İçinde cık olan 9 harfli 22 kelime var. İçerisinde CIK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında cık olan kelimeler listesine ya da sonu cık ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KALKANCIK
-
-
[isim, biyoloji]
Tohum içerisinde oğulcuğu besi dokuya bağlayan, onu besin deposundan ayıran ve besin maddelerini emerek oğulcuğa veren zar gibi ince ve kalkan şeklinde bir parça
-
[isim, biyoloji]
Tohum içerisinde oğulcuğu besi dokuya bağlayan, onu besin deposundan ayıran ve besin maddelerini emerek oğulcuğa veren zar gibi ince ve kalkan şeklinde bir parça
- HARMANCIK
-
-
[isim]
Bursa iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Bursa iline bağlı ilçelerden biri
- GICIKLAMA
-
-
[isim]
Gıcıklamak işi
-
[isim]
Gıcıklamak işi
- PUSULACIK
-
-
[isim]
Üstüne hatırlanması gereken notlar yazılan, kendinden yapışkanı olan küçük kâğıt
-
[isim]
Üstüne hatırlanması gereken notlar yazılan, kendinden yapışkanı olan küçük kâğıt
- HAYVANCIK
-
-
[isim]
Ancak mikroskopla görülebilen çok küçük hayvan
-
Bakınız hayvancağız
- "Isırması ve tırmalaması bol olan hayvancık, yalnız insanlara karşı değil, kendi cinslerine karşı da merhametsiz ve sertti."
-
[isim]
Ancak mikroskopla görülebilen çok küçük hayvan
- ACIKILMAK
-
-
[nesnesiz]
Acıkma işine konu olmak
- "Bu saatte acıkılır mı?"
-
[nesnesiz]
Acıkma işine konu olmak
- VICIKLAMA
-
-
[isim]
Vıcıklamak işi
-
[isim]
Vıcıklamak işi
- USULLACIK
-
-
[zarf]
Bakınız usulcacık
- "Yağmurlu günlerde eve yani saçağın altına gece yarısından sonra ortalıktan el ayak çekilince gelir, usullacık yataklarımıza girerdik."
-
[zarf]
Bakınız usulcacık
- ACIKLILIK
-
-
[isim]
Acıklı olma durumu
-
[isim]
Acıklı olma durumu
- KIBRISCIK
-
-
Bakınız Kıbrısçık
-
Bakınız Kıbrısçık
- KANCIKLIK
-
-
[isim]
Kancık olma durumu
-
[mecaz]
Kancıkça davranış
- "Kahramanlıkları bir kaba ihtiras, yiğitlikleri bir kancıklık olabilirdi."
-
[isim]
Kancık olma durumu
- BURACIKTA
-
-
[zarf]
Çok yakın bir yerde
- "Ben şimdi buracıkta tarağımı düşürmüşüm, gördünüz mü?"
-
[zarf]
Çok yakın bir yerde
- ACIKTIRMA
-
-
[isim]
Acıktırmak işi
-
[isim]
Acıktırmak işi
- ÇABUCACIK
-
-
[zarf]
Bakınız çabucak
- "Nezlenin bu pis kurnazlığına çabucacık kanıveririz."
-
[zarf]
Bakınız çabucak
- BAĞCIKSIZ
-
-
[sıfat]
Bağı olmayan, bağsız
- "Bağcıksız ayakkabılarla yürümenin bu kadar uygunsuz olduğunu yeni anlıyor gibiydim."
-
[sıfat]
Bağı olmayan, bağsız
- YILDIZCIK
-
-
[isim]
Küçük yıldız
- "İstiyorum ki binlerce yıldızcık parlasın, göz alıcı bir fiziki hadise vuku bulsun!"
-
[isim]
Küçük yıldız
- ŞURACIKTA
-
-
[zarf]
Yakın ve belirli bir yerde
- "Hemen, şimdi, şuracıkta, gece yarısı bizi evlendireceksin!"
-
[zarf]
Yakın ve belirli bir yerde
- USULCACIK
-
-
[zarf]
Bakınız usul (III)
- "Bir ara, yemek için sofaya giderken şaşı kıza usulcacık fısıldadı."
-
Belli etmeden; usullacık, yavaşçacık
- "Başını usulcacık kaldırmak istedi."
-
[zarf]
Bakınız usul (III)
- YUMUŞACIK
-
-
[sıfat]
Hoşa giden, istenilen yumuşaklıkta olan, çok yumuşak olan
- "Huyu da ipeksi saçları gibi yumuşacıktı."
-
[sıfat]
Hoşa giden, istenilen yumuşaklıkta olan, çok yumuşak olan
- MEYDANCIK
-
-
[isim]
Küçük meydan
- "Tıpkı Kafkasya’daki gibi burada da köyün altındaki meydancıkta kemençeye benzer bir aletin sesine uyarak etekleri savrula savrula hançer, kılıç oyunları oynuyorlardı."
-
[isim]
Küçük meydan