İçinde ceza olan 17 kelime var. İçerisinde CEZA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ceza olan kelimeler listesine ya da sonu ceza ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

15 Harfli Kelimeler

CEZALANDIRILMAK

14 Harfli Kelimeler

CEZALANDIRILIŞ, CEZALANDIRILMA

13 Harfli Kelimeler

CEZALANDIRMAK

12 Harfli Kelimeler

CEZALANDIRIŞ, CEZALANDIRMA

10 Harfli Kelimeler

CEZALANMAK, CEZASIZLIK

9 Harfli Kelimeler

CEZALANMA, CEZASIZCA, CEZAYİRLİ

7 Harfli Kelimeler

CEZAEVİ, CEZASIZ, CEZAYİR

6 Harfli Kelimeler

CEZALI

5 Harfli Kelimeler

CEZAİ

4 Harfli Kelimeler

CEZA

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ceza Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A C E Z

4 Harfli Kelimeler

CEZA, ECZA

3 Harfli Kelimeler

ACE, CAZ, EZA

2 Harfli Kelimeler

AZ, CE, ZE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

CEZALANDIRILMAK

  1. [nesnesiz] Cezaya çarptırılmak
    • "Hatalar bağışlanacak, kasıtlar şiddetle ve derhâl cezalandırılacaktır." (Tarık Buğra)
CEZALANDIRILIŞ

  1. [isim] Cezalandırılmak işi
    • "Buna karşılık cehennemde azap gören insanların suçları ve cezalandırılış şekilleri de teferruatlı olarak tasvir edilmiştir." (Metin Akar)
CEZALANDIRILMA

  1. [isim] Cezalandırılmak işi
CEZALANDIRMAK

  1. [-i] Bir kimseye veya varlığa ceza vermek; tecziye etmek
    • "Meğer bizim Abdullah ve kardeşi et çalan bir kediyi cezalandırmak istemişler." (Falih Rıfkı Atay)
CEZALANDIRMA

  1. [isim] Cezalandırmak işi; tecziye
CEZALANDIRIŞ

  1. [isim] Cezalandırmak işi
    • "Belki de önceki hayatımda çok büyük bir günah işlemiştim ve bu da Tanrı'nın beni cezalandırış şekliydi." (Beyza Aksoy)
CEZALANMAK

  1. [nesnesiz] Cezaya çarpılmak
    • "Yanlış ve mantıksız hareketim bu surette cezalanmalı!" (Aka Gündüz)
CEZASIZLIK

  1. [isim] Cezasız olma durumu
    • "Böylece bir şahsi cezasızlık sebebi öngörülmüştür." (Hakan Hakeri)
CEZASIZCA

  1. [zarf] Cezasız bir biçimde
CEZAYİRLİ

  1. [isim] Cezayir’de yaşayan halk veya bu halkın soyundan olan kimse
CEZALANMA

  1. [isim] Cezalanmak işi
CEZAYİR

  1. [isim] Kuzey Afrika'da, Akdeniz kıyısında, Afrika'nın yüz ölçümü en büyük ülkesi
  2. [isim] Cezayir'in başkenti
CEZASIZ

  1. [sıfat] Cezaya çarptırılmamış, cezalandırılmamış
  2. Cezası olmayan
    • "Ödülsüz, cezasız disiplin adı altında çocuğa ceza sözcüğünün kullanılmaması son dönemde çok konuşuluyor." (Gülüş Türkmen)
  3. [zarf] Cezaya çarptırılmadan, ceza ödemeden
    • "Vali yapılan muamelenin cezasız bırakılmayacağını ve kavasın tahliye edilemeyeceğini söyledi." (Mustafa Kâmil Dursun)
CEZAEVİ

  1. [isim] Hükümlülerin cezalarını çekmeleri için tutuldukları yapı; delik, demir parmaklık, dipdam, içeri, hapishane, kafes, mahpus, mahpushane, mapus, mehterhane, dam (I), kodes, mahbes, tekke
    • "Cezaevinden çıkan bir öğrencimi görmüştüm eskiden." (Nezihe Meriç)
CEZALI

  1. [sıfat] Cezalandırılmış (kimse)
    • "Bundan sonra cezalı çocuk arzu ettiği arkadaşının yanına giderek onun aynası olur." (Ruhi Sel)
CEZAİ

Kelime Kökeni: Arapça cezāʾī

  1. [sıfat] Ceza ile ilgili, cezaya ilişkin, cezaya dayanan
    • "Bu cezai salahiyet hangi kanunla tespit edilmiştir, bilmiyorum." (Nâzım Hikmet)
CEZA

Kelime Kökeni: Arapça cezāʾ

  1. [isim] Uygunsuz davranışlarda bulunanlara uygulanan üzüntü, sıkıntı, acı verici işlem veya yaptırım; ukubet
    • "Çünkü torunları bir ağızdan, ‘Ne demek, kadın mademki bizimle her hakta eşit, ceza da eşit olmalı’ diye homurdanıyor." (Halide Edip Adıvar)
  2. [hukuk] Suç işleyen bir kimsenin yaşantısına, özgürlüğüne, mallarına, onuruna karşı yasaların öngördüğü yaptırım; ukubet
    • "Cezasını tamamlayana kadar tek kişilik bir koğuşta kalmış." (Ahmet Ümit)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü