünücü ve etli bir süs bitkisi (Begonia feasti)
ABANDIRMAK

  1. [-e, -i] Bir kimsenin veya bir şeyin bir yere veya bir kimseye yaslanmasını sağlamak
    • "Tuna’yı andırırcasına genişleyerek uzaktan baca dumanlarının buğuları altında hülyalı bir tablo gibi görünen büyükçe bir şehri kıyısına abandırmış güzelim Ren." (İsmail Habib Sevük)
  2. Bir hayvanı yere çöktürmek
KALDIRIMLI

  1. [sıfat] Kaldırımı olan
    • "Kaldırımlı bahçenin sol yanında, yalnız bir oda ile bir de ayakyolu vardır." (Memduh Şevket Esendal)
AÇINDIRMAK

  1. [-i] Açınmasını sağlamak
  2. [matematik] Bir cismin yüzeyini açarak bir düzlem üzerine yaymak; düzlemleştirmek
    • "Konileri açındırırız ama küreyi açındıramayız."
  3. [sinema, televizyon] Alıcıda kullanılan boş film üzerindeki gizli görüntüyü görülebilir biçime sokmak amacıyla filmi kimyasal işlemden geçirmek
USANDIRMAK

  1. [-i] Usanmasına yol açmak
    • "Her gün birbirine benzeyen ölçülü, kavgasız yaşayış, bilmeyerek ikisini de usandırdı." (Memduh Şevket Esendal)
YALDIZLAMA

  1. [isim] Yaldızlamak işi
  2. Ciltlenmiş kitapların kapak veya kenarlarını altın suyuyla süsleme; tezhip
BAHADIRLIK

  1. [isim] Bahadır olma durumu; baturluk
    • "Alp'ın ilk bahadırlığını işiten yurttaşlar etrafına toplandılar." (Ahmet Hikmet Müftüoğlu)
HIDIRELLEZ

Kelime Kökeni: Arapça ḫiḍr + ilyās

  1. [isim] Hızır ve İlyas peygamberlerin her yıl buluştuklarına inanılan 6 Mayıs günü
  2. Her yılın 6 Mayıs gününde kutlanan geleneksel bayram
    • "Bu yalılarda da Hıdırellez'i belirtir hiçbir olağanüstülük görülmüyordu." (Salâh Birsel)
DAYANDIRMA

  1. [isim] Dayandırmak işi
ADIYAMANLI

  1. [isim] Adıyaman ilinden olan kimse
UYANDIRMAK

  1. [-i] Uyanmasına yol açmak; kaldırmak
    • "Sanki yüzyıllık bir uykudan uyanan bekçi, yerinden doğrulup çevresine bakınca kendisini uyandıran kişiyi göremedi." (İhsan Oktay Anar)
  2. [ruh bilimi] Anıları zihinde yeniden canlandırmak
    • "İçinden gene de mutlaka diyordu, mektup onda eski anılarını uyandırdı." (Demirtaş Ceyhun)
  3. Çıra, lamba, soba vb. ışık veren şeyleri yakmak, tutuşturmak
    • "Köşede kuru odun var, uyandır ocağı." (Aka Gündüz)
  4. Üstü küllenmiş ateşi yeniden canlandırmak
  5. Herhangi bir sebeple dernekteki üyeliğin dondurulmasından vazgeçerek çalışmalara katılmasına izin vermek
  6. [mecaz] Aklını başına toplamasını sağlamak, gözünü açmak
  7. [mecaz] Ortaya çıkarmak, kendini göstermesine sebep olmak
    • "Bugün ilk defa hayalinde, beyninde merak ve ilgi uyandırdı." (Halide Edip Adıvar)
KADINCAĞIZ

  1. [isim] Kendisine şefkat ve acıma duyulan kadın
    • "Mazlum ve mütevekkil, kadıncağız çıkıp gitti." (Necip Fazıl Kısakürek)
YILDIRIMLI

  1. [sıfat] Yıldırım oluşan, yıldırım düşen (hava)
    • "Üzerimize çöken şimşekli, yıldırımlı havanın bana verdiği helecanı yeniden duyuyorum." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
ACINDIRMAK

  1. [-e, -i] Birinin acımasına yol açmak, birini merhamete getirmek
    • "Maksadı beni kendisine acındırıp tekrar benimle barışmaktı." (Osman Cemal Kaygılı)
ÇALDIRILMA

  1. [isim] Çaldırılmak işi
SİNEKKAYDI

  1. [sıfat] Özenle yapılmış (sakal tıraşı)
    • "O gün herkes sinekkaydı tıraşlıdır, cici elbiselerini giymiştir ve görüşmesini bekler." (Necip Fazıl Kısakürek)
KIZDIRILMA

  1. [isim] Kızdırılmak işi
TADIVERMEK

  1. [-i, -den] Çabucak tatmak
    • "Olmayacak bir işin peşinden koşmaktansa hayatın lezzetini ele geçtiği yerde hemen tadıvermek şüphesiz ki daha makuldü." (Ercüment Ekrem Talu)
IKINDIRMAK

  1. [-i] Ikınmasına yol açmak
KANDIRILMA

  1. [isim] Kandırılmak işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü